Kastamonu Şeker Fabrikasında hasadını yaptıkları pancarları fabrikaya teslim etmek için oluşan uzun kuyrukta, sıraya girmek isteyen pancar yüklü traktör, rampada kalması sonucu devrildi.
Kastamonu’da Şeker Fabrikasında tarlada hasadını yaptıkları pancarları teslim etmek isteyen üreticiler, uzun kuyruklar oluşturdu. Kastamonu Şeker Fabrikası önünde oluşan uzun kuyruk, kilometrelerce uzaması sonrası kazaları da beraberinde getirdi. Tarlasından yüklediği pancarı fabrikaya boşaltmaya getiren bir üretici, fabrika önünde oluşan uzun kuyrukta sıraya girmek istedi. Sıraya girmeye çalıştığı sırada rampada kalan pancar yüklü traktör, dengesini kaybederek devrildi. Kazada traktörde yüklü olan pancarlar yola saçıldı. İş makinesi ve diğer üreticilerin yardımlarıyla yola saçılan pancarlar toplanarak başka bir araca nakil edildi. Kazada sürücü yara almazken, devrilen traktör ise bulunduğu yerden kaldırıldı.
Pancar üreticileri, Kastamonu Şeker Fabrikası önünde oluşan uzun kuyruk sebebiyle tepkilerini dile getirerek, mağdur olduklarını ve yük boşaltmada üç güne yakın fabrika önünde beklediklerini kaydetti.


Şeker fabrikasında kuyruk sırasına girmek isteyen pancar yüklü traktör devrildi
Oyuncu Necmi Yapıcı: “Herkes oyuncu oluyor ama komedyen olamıyor, dram komediden daha kolay”
SAMSUN (İHA) – Samsun’da oyunculuk dersleri veren ünlü oyuncu Necmi Yapıcı, herkesin oyuncu olabildiğini ancak herkesin komedyen olamadığına dikkat çekerek, dram oynamanın komediden daha kolay olduğunu söyledi.
Seksenler, Ayrılsak da Beraberiz, Kahpe Bizans gibi birçok kült yapımda yer alan ünlü oyuncu Necmi Yapıcı, hafta sonları Samsun’a gelerek çocuklara ve yetişkinlere oyunculuk dersleri veriyor. Samsun Gençlik Platformu’nun organizasyonunda konuşan Necmi Yapıcı, hem komedi üzerine hem de sektör hakkında kendisine yöneltilen sorulara cevap verdi.
“Herkes oyuncu oluyor ama herkes komedyen olamıyor”
Komedinin dram ya da diğer türlerden daha zor olduğunun altını çizen Necmi Yapıcı, “Kendi oynadığım oyunları da yazıyorum. Ayrılsak da Beraberiz dizisinin 25 bölümünü ben yazdım. Senaristlik de yapıyorum. Genelde komedi yazıyorum. Komedi yazmak için halkı iyi tanımak gerekiyor. Yazılan şeye hâkim değilsen komedi de iyi yazılmıyor. İnsan bilmediği bir şeyi yazamaz. Ben, herkesin ortalama aynı tepkiyi verdiği komediler yapmak istiyorum. Komedi biraz da zekâ işidir. Zekâ seviyesine göre herkese her espri komik gelmez. O yüzden bunun ortalamasını bulabilmek ve tüm salonu aynı anda aynı espriye güldürmek bir maharet işi. Herkes oyuncu oluyor ama komedyen olamıyor. Bu da çalışarak, üstüne kafa yorarak başarılabiliyor. Komedi oynamaktan çok zevk alıyorum, kendimi rahat hissediyorum. Ayrıca ülkemizde komedi ile başlayınca devamında da komedi geliyor. Onu kırmak istesen de sistem biraz onu engelliyor. Komedide herkes aynı şeye ağlıyor ama aynı şeye gülmüyor. O yüzden de herkesin güleceği bir espri yapmak gerçekten zor. Algılama ve zekâ seviyesi farklı olduğundan zor. Dram o nedenle daha kolay. Herkes aynı duyguya ağlayabiliyor ama gülemiyor” dedi.
“Halka değer veriyorum çünkü bizim değerimizi onlar belirliyorlar”
Sosyal medyanın oyuncular üzerindeki etkisi hakkında konuşan Yapıcı, “Sosyal medyada da samimi ilişkilerime devam ediyorum. Mesajlara geri dönmeye çalışıyorum. İnsanlarla iletişimde kalmayı seviyorum. İstanbul’da Marmaray’a binerim, metroya binerim, halkın içinde yaşamayı da seviyorum. Onların ilgisinden hiçbir zaman rahatsız olmuyorum. Halka değer veriyorum çünkü bizim değerimizi onlar belirliyorlar. Halk, bizim velinimetimizdir. O yüzden saygılı olmak lazım. Yaklaşmayı bilmeyen insanlar da var, rahatsız edici derecede. Onlara da gereken tepkiyi nazik bir şekilde gösteriyorum. Çünkü iletişim biraz beceri işi. Onlar beni tanıyor ama ben onları hayatımda ilk defa görüyorum. Birden samimiyet ile laubaliliği karıştıran izleyiciler olabiliyor. Onlara da nazik cevap vermeye çalışıyorum. Bu da işimizin gereği. Bundan rahatsız olmamak gerekiyor” diye konuştu.

