Reklam Alanı — Yan Sol Reklam Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam Bu alana reklam ver
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Ekim, 2024 00:37 tarihinde yayınlandı
0

Samsun’da 9 ayda 19 milyon muayene hizmeti: Nüfusu 14’e katladı

Samsun’da 2024 yılının ilk 9 ayında aile sağlığı merkezleri, özel ve kamu hastanelerinde toplam 19 milyon kişiye muayene hizmeti verildi.

Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, Samsun’da hizmet veren kamu, üniversite ve özel sağlık tesisleriyle, birinci basamak sağlık tesislerinin 2024 yılı ilk 9 ay hizmet verileri hakkında bilgi verdi. 2024 yılı ilk 9 ayda Samsun’da hizmet veren aile sağlığı merkezleri ve kamu ile özel hastanelerdeki toplam muayene sayısının 19 milyona ulaştığını ifade eden Müdür Mustafa Uras, “İl genelinde hastanelerde yüzde 79’u Sağlık Bakanlığımıza ait sağlık tesislerimizde gerçekleştirildi. Yani ilimizde poliklinik muayene hizmeti alan her 10 hastamızın 8’i bakanlığımıza bağlı bir hastaneden hizmet aldı. Sağlık Bakanlığımıza bağlı hastanelerimizin günlük ortalama 25 bin hastaya ayaktan poliklinik hizmeti verdiği ilimizde, ilk ay 9 verilerine göre 112 bin hastamız yatarak tedavi görürken, acil servislerimizde de 2 milyon 157 bin poliklinik muayenesi yapıldı, 81 ambulansımızla 106 bin vakaya ulaştık” dedi.

“35 bin büyük ameliyat”

2024 yılı ilk 9 ayda büyük ameliyat olarak tabir edilen A–B–C grubu yaklaşık 35 bin ameliyat yapıldığını ifade eden Mustafa Uras, “753 bin hastamız diş polikliniklerimizden hizmet aldı, 341 bin hastamız tomografi, 207 bin hastamız ise emar (MR) çekim hizmeti aldı. Kamu hastanelerimizde yapılan 7,3 milyon muayenenin yüzde 72’si Samsun Eğitim ve Araştırma, Gazi, Çarşamba ve Bafra Devlet Hastanelerimizde gerçekleşti. Bu anlamda ilimizde muayene yükünü bu 4 hastanemizin çektiğini söyleyebiliriz. Bunlar güçlü ve özveri dolu rakamlar. İlimizdeki kamu/özel toplam 25 bin sağlık çalışanımızın fedakârca hizmetiyle ortaya çıkan bu veriler bize devletimizin sağlık alanındaki gücünü ve kamu hastanelerimizin hem ilimiz hem Karadeniz Bölgemiz adına önemini bir kez daha gösteriyor. Bu başarıyı ortaya çıkaran sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ugur korkmaz bu hizla gidersek gelecek nesillere yasanabilir bir cevre birakamayacagiz gHcAksWm
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Mayıs, 2026 12:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Uğur Korkmaz: “Bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynakların hızla tüketildiğini belirterek “Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız” dedi.

Sıfır Atık Vakfı tarafından 81 ilde “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” temalı “COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları” düzenleniyor. Bu kapsamda Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Trabzon Valiliği himayesinde Trabzon Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle “Trabzon Sıfır Atık” çalıştayı gerçekleştirildi.

KTÜ Sahil Tesisi’nde gerçekleştirilen çalıştayı Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter, KTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak, Tarım ve Orman İl Müdürü İsa Kaplan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, akademisyenler ve kurum amirleri katıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynağın hızla tüketildiğini belirterek “İktisat bilimini insanın sınırsız ihtiyaçlarını sınırlı kaynaklarla karşılamaya çalışan bilim dalı olarak tanımlarlar. Çevrede bu anlamda sınırlı bir kaynak ve bugün biz bu sınırlı kaynağı hızla tüketiyoruz. Geçmişe göre günümüzde insan nüfusu ve ihtiyaçları oldukça arttı. Bu nüfusu ve ihtiyaçları karşılayabilmek için doğal olarak sanayileşme ve üretim de arttı. Bunun sonucu olarak atık miktarı ve çeşitliliğinde de oldukça artış meydana gelmiştir. Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız. Bakanlığımız bu gidişatın önüne geçilmek amacıyla 2017 yılında sıfır atık projesi başlatıldı” ifadelerini kullandı.

Sıfır atık projesinde önemli mesafeler kaydedildiğini vurgulayan Korkmaz, “Ülkece sahiplenildi. Hatta sıfır atık projesi ülkemiz dışında da sahiplenildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan bir kararla 30 Mart tarihi sıfır atık günü olarak kutlanmaya başladı. Projenin başarısı istatistiklere de yansımış durumdadır. 2017 yılında geri dönüşüme gönderdiğimiz atık oranı yüzde 13 iken 2026 yılında bu oranı yüzde 40’a ulaştırmış durumundayız. 2035 yılına kadar da yüzde 60 seviyesine çıkmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

“Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır”

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak ise “Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır. İsraf, atık ve çevre sorunları artık sadece yerelde değil küresel bir melese haline gelmiştir. Bu bağlamda hedefimiz kaynakları verimli kullanma, israfı önlemek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Çevreyi korumak tek bir bireyin değil veya tek bir kurumun yapabileceği bir şey değildir. Bu birlikte başarabileceğimiz bir sorumluluktur” şeklinde konuştu.

“Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz”

Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter ise yaptığı konuşmada, artık sıfır atık meselesini sadece çöp ayrıştırma meselesi olarak görmediklerini kaydederek “Havanın, suyun ve toprağın kalitesi ve kirlenmesine kadar bir çok boyutla ele almamız gerektiğini biliyoruz. Ülkemizin her zaman su zengini olan bir ülke olduğunu düşünüyorduk. Fakat özellikli geçen sene kuraklıkla karşı karşıya kaldığımızda bu gerçeği çok net bir şekilde görüyoruz. Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Sıfır atık derken çöp ayrıştırma ve katı atık tesisleri olarak olaya bakarsak yanlış bakarız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin