Samsun’da pompalı tüfekle silahlı taarruzda biri yoldan geçen olmak üzere iki kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı.
Olay, Samsun’un İlkadım ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Selvi Sokak’ta saat 21.20 sıralarında meydana geldi. Kimliği belgisiz siyah giysili bir saldırganın pompalı tüfekle ateş açması sonucu etrafta dehşet dolu anlar yaşandı.
Pompalı tüfekten çıkan saçmaların gayesi olan 24 yaşındaki Mertcan B., sol kol, sol bacak ve sol kalçasından yaralandı. Yaralı genç ambulansla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Olay sırasında yoldan geçerken saçmaların isabet ettiği Rasim K. (58) ise sol kolundan yaralandı. Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yatalı şahıs, tedavisinin akabinde taburcu edildi. Atakta, Mertcan B.nin indiği arabanın yanı sıra bir manava ilişkin hafif ticari araç, manavın duvarı ve tezgahı ile etraftaki bir meskenin camına da saçmalar isabet etti. Silahlı akının akabinde saldırganın olay yerinden kaçtığı öğrenildi. Polis, kaçan saldırganı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı.


Samsun’da pompalı tüfekli saldırı: 2 yaralı
’Depresyonda doğru iletişim hayati önem taşıyor’
Depresyon teşhisi konan kişilere iyi niyetle söylenen bazı sözlerin, depresyondaki kişinin yükünü daha da artırabileceği uyarısında bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Çelik, “Depresyon irade eksikliği ya da karakter zayıflığı olarak değerlendirilmemelidir. Depresyon yaşayan kişilere ’kafana takma’, ’biraz pozitif düşün’, ’herkesin problemi var’ ya da ’güçlü ol’ gibi ifadeler çoğu zaman yardımcı olmaz. Aksine kişinin yaşadığı duyguların küçümsendiği hissini oluşturabilir” dedi.
Depresyonun yalnızca moral bozukluğu ya da geçici bir mutsuzluk hali değil; kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını etkileyen ciddi bir ruh sağlığı sorunu olduğunu ifade eden VM Medical Park Samsun Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nden Uzm. Dr. Cengiz Çelik, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu.
“Karakter zayıflığı olarak değerlendirilmemeli”
Toplumda sık görülen bu rahatsızlıkla mücadele eden bireylerin çevrelerinden destek beklerken bazen iyi niyetle söylenen sözler nedeniyle kendilerini daha da yalnız, suçlu ve yetersiz hissedebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Cengiz Çelik, depresyonun irade eksikliği ya da karakter zayıflığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Depresyon yaşayan kişilere ’kafana takma’, ’biraz pozitif düşün’, ’herkesin problemi var’ ya da ’güçlü ol’ gibi ifadeler çoğu zaman yardımcı olmaz. Aksine kişinin yaşadığı duyguların küçümsendiği hissini oluşturabilir” dedi.
“Empati ve anlayış, iyileşme sürecini destekliyor”
Depresyonla mücadele eden bireylerin öncelikle anlaşılmaya ve yargılanmadan dinlenmeye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Çelik, yakın çevrenin kullandığı dilin büyük önem taşıdığını ifade etti. “Zorlandığını görüyorum”, “Seni dinlemeye hazırım”, “Bunu tek başına taşımak zorunda değilsin” ve “Nasıl yardımcı olabilirim” gibi ifadelerin kişinin kendisini daha güvende ve desteklenmiş hissetmesine katkı sağlayabileceğini belirten Uzm. Dr. Çelik, depresyonda iyileşme sürecinin zaman alabileceğini ve bunun normal olduğunu söyledi.
“Depresyon gerçek bir sağlık sorunudur”
Depresyonun kişinin iş, aile ve sosyal hayatını etkileyebilen ciddi bir hastalık olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Cengiz Çelik, gerekli durumlarda profesyonel destek alınmasının önemini vurguladı. Uzm. Dr. Çelik, “Depresyonlu birine ’neden ayağa kalkmıyorsun’ demek, kırık bacağı olan birine ’neden koşmuyorsun’ demeye benzer. Yaşanan sıkıntıyı küçümsemek yerine anlamaya çalışmak, kişinin iyileşme yolculuğunda çok değerli bir destek olabilir” ifadelerini kullandı.
Toplumda ruh sağlığı farkındalığının artırılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Cengiz Çelik, depresyon yaşayan bireylerin yargılanmak yerine desteklenmesinin hem tedavi sürecine hem de yaşam kalitelerine olumlu katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

