Reklam
Reklam
samsunda oka destegiyle kadin yatirimci yetistirme basladi cRfI8e2C
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Ekim, 2024 00:45 tarihinde yayınlandı
0

Samsun’da OKA desteğiyle kadın yatırımcı yetiştirme başladı

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) Girişimcilik Ekosisteminin Desteklenmesi Teknik Destek Programı desteği ile “Kadın Yatırımcı Yetiştirme Programı” başladı. Proje ile teknoloji yatırımları konusunda farkındalık oluşturulması ve Samsun’da bu alanda başarılı kadın yatırımcılar yetiştirilmesi hedefleniyor.

Samsun İş Kadınları Derneği’nin (SAMİKAD) başvuru sahibi olduğu “Kadın Yatırımcı Yetiştirme Eğitimi ve Danışmanlığı Projesi” 4 farklı bölümden oluşan eğitim ve danışmanlık desteğinden oluşuyor. Proje kapsamında ilk olarak İnovest Kurucusu ve Genel Müdürü/ERBAN Ostim INP Melek Yatırım Ağı Üyesi/Lisanslı Melek Yatırımcı/Nitelikli Yatırımcı/GSYF Yatırımcısı/ANGİKAD Genel Sekreteri Unvanlarına sahip Dr. Ayşe Kuyrukçu tarafından “Yatırım Ekosistemi ve Dinamikleri” konularında eğitim verildi. Ardından Smart Hub kurucusu/Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Osman Özkoç tarafından Risk Getiri Analizi eğitimi yapıldı. Programın 3. eğitiminde ise Av. Tuğçe Taşçı tarafından “Teknoloji Yatırımlarında Vergisel Avantajlar” konusunda eğitim düzenlendi.

OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle programdaki konuşmasında katılımcıları selamlayarak, OKA’nın bölgedeki rolüne ve çalışmalarına yönelik bilgi verdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından “Kadın İstihdamı ve Kadın Girişimciliği”nin 2024 yılı için kalkınma ajanslarının çalışma teması olarak belirlendiğini ve OKA’nın bu doğrultuda özellikle kadın girişimcilerin kapasitelerini ve iş yapma becerilerini artırmaya, bölgede kadın girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması için ekosistemi oluşturan aktörler ile iş birliği yapmaya, kadın istihdamını artırmaya ve kadın girişimciliğini özendirmeye yönelik faaliyetlere ve projelere destek vermeyi hedeflediğini ifade etti. Samsun’da faaliyet gösteren kadın girişimcilere yönelik olarak düzenlenen bu programın eğitimin devamında “Teknoloji Yatırımlarında Değerleme” eğitimi de düzenlenecek olup ek olarak SAMİKAD üyesi kadın girişimcilerin istifade edeceği bir yatırım değerlendirme aracı geliştirilecek. Söz konusu araç ile birlikte girişimlere yeni bir yatırım yaparken nelere dikkat edilmesi gerektiği ve birçok girişim arasından başarı potansiyeli en yüksek olanların seçilmesi daha pratik bir hale getirilecek, ayrıca yatırımcı adayı kadınlara değerlendirme aracının kullanımı konusunda birebir danışmanlık sağlanacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin