karabuk
İmsak 05:40
Güneş 07:05
Öğle 13:05
İkindi 16:19
Akşam 18:56
Yatsı 20:15
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
savaslar buzdaginin gorunen yuzu degil cevre ve saglik uyarisi hQzd784H
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Mart, 2026 16:00 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 2dk

Savaşlar buzdağının görünen yüzü değil: Çevre ve sağlık uyarısı

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Türkiye’nin çevresindeki savaşların yalnızca can kaybıyla sınırlı olmadığını belirterek, çevresel kirlilikten psikososyal hastalıklara kadar uzanan etkilerin "buzdağının görünmeyen yüzü" olduğunu söyledi.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, dünyada artan savaşların yalnızca çatışma bölgelerinde yaşayan insanları değil, çevre ülkeleri ve gelecek nesilleri de etkilediğini belirterek önemli uyarılarda bulundu. Özkaya, savaşların neden olduğu çevresel ve sağlık sorunlarının uzun yıllar devam ettiğine dikkat çekti.
Prof. Dr. Özkaya, ülkelerin çevresinde yaşanan çatışmaların yalnızca görünen kayıplarla sınırlı olmadığını ifade ederek, "Ülkemizin 3 tarafı artık savaşlarla çevrili. Savaş bölgelerinde insanların ölümü sadece ‘buzdağının görünen yüzü’. Bu savaştan aktif etkilenenler dışında bir de pasif etkilenme var. Buna ‘buzdağının görünmeyen yüzü’ diyebiliriz ve bu savaşlardan sonra bile onlarca yıl hem bizi hem de çocuklarımızı etkileyecek" dedi.

"3 milyardan fazla insan savaşlardan etkileniyor"
Birleşmiş Milletler’in de giderek daha acil bir konu olarak silahlı çatışmaların çevresel etkilerini gündeme aldığını ifade eden Özkaya, "Şu anda dünya nüfusunun üçte biri olan 3 milyardan fazla insan savaştan etkilenen bölgelerde yaşıyor" diye konuştu.
Savaşların yalnızca insan kayıplarına yol açmadığını belirten Özkaya, özellikle Gazze, Ukrayna ve İran gibi bölgelerde yaşanan çatışmaların ciddi çevresel tahribata neden olduğunu söyledi. Bombalamalar sonucu tarım alanlarının yok olduğunu, su kaynaklarının kirlenebildiğini ve doğal habitatların onlarca yıl boyunca toparlanamadığını vurguladı.

"Ekolojik yıkım nesiller boyu sürüyor"
Savaşların oluşturduğu ekolojik felaketlerin uzun vadede gıda ve sağlık güvenliğini tehdit ettiğini belirten Özkaya, yoksulluk ve iklim değişikliğinden etkilenen bölgelerde bu risklerin daha da arttığını dile getirdi. Özkaya, "Ülkemizde zaman zaman yaşanan ani iklim ve hava değişimleri de bölgesel savaşların dolaylı sonuçları arasında olabilir" şeklinde konuştu.

"Nükleer silahlar insanlık için en büyük tehdit"
Nükleer silahların insanlık için en yıkıcı silahlar olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özkaya şunları söyledi:
"Nükleer silahlar insanlık için en yıkıcı ve ayrım gözetmeyen silahlardır. Büyük bir şehirde patlatılan tek bir nükleer bomba milyonlarca insanı öldürebilir. Nükleer patlamalar yalnızca anlık etkilerle sınırlı kalmaz; şok dalgası, yoğun ısı ve radyasyon geniş alanlarda ölüm ve ağır yaralanmalara yol açar. Ayrıca, patlama sonrası ortaya çıkan iyonlaştırıcı radyasyon çevreyi kirletir ve uzun vadeli sağlık sorunlarına, özellikle kanser ve genetik hasarlara neden olur. 1945–1980 yılları arasında yapılan atmosferik nükleer testlerin dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon kanser ölümüne yol açacağı tahmin edilmektedir. Nükleer silahların küçük bir kısmının bile kullanılması küresel iklimi bozabilir ve büyük bir gıda krizine, uzun vadede yaklaşık 2 milyar insanın açlıkla karşı karşıya kalmasına yol açabilir. Binlerce nükleer silahın patlaması ise nükleer kışa neden olur ve kırılgan ekosistemimizi yok edebilir. Savaşlar yalnızca bugünü değil gelecek nesilleri de etkiler; çevresel ve sağlık boyutları göz ardı edilmemelidir."

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bu haberin kategorisini takip et:

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

ccccc
Berkay Doğan tarafından
09 Mart, 2026 16:08 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 1dk

İstihdamı Koruma Destek Programı KTSO’da Anlatıldı

KOSGEB Karabük İl Müdürlüğü ile Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) iş birliğinde düzenlenen “KOSGEB Destekleri Bilgilendirme Programı”, KTSO ev sahipliğinde gerçekleştirildi. İmalat sektöründe faaliyet gösteren firmaların katılım sağladığı programda, işletmelere yönelik güncel destek mekanizmaları ve yeni destek programları hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu.

Program kapsamında KOSGEB Karabük İl Müdürü Dr. Serhat Saygın tarafından özellikle İstihdamı Koruma Destek Programı hakkında sunum gerçekleştirildi. Sunumda programın amacı, başvuru şartları ve sağlanan finansman imkanları hakkında katılımcılara bilgi verildi. Program kapsamında NACE Kısım C imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin, protokol yapılan finansal kuruluşlar aracılığıyla belirli koşullar dahilinde kredi kullanabileceği, kredi üst limitinin 50 milyon TL olduğu ve kredi vadelerinin bankalara göre 24 veya 36 ay olarak uygulanacağı aktarıldı.

Ayrıca programdan yararlanabilmek için işletmelerin KOSGEB sisteminde kayıtlı ve aktif olması gerektiği, sektör belirlemesinde idari kayıtlarda yer alan faaliyet kodlarının esas alındığı ve belirli şartları sağlayan imalat işletmelerinin destekten faydalanabileceği ifade edildi. Emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler için geri ödemesiz performans desteği, diğer imalat sanayi işletmeleri için ise geri ödemesiz finansman desteği sunulduğu, işletmelerin bu iki destek türünden yalnızca birini tercih edebileceği bilgisi paylaşıldı.

Toplantıda ayrıca programın başvuru süreçleri ve uygulama aşamalarına ilişkin teknik bilgiler aktarılırken, başvurular için son tarihin 30 Nisan 2026 olduğu ifade edildi. Katılımcıların programla ilgili soruları da gerçekleştirilen soru cevap bölümünde yanıtlandı.

Program sonunda Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Çapraz, bilgilendirici sunumu dolayısıyla Dr. Serhat Saygın’a ve programa katılım sağlayan firma temsilcilerine teşekkür etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.