blank
Haber Merkezi tarafından
14 Ekim, 2024 16:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Sanatın ruhsal ve fizyolojik olarak insanlara iyi geldiği bilimsel olarak kanıtlandı

blank

Sanatın psikolojik ve bedensel rahatsızlıklarda iyileşme süreci üzerinde olumlu etkileri olduğu biliniyor.

Yapılan araştırmalar sonucunda insanların duygularını sanat yoluyla ifade etmeleri hem beden hem de zihin sağlığına iyi geliyor. Sanat kişilere hastalıkla bağlantılı ortaya çıkan kötü hislere baş etme konusunda yardımcı oluyor. Sanatla ilgilenmek, özellikle resim yapmak, müzik dinlemek ya da yaratıcı süreçlere katılmak stresi ve kaygıyı azalttığı tespit edildi. Araştırmalar sanatın stres hormonu olan kortizol seviyelerini düşürdüğünü gösteriyor. Sanat terapisi depresyon, anksiyete ve travma sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde etkili bir yöntem olarak kullanılıyor. Kişinin sanat yoluyla rahatlama sağlaması iyileşme sürecine katkı sağlıyor. Sanatın fiziksel sağlık üzerindeki etkileri de önem taşıyor. Özellikle müzik terapisi, kalp atış hızını düzenleme ve kan basıncını düşürme gibi fizyolojik faydalar sağlıyor.

Ayrıca kronik ağrı gibi rahatsızlıklarda sanatın dikkat dağıtıcı ve rahatlatıcı etkisi ağrının azalmasına yardımcı oluyor. İleri yaştaki bireyler için sanatta ilgilenmenin zihinsel yaşlanmanın yavaşlatılmasına yardımcı olduğu kanıtlandı. Sanat aktiviteleri hafıza kaybı ve demans (bunama) gibi rahatsızlıkların ilerlemesini geciktiriyor. Sanatın duygusal ve estetik yönleriyle ilgilenmenin kişinin yaşamdan uzak zevk alma, canlılık ve hayatta kalma duygularını pekiştirdiği tespit edildi. Araştırmalara göre sanatın zihin ve beden arasında bağ kurulmasını aracı olarak iyileşme sürecine katkı sağladığı kanıtlandı. (Sudem Orbay, Şevval Gaye Güldür, Sude Naz Sevindi)

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Aylin Sarıoğlu tarafından
16 Ocak, 2026 15:24 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Safranbolu’da projelerin ardı arkası kesilmiyor

Kıranköy mevkiide bulunan Rum evlerinin zemin katlarındaki üretim mekanları, Karabük Üniversitesi tarafından yürütülen ve halen devam eden bilimsel projeyle mercek altına alındı; çalışma, kentin çok kültürlü tarihine dair yeni ve çarpıcı bulgular ortaya koymaya hazırlanıyor.

Safranbolu’nun Kıranköy mevkiide yer alan kent dokusu ile Rum evlerinin zemin katlarındaki üretim mekanları, Karabük Üniversitesi tarafından yürütülen dikkat çekici bir bilimsel projeyle mercek altına alındı.

Halen devam eden proje, Safranbolu’nun çok kültürlü geçmişine ışık tutacak önemli bulgular ortaya koymayı hedefliyor.

KIRANKÖY’E BİLİMSEL DOKUNUŞ

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür’ün yürütücülüğünde sürdürülen çalışmada, Dr. Öğr. Üyesi Veysel TokdemirYüksek Lisans öğrencisi Uzman Sanat Tarihçisi Esra Oğuzkağan Özkan proje ekibinde yer alıyor.

Proje kapsamında, bugüne kadar ayrıntılı biçimde incelenmemiş olan Rum evlerinin zemin katlarında bulunan ocaklar, fırınlar ve üretim birimleri tek tek kayıt altına alınıyor. Bu mekanlarda geçmişte yürütülen üretim faaliyetleri, kullanılan malzemeler ve geleneksel yöntemler detaylı şekilde belgeleniyor. Araştırma, yalnızca mimari yapıları değil, bu alanlarda üretilen ürünlerin Safranbolu’nun kültürel ve gastronomi mirasına olan etkisini de ortaya koymayı amaçlıyor.

Dr. Öğr. Üyesi Gür, devam eden çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte Safranbolu’nun sivil mimari tarihine dair önemli boşlukların doldurulacağını belirtti. Projenin, hem akademik dünyada hem de kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalarda referans niteliğinde olması bekleniyor.

Bu kapsamlı araştırmanın, Safranbolu’nun sahip olduğu UNESCO Dünya Mirası kimliğini bilimsel verilerle daha da güçlendirmesi ve kentin Cittaslow (Sakin Şehir) unvanıyla örtüşen kültürel, üretim ve yaşam pratiklerini görünür kılması bekleniyor. Kıranköy’de sürdürülen çalışmaların, hem tarihi dokunun korunmasına hem de Safranbolu’nun uluslararası alandaki kültürel değerinin daha güçlü şekilde anlatılmasına önemli katkılar sunacağı ifade ediliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin