Reklam
Reklam
samsunlu zanaatkarlardan festival tesekkuru 6jhgRT4Z jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Temmuz, 2024 20:15 tarihinde yayınlandı
0

Samsunlu zanaatkarlardan ‘festival’ teşekkürü

Samsun Kültür Yolu Festivali Uluslararası El Sanatları Sergi ve Atölye Etkinlikleri’ne katılan Samsunlu zanaatkârlar, festivalin şehre sağladığı katkılardan dolayı ilgililere teşekkür etti.

Bu yıl Samsun’da ilk kez 08-16 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Samsun Kültür Yolu Festivali kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Anadolu El Sanatlarını Geliştirme ve Yaşatma Derneği(ANELSANDER) iş birliğinde Tütün İskelesi’nde 30’u aşkın sanatçının katılımıyla “Uluslararası El Sanatları Sergi ve Atölye Etkinlikleri” gerçekleştirildi. Bu etkinliklere Samsun’dan; somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı belgesi bulunan sanatçılar Yüksel Korkmaz (ahşap işleri), Mithat Özcan (Çarşamba ayakkabısı), Leyla Şen Keskin (kazaziye örücülüğü), Nuran Güngör (zembil örücülüğü), Beyhan Yaşıyan (sepet örücülüğü) ve Saniye Akman (iğne oyacılığı) katıldı.

Etkinliklerde emeği geçen herkese teşekkür eden Samsunlu zanaatkârlar, “Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen ve dünyanın en uzun soluklu festivali olma özelliği taşıyan Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin; ülkemizin uluslararası marka değerine katkıda bulunmanın yanı sıra geleneksel sanatlarımızın korunması, yaşatılması ve doğru bir biçimde gelecek kuşaklara aktarılması ile ilgili olarak da önemli bir misyon üstlendiğini söyleyebiliriz. 9 günlük Samsun Kültür Yolu Festivali süresince Tütün İskelesi’nde çevresinde kurulan stantlarımızı binlerce vatandaşımız ziyaret etmiştir. Bu festival; ustası olduğumuz sanat dallarını tanıtmak, elde etmiş olduğumuz ürünlerimizi sergilemek, farklı illerden ve ülkelerden sanatçılarla tanışarak kültürel birikimimizi ve becerilerimizi artırmak açısından bize oldukça fayda sağlamıştır. Bu tür etkinliklerin tüm yıla yayılacak şekilde daha da çoğalmasını ve gelecek her yıl artarak devam etmesini temenni ederiz” dediler.

Sanatçılar, kendileri için tüm imkanlarını seferber eden kurum ve kuruluşlara da teşekkür ettiler.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin