Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Nisan, 2018 12:51 tarihinde yayınlandı
0

Şehit Nazif Topsakal Şehit Köşesi açıldı

1994 yılında Şırnak’ta şehit olan Özel Harekât Polisi Nazif Topsakal için şehidimizin adının verildiği Şehit Nazif Topsakal İlkokulunda Şehit Köşesi yapıldı.

Şehidimizin doğum günü olan 20 Nisan’da açılışı yapılan Şehit Köşesinin açılış törenine; Vali Kemal Çeber, Garnizon Komutanı Per. Albay Tekin Nemlioğlu, İl Jandarma Komutanı J. Albay Cihan Ulukaya, Özel Harekât Başkanlığı Eğitim Şube Müdürü Kasım Biner, kurum müdürleri, İl Emniyet Müdürlüğü Şube Müdürleri, Özel Harekât Polisleri, emniyet personeli, Şehit Polis Memurunun ailesi, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması ile başlayan törende konuşan Vali Çeber, “Şehit Köşesinin yapılmasını kim düşündüyse, kim emek sarf ettiyse Allah hepsinden razı olsun. Çok güzel bir faaliyet, hizmet yapıyorsunuz. Bu sabah iki tane okul gezdim bir tanesinin adı Şehit Ercan Hırçın, onun da şehit köşesi vardı Fatiha’mızı okuduk, iki hafta önce El-Bab Şehidimiz Umut Aytekin için mezun olduğu okulda onun adına bir çeşme açılışı yaptık. Sizlerin büyüklerinizden, televizyonlardan duyduğunuz şehitler ölmez lafı işte sizin bugün yaptığınız bu faaliyet o şehitler ölmez lafının somutlaşmış halidir. 1994 yılında şehit olmuş Nazif abiniz, o bizim kalbimizde yaşıyor ama bizim gibi yaşasaydı 53 yaşında olacaktı ama 1994 yılında 29 yaşında şehit olmuş. Aradan 24 yıl geçmiş, o zaman şehit olan birçok insan var ama onları hatırlayan ailelerden başka çok az insan var. Ama biz bugün hepimiz birden Nazif abiniz için toplandık. İşte şehitler ölmez lafının karşılığıdır sevgili öğrenciler. Zaman olsaydı hepinize şehit nedir? Şehitler neden ölmez? Bunları tek tek sormak isterdim, hepinize benim verdiğim ödev olsun. Son zamanlarda gittiğim her okulda sorarım “ne olmak istiyorsunuz” diye. Her sınıfta öğrencilerimizin en az %25-30’u asker, polis olmak hatta Özel Harekât Polisi, Bomba İmha Uzmanı, Bordo Bereli olmak istiyorum diyor. Bu demektir ki bizim genlerimizde vatan sevgisi var. Bizim binlerce yıllık Türklük tarihimizde her zaman çok düşmanımız olmuş, her zaman da çok şehitler vermişizdir. Buda Allah’ın insanlara yazdığı kader gibi toplum olarak, millet olarak bizlere yazdığı kaderdir. Çünkü biz birçok şeyin bayraktarlığını yapan bir milletiz, biz çok önemli değerlerin bayraktarlığını yapıyoruz, biz her zaman mazlumların yanında olan bir milletiz, mazlumlar ve dinimiz için mücadele ediyoruz. Bizim ülkemiz coğrafi konum olarak çok hassa bir yerde ve Allah bizim milletimize çok özel görevler yüklemiş. Bunun için bizim düşmanımız, bizi sevmeyenler gücümüzü bildikleri için fazla oluyor. Bizde mücadeleler verirken şehitler veriyoruz. Allah o şehitlerimizin hepsine rahmet eylesin. Sizin şehitlerimize sahip çıkmanız, onlara şehit köşeleri yapmanız hepsi birer semboldür, ama semboller çok önemlidir aslını yaşatır. Ben sizlerden son olarak rica ediyorum lütfen gelip geçerken, her gördüğünüzde hem burada hem de başka yerde şehitlerimize mutlaka dua edin Fatiha okuyun. Onun dışında da aklınızın bir köşesinde bu abim ne için canını verdi diye bunu hep kendinize sorun. Ondan sonra da vatana hizmet etmek için sadece şehit olmak şart değildir vatanına, devletine ve milletine hayırlı birer insan olmakta bir tür vatan hizmetidir. Bunun için derslerinize iyi çalışmanızı, vatanınız için her zaman iyi insanlar olmak için elinizden gelenleri yapmanızı temenni ediyorum. Ben aynı zamanda mesai arkadaşımız olan Nazif abinizin-amcanızın eşi Huriye Hanıma ve buradaki tüm yakınlarına bir kez daha başsağlığı diliyorum. Sizlere de Nazif abinizin ismini en iyi şekilde yaşatacak gençler, okuldaşları olmanızı diliyorum. Allahtan tüm şehitlerimiz için tekrar tekrar rahmet diliyorum” dedi.

Konuşmaların ardından Şehit Nazif Topsakal için hazırlanan Şehit Köşesinin açılışı dua ile yapıldı. Şehit Köşesinin açılışının ardından okulda sınıfları ziyaret eden Vali Çeber, bir süre sohbet ettiği öğrencilere eğitim hayatlarında başarılar diledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin