Samsun Kültür Yolu Festivali Uluslararası El Sanatları Sergi ve Atölye Etkinlikleri’ne katılan Samsunlu zanaatkârlar, festivalin şehre sağladığı katkılardan dolayı ilgililere teşekkür etti.
Bu yıl Samsun’da ilk kez 08-16 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Samsun Kültür Yolu Festivali kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Anadolu El Sanatlarını Geliştirme ve Yaşatma Derneği(ANELSANDER) iş birliğinde Tütün İskelesi’nde 30’u aşkın sanatçının katılımıyla “Uluslararası El Sanatları Sergi ve Atölye Etkinlikleri” gerçekleştirildi. Bu etkinliklere Samsun’dan; somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı belgesi bulunan sanatçılar Yüksel Korkmaz (ahşap işleri), Mithat Özcan (Çarşamba ayakkabısı), Leyla Şen Keskin (kazaziye örücülüğü), Nuran Güngör (zembil örücülüğü), Beyhan Yaşıyan (sepet örücülüğü) ve Saniye Akman (iğne oyacılığı) katıldı.
Etkinliklerde emeği geçen herkese teşekkür eden Samsunlu zanaatkârlar, “Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen ve dünyanın en uzun soluklu festivali olma özelliği taşıyan Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin; ülkemizin uluslararası marka değerine katkıda bulunmanın yanı sıra geleneksel sanatlarımızın korunması, yaşatılması ve doğru bir biçimde gelecek kuşaklara aktarılması ile ilgili olarak da önemli bir misyon üstlendiğini söyleyebiliriz. 9 günlük Samsun Kültür Yolu Festivali süresince Tütün İskelesi’nde çevresinde kurulan stantlarımızı binlerce vatandaşımız ziyaret etmiştir. Bu festival; ustası olduğumuz sanat dallarını tanıtmak, elde etmiş olduğumuz ürünlerimizi sergilemek, farklı illerden ve ülkelerden sanatçılarla tanışarak kültürel birikimimizi ve becerilerimizi artırmak açısından bize oldukça fayda sağlamıştır. Bu tür etkinliklerin tüm yıla yayılacak şekilde daha da çoğalmasını ve gelecek her yıl artarak devam etmesini temenni ederiz” dediler.
Sanatçılar, kendileri için tüm imkanlarını seferber eden kurum ve kuruluşlara da teşekkür ettiler.


Samsunlu zanaatkarlardan ‘festival’ teşekkürü
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

