Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Kasım, 2024 04:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Samsunspor: “Müsabaka ve VAR hakem performansları gözden geçirilmeli”

Samsunspor Kulübü, Galatasaray maçında hakemin birçok hatalı karara imza attığını ve kararlarının çoğunluğunu rakibin lehine kullandığını ileri sürerek, "Türk futbolunun gelişimi ve marka değeri için müsabaka ile VAR hakem performansları gözden geçirilmeli" ifadelerine yer verdi.
Samsunspor Kulübü’nün yaptığı yaptığı yazılı açıklamada, "Dün akşam Galatasaray’a karşı deplasmanda oynadığımız karşılaşmada, hakemin yanlış kararlarına değinmeden önce hakem atamasıyla ilgili çekincelerimize değinmek daha yerinde olacaktır. Müsabakanın hakemi, kulübümüzün daha önce oynamış olduğu başka müsabakalara da atanarak yine aleyhimize hatalı kararlar vermiştir. Önceki karşılaşmalarda bu konuya dikkat çekmemize rağmen, aynı hakem bizim için son derece önemli bu kritik müsabakaya atanmıştır. Karşılaşmada birçok hatalı karara imza atan maçın hakemi, kararlarının çoğunluğunu rakibimiz lehine kullanmıştır. Özellikle futbolcumuz Olivier Ntcham’a rakip ceza sahası içerisinde yapılan açık faul pozisyonu görmezden gelinmiş ve penaltı verilmemiştir. Bir diğer pozisyonda ise rakibimizin üçüncü golünden önce futbolcumuz Lubomir Satka’ya açık bir şekilde faul yapılmış ve maalesef hemen devamında rakip takım öne geçiren golü kaydetmiştir. Müsabakanın bütününe ve sonucuna bu denli etki eden hakem yönetiminin ve verilen yanlış kararların normal ve olağan karşılanması beklenemez. Kaldı ki, söz konusu hakem yönetimi ve kararları kamuoyunda taraflı tarafsız herkes tarafından tartışılmıştır. Türk futbolunun gelişimi ve marka değeri için müsabaka ve VAR hakem performanslarının gözden geçirilmesi ve gereğinin ivedilikle yapılması gerekmektedir. Son olarak, en önemlisi; Atatürklü Arma’yı terleten her sporcumuz bizim için son derece kıymetlidir. Sosyal medyada yapılan bilinçli algı ve yaftalama çalışmalarına karşı Samsunspor Futbol Kulübü, camiası ve taraftarları her zaman futbolcularının arkasında dimdik duracaktır" denildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
13 Ocak, 2026 13:31 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

GELİR DAĞILIMINDA ADALET…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Geçmişten günümüze gelir dağılımında siyasetin, siyasi iktidarların başarılı olamadığı bir konu, gelir dağılım…

Zamanla çalışanlar, sendikalarının gücü oranında ücret artışlarında, önemli kazanımla sağlamışlar…

Geçmişte kamu kurumları sayısının fazla olması nedeniyle sendikalı çalışanlar, ücret artışı konusunda daha avantajlıydı…

Sendikasız kesimin ücret artışları ise devamlı sendikalı çalışanların altında seyrederdi…

Kamu, ücret artışlarında sendikal alana daha fazla pay ayırırken, sendikasız alan ise ücret artışlarından daha az pay alabilmiş…

Doksanlı yıllardan sonra hızlanan özelleştirme furyası, kamu alanını daraltırken, özel sektör alanını oldukça genişletti…

Kamu kurumlarının özelleştirilmesi nedeniyle, kamu ve özel sektörde çalışanlar arasında makas oldukça açıldı…

Özel sektör alanının genişlemesiyle birlikte, asgari ücret ağırlıklı, bir çalışma hayatı oluştu…

Siyasetin son döneminde sendikalar, üyelerine ücret artışı ve sosyal haklar sağlamaktan ziyade, siyasi iktidarın yörüngesinden çıkamadığı için işlevsiz hale geldi…

Kamu kesimi ile emekli kesimin bir kısmı sendikalı olmasına rağmen, sendikaların toplu sözleşmelerde etkisizliği, gelir dağılımındaki adaletsizliğin ana nedeni…

Ücret artışlarını enflasyona bağlayan ekonomi ve siyaset, TÜİK’in açıkladığı gerçekten uzak enflasyon rakamlarını kabul ederken, açıklanan enflasyon rakamları, gelir dağılımındaki adaletsizliği artıran ana faktör…

TÜİK’in baskılayarak açıkladığı enflasyon rakamları, çalışma hayatı ve emekli kesimin ücret artışlarının, kısaca ekonomik değerlerin temel göstergesi…

Ekonomi politikasını değiştiren siyaset, seçim dönemlerinde aldığı ekonomik kararlarla çalışma hayatı biraz iyileşse de rahatlık, uzun süreli olmakta çok uzak kaldı…

Türkiye’de ekonomi, seçim öncesi iktidarın her alanda yaptığı ücret artışlarıyla rahatlarken, seçim sonrası ise, seçim öncesi yapılan artışlar katlanarak, sosyo-ekonomiye zam olarak geri dönmekte…

Son yıllarda, asgari ücretin genel ücret haline getirilmesinde önemli rol oynayan ekonomi yönetimi ve sendikalar, çalışma hayatında çalışanlar adına büyük bir kayba ve adaletsiz gelir dağılımına yol açtı…

Aynı enflasyon rakamları olmasına rağmen, çalışma hayatıyla birlikte emekli kesimine yapılan dengesiz artışlar, bir kesime fazla, diğer kesime az yapılan artışlar, sosyo-ekonominin dengesini bozdu…

Bugün TÜİK rakamlarına göre net asgari ücret, 28.075.TL; ekonomisini Türkiye’nin desteklediği, Kıbrıs Türk Kesiminde ise net 52.738.TL…

Türkiye ile Kıbrıs Türk Kesimi arasında fark neredeyse iki katı…

Türk ekonomi yönetimi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomi yönetiminden, ders almalı demek yanlış olmaz herhalde…

Son yapılan seçimlerden sonra iktidar, kendine has ekonomi politikasından istediği sonucu alamayınca, ABD, IMF ve Dünya Bankası destekli, Ortodoks ekonomi sistemine döndü…

Çalışma hayatına ve emekli kesime zam vermeme konusunda deneyimli olan yeni ekonomi politikasıyla, sosyo ekonomi daralarak adaletsiz gelir dağılımı daha da arttı…

Halka sırtını dönen iktidar, piyasalardaki fahiş fiyat artışına engel olamazken, başka alanlara dağıttığı finans ve garanti ödemeleri ile meydana gelen açıklarını, ekonomik reçetelerle, vergilerle halkın sırtına yüklemeye devam ediyor…

Halk, kendisine refah getirecek iktidar ve iktidarları seçebilecek iradeye sahip olduğunda, sorunu kendisi çözecektir…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.