blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Nisan, 2025 04:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Samsunsporlu taraftarlardan Galatasaray maçına yoğun ilgi

SAMSUN (İHA) – Avrupa kupalarına iştirak çabası veren Samsunspor’da 20 yıldır Galatasaray galibiyetine hasret kalan taraftarlar, maçın biletlerine ağır ilgi gösterdi.
Trendyol Harika Lig’in 31. haftasında Galatasaray ile Samsunspor, 11 Nisan Cuma günü saat 20.00’de 19 Mayıs Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek. Çabanın biletleri bugün öğlen saatlerine yakın satışa çıktı. Galatasaray’a karşı son iç saha galibiyetini 26 Şubat 2005’te alan Samsunspor’da taraftarlar, çabanın biletlerine ağır ilgi gösterdi. Sabah saatlerinden itibaren bilet satış noktalarında kuyruk oluşturan kırmızı-beyazlı taraftarlar, müsabakaya bilet bulmak için adeta birbirleriyle yarıştı.
Kadın, öğrenci ve engellilere tüm tribünlerde yüzde 20 indirim uygulanırken, indirimli biletlerin taşınabilir uygulamadan ve internet üzerinden alınamaması, yalnızca bilet satış noktalarından temin edilmesi nedeniyle Meydan AVM’deki bilet satış noktasında kuyruk oluştu. İndirimli bilet almak isteyenlerin yanı sıra uygulamasında düşünce yaşayanlar ve Passolig kartı çıkarmak isteyenler de kuyruktaki yerini aldı.

En değerli bilet 3 bin 500 TL, en ucuzu ise 500 TL
Biletler, VIP ve A Batı Alt Tribünü 3 bin 500 TL, Batı Alt-üst 1 Tribünü 2 bin 500 TL, Batı Alt-Üst 2 Tribünü bin 500 TL, Doğu Alt-Üst Tribünü bin 200 TL, Kale Gerisi 500 TL ve Konuk Tribünü ise 650 TL’den satışa sunuldu. Birinci gün prestijiyle satışa çıkarılan 33 bin küsur biletten 20 bine yakınının tükendiği belirtildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.