Artvin’in sakin şehir ünvanlı Şavşat ilçesine tarihi yerleri ve doğal güzellikleri tanıtmak için Off-Road araçlarıyla bahar gezisi düzenlendi.
Artvin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Off-Road Spor Kulübü iş birliğiyle organize edilen etkinlik kapsamında, Artvin’de ve çevre illerde yaşayan sosyal medya içeriği üreticiliği yapan kişiler, kentin turistlik yelerini gezerek fotoğraf ve video çekimi yaptılar.
Artvin ve Şavşat Off-Road kulüplerinin arazili araçlarıyla destek verdiği etkinlikte Şavşat Kalesi, Tibet Kilisesi, Balık göl, Peri Bacaları, Karagöl gibi doğal ve tarihi turistlik yerler gezildi. Katılanlar zorlu yollardan geçerek ilçenin tarihi ve doğal güzelliklerini görme fırsatı bulurken bir taraftan da off-road heyecanı yaşadı. Bahar mevsiminin gelmesiyle yeşeren doğa kendine hayran bırakırken, katılımcılar eğlenceli vakit geçirdi.
Artvin İl Kültür ve Turizm Müdürü Yunus Emre Aytekin düzenledikleri etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada “Şavşat zaten Doğu Karadeniz’in incisi olan ilimizin en güzel ilçelerinden biri. Yeşiliyle doğasıyla tarihiyle bize birçok unsuru bir arada sunuyor. Bir günlük program içerisinde gezemeyeceğimiz kadar güzelliğe sahip Şavşat ama en azından bu tarz küçük programlarla sosyal medya etkileşimi oluşturmak ve bu şekilde ilimizi tanıtmak ana amacımız” dedi.
Artvin Off-Road Spor Kulübü Başkanı Zafer Sinir ise yaptığı açıklamada “Artvin’in tarihi doğal güzelliklerini ve turizm yerlerini tanıtmak amacıyla yapmış olduğumuz bir organizasyon. Bunun için şu an da Artvin’den 26 araçla Şavşat’tan 13 araçla bu etkinliği gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu eşsiz güzellikleri insanlara tanıtmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz” diye konuştu,
Sosyal medya içerik üretici Oktay Sarıkaya da gezip gördükleri yerlerin fotoğraf ve videolarını çekerek doğal güzellikleri takipçileriyle paylaştıklarını söyledi.


Şavşat’ın tarihi ve doğal güzelliklerini tanıtmak için bahar gezisi düzenlendi
Havalar ısındı, kene tehlikesi yeniden kapıda
Türkiye’de sıcaklıkların artmasıyla birlikte kene kaynaklı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları yeniden ortaya çıktı. Özellikle kırsal alanlarda zaman geçirecek vatandaşlar için ölümcül risk taşıyan hastalıkta kritik dönem başladı.
Havaların ısınmasıyla birlikte Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yeniden görülmeye başlayan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları endişe oluştururken, uzmanlar özellikle Kurban Bayramı öncesi kırsal alanlara gidecek vatandaşlara uyarılarda bulundu. Ölümcül seyredebilme riski bulunan hastalığa karşı kene temasının hayati önem taşıdığı belirtilirken, vatandaşların açık renkli kıyafet tercih ederek keneyi erken fark etmesi, dış ortamdan döndükten sonra vücutlarını detaylı şekilde kontrol etmesi ve kene tutunması durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiği vurgulandı.
“Kurbanlarını kesecek olan kişilerin çok dikkatli olması gerekiyor”
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, Türkiye’de kene ile buluşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin 2002 yılından itibaren görüldüğünü belirterek, “Bu yıllara göre değişmekle birlikte havaların ısınması ile birlikte vakalar ortaya çıkmaktadır. Bölgemizde henüz bir vaka tespit etmedik ancak ülkemizde vakalar var. Özellikle Nisan ayı sonu itibari ile vakaları ortaya çıktı. Hastalar gerek ayaktan gerek yatırılarak tedavi edildiler. Genç bir arkadaşımızın öldüğü ile ilgili bilgimiz var. Bu sene havaların biraz daha soğuk gitmesi itibarıyla vakalar az olarak karşımıza çıkıyor ama önümüzde Kurban Bayramı var. Bu dönemde köylerine gidecek, orada kurbanlarını kesecek olan kişilerin çok dikkatli olması gerekiyor. Çünkü keneler halen mevcut ve halen enfekte. Bağışıklığı olmayan, daha önce bunu geçirmemiş olan kişiler bu hastalığa açıklar ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ölümcül seyredebiliyor. Böyle bir durumla mutlaka önlemlerini almaları gerekiyor. Dışarı çıkıp evlerine döndükleri zaman üzerlerine bakmaları lazım. Vücudunun her tarafında kene aramaları gerekiyor. İkinci olarak dışarı çıkarken çoraplarını pantolonların içine sokmaları gerekiyor ki kene deriye ulaşmasın. Açık giysiler giyerlerse kişiler keneyi çok rahatlıkla görebilirler. Kene yapışınca da bir sağlık durumuna başvursunlar ve o keneyi sağlık kuruluşunda çıkarsınlar. Bir an önce hızlı bir şekilde henüz daha o virüsü kusmadan vücudun içine o keneyi çıkarmak gerekiyor” dedi.
“O kadar ölümcül değil erken müdahale ile tedavi edebiliyoruz”
Bölgeden yüzlerce hastanın Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedeniyle hastanelere başvurduğunu kaydeden Yılmaz, “Sahildeki kenelerde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi yok. Özellikle Kelkit Vadisi ile Torul bölgesi, Şebinkarahisar, Alucra, Çamoluk ve Bayburt bölgelerinden hastalar geliyor. Kırsala gidenler mutlaka önlemlerini almaları gerekiyor. Daha önce bunu geçirmemiş insanlar daha çok risk altında. Şu ana kadar hastanemize daha önce Kırım Kongo olarak gelip de sonradan tekrar Kırım Kongo olarak gelen hastamız olmadı. Bölgeden yüzlerce hastamız var. Bunların bir kısmı vefat etti diğerleri hayatını sürdürüyor. Kırım Kongo ölümcül bir hastalık olarak düşünülüyor. O kadar ölümcül değil erken müdahale ile tedavi edebiliyoruz. Kişinin erken tespit etmesi gerekiyor. Hemen sağlık kuruluşuna giderek o keneyi çıkartması gerekiyor. O kişi hasta olmadan bile düzelebiliyor. Vücutta ne kadar uzun süre kalırsa vücuda o kadar çok virüs verebiliyor. Virüsün fazlalığı, cinsi etkileyebiliyor. Kişinin bağışıklığı burada önem arz ediyor” ifadelerini kullandı.

