Reklam
Reklam
samsunda kruvaziyer turizmi 44 sefer ile 57 bin turist daha gelecek IlacaTGm jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Temmuz, 2024 20:52 tarihinde yayınlandı
0

Samsun’da kruvaziyer turizmi: 44 sefer ile 57 bin turist daha gelecek

Samsun’da 2024 yılı turizm sezonu kruvaziyer turizmi kapsamında planlanan toplam 44 sefer ile yaklaşık 57 bin turist daha Samsun’u ziyaret edecek.

Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, Samsun’da 2024 yılı turizm sezonu kruvaziyer turizmi açısından hızlı başladı. Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında Rus bandıralı Astoria Grande kruvaziyer gemisi Samsun’a beş sefer demir attı. Her seferde yaklaşık bin 300 Rus turist Samsun Limanına ayak bastı. Önümüzdeki süreçte planlanan toplam 44 sefer ile yaklaşık 57 bin turist Samsun’u ziyaret edecek.

Konaklama planları yapılıyor

Genellikle perşembe günleri Samsun’a gelen Astoria Grande yolcuları hem Samsun’u hem de tur programına dahil edilen Vezirköprü Şahinkaya Kanyonu’nu ilgiyle geziyor. Önümüzdeki yıldan itibaren de turistlerin Samsun’da konaklaması için planlama yapılıyor.

Tur operatörlerinden alınan bilgiye göre, Rus turistler Samsun’daki alışveriş mekanlarında giyim, ayakkabı, züccaciye ve ev tekstili mağazalarında her türlü ürünü bulabiliyorlar. Şehrin doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel zenginlikleri ve özellikle esnafın hoşgörüsünden oldukça memnun olduklarını belirtiyorlar. Kendilerini evlerinde gibi hissettiklerini söyleyen Rus misafirler, Samsun’un kruvaziyer rotalarında bulunmasını tercih ediyorlar. Bol bol alışveriş yapan turistler plajlarda denize girmeyi de ihmal etmiyorlar. Coğrafi işaretli Bafra pidesi, Çarşamba pidesi ve nokul gibi gastronomi zenginliklerimizin tadına bakan Ruslar, restoran işletmelerine büyük ilgi gösteriyorlar. Halkın hoşgörülü ve misafirperver davranışlarından çok memnun kalan turistler, ülkelerine döndüklerinde Samsun’un adeta birer tanıtım elçisi gibi davrandıklarını söylüyorlar.

Şehirdeki ticari işletmeler ve sektör de bu durumdan oldukça memnun. Seferlerin arttırılarak devamını istiyorlar.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin