Yönetmenliğini Tülay Gökçimen’in yaptığı “Savaşın Çocukları” adlı belgesel film göz yaşları arasında izlendi. Belgesel filmde savaşta ailesini, vücudunun bir uzvunu veya doğup büyüdükleri toprakları yitiren çocukları ve onların psikolojilerini konu alıyor. Suriye’nin İdlib kentindeki Atme Mülteci kampında, sınır illerinde ve büyük şehirlerde yaşayan mülteci çocuklarla yapılan çekimlerde her çocuk kendi bulunduğu yerin sorunlarına ışık tutarken, izleyicilerin gözyaşlarını tutamadıkları gözlendi.
Filmin sonunda bir konuşma yapan Yönetmen Tülay Gökçimen; Yönetmeni ve kameramanı kendim olmama rağmen her izlediğimde derinden etkilenmeye devam ediyorum. İzlediğiniz gibi henüz süt dişleri dökülmemiş çocukların elleri ayakları yok. Allah onlara yardım etsin. Dünya üzerinde pek çok yerde Müslüman çocuklar katlediliyor. Artık duyarlı olma zamanı geldi, izleyici kalmama zamanı geldi diye düşünüyor, belgeselime yer verdiğiniz için başta Sayın Belediye başkanımız olmak üzere hepinize çok teşekkür ediyorum” dedi.
Filmi izlerken oldukça duygulandığı gözlenen Safranbolu Belediye Başkan Dr. Necdet Aksoy ise; Öncelikle böylesi bir gerçeği bizlere gösterdiği ve unutmamamız gerektiğini hatırlattığı için Tülay Gökçimen hanımefendiye teşekkür ediyorum” dedi.
Aksoy konuşmasını şöyle sürdürdü; “ Beklide en zor konuşmalardan birisi. Burada bulunana herkesin benimle aynı duyguları paylaştığına yürekten inanıyorum. Keşke bunlar hiç yaşanmasa idi. Keşke burada bulunana çocuklarımız bunları görmese idi. Ama ne yazık ki bunları birileri yaptı. Birileri çıkıp Suriye diye bas bas bağırınca bizim oralarda ne işimiz var diyenler, gelip bunu görsünler. Filmi izlerken çok duygulandım. Keşke o koltuk çok derin olsa da oradan hiç çıkamasan diye düşündüm. Çünkü bu çocukların Suriye’de, Irak’ta, Filistin’de katledilişini birilerinin görmesi lazım. Evet ben Belediye Başkanıyım, Safranbolu’daki insanların huzurundan sorumluyum ama bunları görünce sadece Safranbolu için bi şeyler yapmanın yetmediğini görüyoruz. Vebalimiz çok büyük. Yine bunları gördükten sonra festivalimizi ya da diğer programlarımızı nasıl yapacağım düşünüyorum. Cenabı Hak bizleri affetsin. Bizlere bu kardeşlerimize yardım etmeyi nasip etisin inşallah.”
Gösterime sunulan filmde yalnızca ulaşılabilinene kampların gösterilebildiğini ifade eden Başkan Aksoy, ulaşılamayanlarda çok daha derin yaraların olduğunu, oradakilerin çok daha vahim durumda olduklarını söyledi.
Konuşmaların ardından Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, Yönetmen Tülay Gökçimen’e teşekkür plaketi takdim etti.


“Savaşın Çocukları” Gözyaşları ile İzlendi
Prof. Dr. Küçük: “Yapay zeka uygulamalarıyla ormancılık faaliyetlerinde yeni bir dönem başladı”
Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Uluslararası Orman Entomolojisi ve Patolojisi Sempozyumunda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleriyle ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralandığını söyledi.
Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “5th International Forest Entomology and Pathology Symposium (IFEPS 2026)”, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü destekleriyle gerçekleşen sempozyumda orman sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir ormancılık alanlarında önemli bilim insanlarını bir araya getirdi.
“Yapay zeka ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadı”
Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, orman ekosistemlerini etkileyen biyotik ve abiyotik faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleri ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Önümüzdeki süreçte orman sağlığının korunması ve zararlı organizmaların yönetiminde bu teknolojilerin çok daha etkin kullanılacağına inanıyorum” dedi.
Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu ise küresel iklim krizinin ormancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Değişen iklim şartları nedeniyle Akdeniz kuşağındaki ülkelerde etkilerin daha yoğun hissedildiğini belirten Ragıpoğlu, artan orman yangınları, kuraklık, sıcaklık değişimleri ve orman ekosistemlerinin kuzeye veya daha yüksek rakımlara doğru kaymasının zararlı organizma popülasyonlarında ciddi artışlara yol açtığını ifade ederek, “ICP Forests kapsamında dünya genelinde çok sayıda seviye 1 ve seviye 2 izleme alanı bulunmaktadır. Türkiye’de de yüzlerce izleme noktası üzerinden önemli miktarda veri toplanmaktadır. Bu veriler, orman sağlığının izlenmesi açısından büyük değer taşımaktadır. Sahada çok büyük miktarda veri üretiyoruz; ancak bu verilerin bilimsel olarak değerlendirilmesi için üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Bu alanlarda çalışmak isteyen araştırmacılarımıza kapımız her zaman açıktır” diye konuştu.
Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür de orman ekosistemlerinde yaşanan kayıpların yalnızca görünen zararlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yürütülen mücadele çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kastamonu’nun ormancılık alanındaki güçlü akademik birikimine değinen Gür, “Ormancılık biliminde uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu sempozyum sayesinde hem bilimsel bilgi paylaşımı sağlanacak hem de yeni araştırma ağlarının kurulmasına katkı sunulacaktır” diye konuştu.
Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Sabri Ünal ise Türkiye’de kabuk böcekleri nedeniyle her yıl yaklaşık 1,2 milyon metreküplük ağaç servetinin zarar gördüğünü belirterek, ekonomik kayıpların çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir durum oluşturduğunu ifade etti. Kabuk böceklerinin yol açtığı zararın orman yangınları kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, Avrupa ormanlarının sağlık durumunun uzun yıllardır uluslararası standartlarda izlenmekte olduğunu dile getirerek, “Avrupa ormanlarının sağlık durumunu izlemek, hava kirliliğinin etkilerini değerlendirmek ve iklim değişikliği ile diğer çevresel baskıların orman ekosistemleri üzerindeki sonuçlarını ortaya koymak amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Uzun yıllara dayanan uluslararası uyumlu veri altyapısı sayesinde orman ekosistemlerindeki değişimler bilimsel olarak takip edilebilmekte ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirilebilmektedir. Günümüzde hava kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlar ormanlarımız üzerinde giderek artan baskılar oluşturmaktadır. Bu nedenle orman sağlığının düzenli izlenmesi, risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
Üç gün sürecek sempozyum kapsamında bilimsel sunumların yanı sıra teknik geziler ve akademik değerlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Sempozyumun, ulusal ve uluslararası düzeyde yeni bilimsel iş birliklerine katkı sağlaması bekleniyor. Sempozyum oturumları ise Teknokent’te gerçekleştirilecek.
Sempozyumun açılışının ardından katılımcılara plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.
Sempozyuma Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Belediye Başkan Yardımcısı Eda Büyükdemirci, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu, Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür ile akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.


