Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Ağustos, 2014 15:35 tarihinde yayınlandı
0

Saylar’dan Seçim Değerlendirmesi

AK Parti İl Başkanı Timurçin Saylar, Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini değerlendirdi.

Karabük halkının kendilerine güvenmeye devam etmesini isteyen İl Başkanı Saylar;  son yerel seçimlerden sonra parti oylarını artırdıklarını söyledi.

Saylar konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede,“ 2014 yılındaki yerel seçimlerde Partimizin oy oranı yüzde 51 civarındaydı. Şuan ki Başbakanımızın Cumhurbaşkanı olarak yüzde 1- 1,5 oranında bir artış var. biz Karabük halkının 2014 yerel seçimlerinden sonra Başbakanımızın oy oranını Karabük genelinde desteğini vererek yüzde 15 oranında merkez olarak da yüzde 18 olarak bu anlamda ben Karabük halkına Başbakanımıza göstermiş olduğu teveccühten dolayı çok teşekkür ederim.  Ben oy oranımızı yüzde 70  demiştim bu konuda. Çünkü Karabük’te Başbakanımıza bizim daha önce yüzde 68 oranında İl Genel Meclisi oyumuz vardı; ama o 2004 seçimlerindeydi. Bu süreçten sonra tamam  Karabük’te bir düşüş olmuş olabilir; ama Başbakanımızın Karabük’e yapmış olduğu hizmetleri say say bitmiyor. Ben Karabük insanın ahdı vefalı olduğunu, vefalı bir il olduğumuzu söylemiştim.  Vefalı bir İl olduğunu da ispatladı. Çünkü şehrin her yerini imar eden Başbakanımıza bu oy oranını vererek de vefasını göstermiş oldu. Bu anlamda ben teşkilatlara da teşekkür ediyorum. Seçime bir ay kala İl Başkanlığı verildi.  Ancak yirmi beş günlük bir çalışma yapabildik. Kısa sürede seçim koordinasyon merkezi kuruldu. Normalde biz iki buçuk ayda gezebileceğimiz yerleri yirmi beş günlük bir kısa sürede hem merkez de gitmediğimiz yer bırakmadık. Bu anlamda Yenice’de, Eskipazar’da, Eflani’de ve Safranbolu’da elini sıkmadığımız  esnaf bırakmadık.  Kadın Kollarını da bu seçime son bir hafta kala yönetim kurulunu oluşturabildi.  Kadın Kollarımız da bütün evlere Karabük’e yaptığımız hizmetleri anlatan broşürleri dağıttı. Gençlik Kollarımızı yoktu. Onları dışarıdan takviye ile belli bir seviyeye getirdik.  Merkez İlçemizi de bu anlamda burada çalıştırdık; ama Seçim Koordinasyon Merkezi burada İlçelerinde seçim programını yapıyor. Burada merkez de bizim belediyemiz olmadığı için kendimiz çalıştık. Mehmet Ali Şahin Bey ve Osman Kahveci Bey torba yasasından dolayı seçim çalışmalarımıza fazla katılamadılar. Otomatik olarak da biz merkez de, ilçelerde, belediye başkanları ve teşkilatlar ile çalıştık. Bu anlamda Karabük halkı yüzde 65,40 oranında bir oy ile Sayın Başbakanımıza vefasını gösterdi.  Ben seçim çalışmalarında yoğun tempodan dolayı evini unutan, çocuklarını göremeyen  teşkilat kademesinde görev alan tüm arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yaklaşık otuzun üzerinde mahalle temsilcisine, başkanına da ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Gece gündüz çalıştılar. Bunun neticesinde Karabük halkının Başbakanımıza olan sevgisini de görmüş olduk. Bu anlamda Batı Karadeniz’in yiğit insanlarının vefalı olduğunu da ispat etmiş olduk” ifadelerine yer verdi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin