SAMSUN (İHA) – Samsunspor, Adana Demirspor maçındaki hakem kararlarına tepki göstererek, “Uyarılarımıza rağmen sistematik hale gelen hakem hatalarının artarak devam ettiği görülmektedir” açıklamasını yaptı.
Trendyol Süper Lig’in 14. haftasında Samsunspor deplasmana karşılaştığı Adana Demirspor’u 3-2 mağlup etti. Maçtaki hakem kararlarıyla ilgili Samsunspor yazılı açıklama yaptı.
Adana Demirspor müsabakasında utanç dolu anlar yaşandığı ve hakem kararlarının maça damga vurduğunu belirten kırmızı-beyazlılar, “Cevaplandırılması gereken, bunlar daha ne kadar ve nereye kadar bu şekilde devam edecektir? Tüm futbolseverler bu hatalardan dolayı futboldan soğur hale gelmiştir. Müsabaka hakemi ve VAR hakemleri tüm spor kamuoyunun ve TV yorumcularının net penaltı olarak nitelendirdiği iki pozisyonumuzu görmezden gelmiştir. Bu tür haksız ve hatalı kararlar Samsunspor Kulübü ve Başkanı Yüksel Yıldırım’ın Türk futbolunu kalkındırmak amaçlı yaptığı iyi niyetli yatırımların önüne geçmekte ve ileride yapılması planlanan yatırımlar hakkında soru işaretleri uyandırmaktadır. Bu tarz haksız ve hatalı kararlar karşısında, TFF ve MHK gerekeni biran evvel yapmalı ve Kulüpler Birliği çatısı altında bulunan bütün kulüpler yapılan tüm haksızlıklara dur demelidir. Ne yazık ki, Samsunspor FK olarak son açıklama ve uyarılarımıza rağmen sistematik hale gelen hakem hatalarının artarak devam ettiği görülmektedir. İnsanlar da hata yapabilir, ancak sürekli yapılan hataların iyi niyetle açıklanabilir hiçbir yanı bulunmamaktadır. Bu hususta, TFF ve MHK’nın üzerine düşen sorumluluğun, ivedilikle yerine getirilmesini ve tüm hakem performanslarının gözden geçirilmesini talep etmekteyiz. Aksi takdirde, ne yazık ki bundan Türk futbolu ve Türk futbolunun marka değeri zarar görecektir. Samsunspor FK olarak tüm kamuoyu bilmelidir ki, Kulübümüz hem kazandığı hem de kaybettiği müsabakalarda, gerek kendisi gerek rakibinin aleyhine verilen tüm haksız kararların karşısında olmaya, ta ki bu yanlışlar durdurulana kadar devam edecektir. Son olarak, her zaman dediğimiz gibi; Samsunspor FK olarak temiz ve adil futbolun yanında ve onu kirleten kişi ve yapıların her zaman karşısında olacağız. Kamuoyunun dikkatine sunarız” ifadelerini kullandı.


Samsunspor’dan hakem tepkisi
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

