Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
12 Nisan, 2019 14:06 tarihinde yayınlandı
0

SEÇİM BİTTİ ATEŞ SÖNMEDİ

Soğan ve Patates fiyatlarının ateşi düşmedi. Seçim sonrası indirim bekleyen vatandaşlar hayal kırıklığı yaşarken, artık gram yerine tane ile alış veriş dönemi başladı

Vatandaş artık alırken bin düşünüyor bir alıyor. 2018 yılı Ağustos ayından bu yana fiyatlar tavan yaparken, seçim sonrası rahatlaması beklenen piyasa daha da daraldı.  Esnaf zor günler geçirirken, çoğu esnaf siftah yapmadan kepenk indiriyor.

Sürekli kredi ve borçlanma ile çarkını döndürmeye başlayan esnaf ve vatandaş bir umut piyasaların düzelmesini bekliyor.  Dün Cuma Pazarında soğan 7 liradan patates ise 6 liradan satılırken, vatandaşların eskiden olduğu gibi kiloyla değil tane ile aldıkları gözlendi.

Başlıksız 2 kopya 8

Gazetemize konuşan vatandaşlar, “Hiç bir şeyin yanına yanaşılmıyor. Ne alacağımızı, ne yiyeceğimizi şaşırdık. Fakirin aşı olan soğan patates ve diğer sebzeler nerdeyse dolarla yarışıyor. Biran önce bu artışların önüne geçilmezse vatandaşların işi zor. Toplumun  tüm kesimleri borç batağında.  Şimdiye kadar insanlar kredi kartları dönüyordu artık onu da yapamıyor kartlar patladı. Allahım sonumuzu hayır eyleye” diyerek görüş aktardılar.

Pazarcı esnafları da  eskiye oranlara düşüş olduğunu belirterek şunları söylediler:

“Sadece vatandaşı değil bizde bu fiyatlar altında eziliyoruz. Yaşanan ekonomik sıkıntı toplumun her kesimini etkiledi. Vatandaş artık tane ile alıyor. Temkinli alışveriş yapıyor. Her şeyden önce insanların yüzü gülmüyor. Maddi sıkıntı insanları çok olumsuz etkiledi. Temennimiz yaz ayları ile birlikte fiyatlardaki ateşin sönmesi”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin