Reklam
Reklam
samsunun gastronomi turizmi atagi I12AkDKx jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Mayıs, 2024 16:30 tarihinde yayınlandı
0

Samsun’un ’gastronomi turizmi’ atağı

Pide, simit, nokul, lokum, kaz tiridi ve menemen gibi birçok lezzeti ile damaklara hitap eden Samsun, gastronomi turizminde atağa kalktı.

Turizmde yıldızı parlayan Samsun, gastronomi alanında da tanıtıma hız verdi. Gastronomide dikkatleri üzerine çekmek için yemek şenlikleri ve çalıştaylar düzenlendi. Samsun Gastronomi Çalıştayı’nda konuşan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Turizm Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Yetkin Bulut, Samsun’un yemek kültürü ve çeşitleri hakkında bilgilendirmede bulundu.

Şehrin turizm alanındaki artı yönlerinden bahseden Prof. Dr. Yetkin Bulut, gastronominin şehre gelen turistlerin aklında kaldığını ve bu nedenle yeme içme kalitesinin önemli olduğunu ifade ederek, “Samsun, Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ve dünyaya açılan şehri. 4 ulaşım ağına da sahip olan Samsun bunun yanı sıra Türkiye sıralamasında tarımda kenevir üretiminde 1’inci, fındık ve çeltik üretiminde 2’nci, kivi üretiminde 3’üncü sırada yer alıyor. Samsun, manda varlığında ve balık avcılığında da Türkiye genelinde 1’inci sırada yer almasının yanı sıra toplam büyükbaş hayvan varlığında 13’üncü ve kültür balıkçığında da 6’ncı sırada yer alıyor. Sebze türleri üretiminde lahana ve karnabaharda 1’inci sırada bulunan Samsun, taze barbunya ve pırasa üretiminde 3’üncü, turp üretiminde de 4’üncü sırada dikkat çekiyor. Bu zenginlik Samsun’a gastronomi anlamında da olumlu yansıyor. Samsun’da kültür ve turizm alanında 5 yıldızlı 3 tesis, 91 seyahat acentesi, 14 mavi bayraklı plaj, 3 deniz hudut kapısı ve 1 uluslararası havalimanı bulunuyor. 2023 yılında Samsun, 751 bin 925 turiste ev sahipliği yaptı. Bu ziyaretlerin yanı sıra her ziyaretinde bin turist getiren kruvaziyer turizmi de Samsun’da hızlandı. 2023 yılında 4 kez Samsun’a gelen kruvaziyer geminin 2024 yılında toplam 44 kez şehre turist getirmesi planlanıyor” dedi.

Öne çıkan çorba ve sebze yemekleri

Samsun deyince akla gelen çorba ve sebzeli yemeklerden bahseden Yetkin Bulut, “Samsun’un gastronomi alanında öne çıkan yöresel çorba çeşitleri arasında arpa çorbası, buğday çorbası, un çorbası, yeşil fasulye çorbası, halukça çorbası, dutmaca aşı, işkembe çorbası, fasulyeli pirinç çorbası, vurma lahana, yeşil mercimek çorbası, mısır çorbası ve patatesli hamur çorbası yer alıyor. Sebze yemeklerinde ise baldırcan şakşakı, ebegümeci, borani, fındık yaprağı dolması, kabak kavurması, kaldırayak kavurması, pancar kavurması, patates kavurması, patates muhlaması, zeytinyağlı pırasa dolması, pırasa karması, efelik yemeği, fasulye turşusu kavurması, ekşili fasulye, kapuska, Gürcüce, kaldırayak dolması, pırasa çullaması, koruklusu, muhlaması, fasulye yaprağı sarması, ısırgan yemeği, ıspanak kökü zeytinyağlısı, kömeç kavurması, kuru barbunya ezmesi, madımak yemeği, pirinçli mücver, sirken kavurması, ıspanak muhlaması ve zeytinyağlı biber dolması dikkat çekiyor” diye konuştu.

Hamur işi, yumurtalı ve et yemekleri

Oldukça zengin çeşide sahip Samsun gastronomisinin et, yumurta ve hamur işi lezzetlerine de değinen Prof. Dr. Bulut, “Yöresel et yemekleri arasında Samsun’da öne çıkan yemekler kaz çevirmesi, kaz tiridi, fırında keşkek, topalak, zabranlı yahni, keşkek, yufkalı et, lepsi, zeti, tirit, şipsi, herse ve tavuklu erik yemeği yer alıyor. Yöresel balık yemeklerinden öne çıkanlar hamsi buğlama, hamsi kuşu, tahta balığı ekşisi, tavada kalkan, hamsi pilavı, kefal doldurması, hamsi tuzlaması, morina ızgarası, sebzeli palamut ve tirsi balığı ızgarası dikkat çekiyor. Yumurta kullanılan yöresel yemekler ise çılbır, yumurta piyazı, yumurtalı çökelek ve çakallı menemeni başta geliyor. Yöresel hamur işleri arasında da alt üst börek, bulgurlu börek, buzlamac, hamsili ısır ekmeği, mantı, kuymak, yarımca börek, kavurma börek, gavma, haşhaşlı çörek, kapalı kıymalı pide, peynirli pide, pastırmalı pide, mısır unu pastası, nişasta pastası, nişastı havucu, tepside çörek, yanıç, haluj, metaz, katık böreği, kaypancak, kuru simit, kuru yufka böreği, mısır ekmeği, pıtıl, tohane, toraman havucu, filiya ve kobete başı çekiyor. Yöresel tatlılarda ise Bafra nokulu, kuru yufka tatlısı, irmik helvası, kar helvası, mayalı Çarşamba lokumu, Çarşamba lokumu, kaz yağı ile helva, kıvırtma, kuş baklavası, un helvası, fırında kestane kabağı, kocakarı gerdanı, palüze, sütlü kabak ve mısır unu helvası yer alıyor” şeklinde konuştu.

Gastronomi turizminde Samsun’un bazı artılarından ve gastronominin amaçlarından da söz eden Prof. Dr. Bulut, “Gastronomi konusuna da ağırlık veren Samsun, kültürü ile geniş bir yeme içme alanını insanlığa sunuyor. Gastronominin üretim boyutunda yemeği mükemmel şekilde hazırlamak, en iyi şekilde sunabilmek, iyi masa hazırlama bilimine sahip olmak, iyi yemekle ilgili tüm aşamalarda bilgi sahibi olmak, aşçılık sanatı ile ilgili bilinmesi gerekenlere eksiksiz sahip olmak, yemek pişirme ile ilgili tüm uygulamalara sahip olmak, aşçılıkla ilgili bütün özelliklere sahip olmak ve yemek pişirmek için tüm prensipleri taşımak gerekiyor. Gastronominin tüketim boyutunda ise iyi yiyecek ve içeceğe duyulan merak, heves, iyi yeme konusunda abartılı tutku, lüks mekanlara düşkünlük ve lüks yiyeceklere aşırı düşkünlük gibi kavramlar yer alıyor. Amaçları ne olursa olsun seyahat eden insanların tümü seyahat sırasında veya varış noktasında beslenme ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Bu nedenle gastronomi gelen turistlerin akılda yer adına önemlidir” ifadelerini kullandı.

Bulut, Samsun’daki coğrafi işaretli yiyecekleri ise Bafra, Çarşamba, Terme pidesi, Samsun simidi, Bafra kaymaklı lokumu, Bafra nokulu, kaz tiridi ve Yakakent mantısı olarak sıraladı.

Öte yandan birçok gastronomi ürünü için de coğrafi işaret tescil belgesi başvurusu yapıldığı ve yapılacağı öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
zonguldakta uzlastirma kulturu toplumsal barisa katki sagliyor 151 dosyada anlasma saglandi JFNkYF91
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Zonguldak’ta uzlaştırma kültürü toplumsal barışa katkı sağlıyor, 151 dosyada anlaşma sağlandı

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1 Haziran Uzlaştırmacılar Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerde, uzlaştırma kurumunun ceza adalet sistemindeki yeri ve toplumsal barışa katkısı ele alındı. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan, 1 Ocak 2026’dan bu yana kentte 151 dosyanın uzlaşma ile sonuçlandığını belirterek, sürecin onarıcı adalet anlayışının en önemli uygulamalarından biri olduğunu vurguladı.

Etkinlikler çerçevesinde Başsavcı Gökhan Kapağan, Zonguldak Adliyesi bünyesinde görev yapan uzlaştırmacılarla bir araya gelerek değerlendirme ve istişare toplantısı gerçekleştirdi. Adliye hizmet binasında vatandaşlara bilgilendirici broşürler dağıtılırken, basın mensuplarının katılımıyla düzenlenen toplantıda uzlaştırma kurumunun işleyişi hakkında kamuoyuna bilgi verildi.

Düzenlenen programda uzlaştırmanın önemine değinen Başsavcı Gökhan Kapağan, kurumun toplumdaki uzlaşı kültürünü desteklediğini ifade ederek şunları söyledi:

“Uzlaştırma, ceza adalet sistemi içerisinde mağdur ile şüpheli veya sanığın, tarafsız bir uzlaştırmacı eşliğinde bir araya gelerek uyuşmazlıklarını karşılıklı rıza temelinde çözmelerini sağlayan önemli bir kurumdur. Bu süreç, yalnızca hukuki bir mekanizma olmanın ötesinde, toplumsal barışın güçlendirilmesine, iletişimin yeniden kurulmasına ve mağduriyetlerin giderilmesine katkı sunmaktadır. Uzlaştırma uygulamalarında çözüm yalnızca maddi ödemelerden ibaret değildir. Özür dilenmesi, zararın giderilmesi, kamu yararına bağış yapılması veya toplumsal fayda sağlayan çeşitli faaliyetlerin yerine getirilmesi de uzlaşma konusu olabilmektedir.”

151 dosya çözüme kavuştu, sosyal sorumluluk öne çıktı

Zonguldak’ta 1 Ocak 2026 tarihinden bugüne kadar toplam 151 dosyada uzlaşma sağlandığı açıklandı. Tarafların karşılıklı rızasıyla sonuçlanan süreçlerde maddi tazminatların yanı sıra, sosyal sorumluluk bilincini geliştiren anlamlı edimler de uygulandı.

Gerçekleştirilen uzlaşmalar kapsamında şu örnekler öne çıktı:

“Trafik kazası nedeniyle oluşan fizik tedavi giderlerinin karşılanması amacıyla 30 bin TL ödeme yapılması, LÖSEV’e 5 bin TL bağışta bulunulması, Marka hakkına ilişkin bir uyuşmazlıkta 80 bin TL ödeme yapılması, Engelli bireye yönelik sosyal medya paylaşımı nedeniyle tarafların uzlaşarak şikâyetten vazgeçmesi, DMD hastası çocuklara maddi destek sağlanması ve kadına yönelik eylemler nedeniyle kamuoyu önünde özür dilenmesi.”

Süreç içerisinde ayrıca köy okullarına kitap gönderilmesi, hayvan barınaklarına mama desteği sağlanması, fidan dikimi yapılması, ihtiyaç sahibi ailelere erzak ve tekerlekli sandalye gibi medikal destek temin edilmesi ile kan bağışı kampanyalarına katılım gibi şartlar da yerine getirildi.

Kazananı ya da kaybedeni olmayan uzlaştırma sisteminin iletişim, anlayış ve uzlaşı temelinde çağdaş bir adalet modeli olduğuna dikkat çeken Başsavcı Kapağan, uzlaştırma kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlayan tüm uzlaştırmacıların gününü kutlayarak özverili çalışmaları için teşekkür etti. Etkinlikler, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin