Samsun’da “uyuşturucu ticareti” suçundan yargılandıkları mahkemece 15 yıl 4 ay ve 12 yıl 6 ay hapis cezası verilen ve 5 yıldır aranan karı-koca, polisin operasyonu sonucu saklandıkları evde yakalandı.
Edinilen bilgiye göre, “uyuşturucu madde ticareti” suçundan 15 yıl 4 ay hapis cezası bulunan Ç.D. (32) adlı koca ile aynı suçtan 12 yıl 6 ay hapis cezası bulunan eşi N.E.D. (29) beş yıldır aranıyordu. Samsun Emniyet Müdürlüğü ekipleri yaptıkları takip ve çalışma sonucu söz konusu çiftin Canik ilçesinde bir ikamette gizlendiklerini tespit etti. Bugün saat 05.30’da, Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekiplerinin de desteğiyle gerçekleştirilen operasyonda, Ç.D. ve N.E.D. yakalanarak gözaltına alındı. Polisteki işlemleri tamamlanan karı-koca, Samsun Kapalı Cezaevine teslim edildi.


Samsun’da 15 yıl ve 12 yıl hapis cezası ile 5 yıldır aranan karı-koca polisin operasyonuyla yakalandı
Uzmandan hantavirüs uyarısı: “Küresel salgın riski düşük ancak korunma önlemleri önemli”
Hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır” dedi.
Son günlerde bir gemide görülen vakalarla yeniden gündeme gelen hantavirüs enfeksiyonlarına ilişkin uzmanlar uyarılarda bulundu. Kemirgenler aracılığıyla bulaşan hastalığın özellikle riskli meslek gruplarında daha sık görülebildiği söyleyerek, korunma önlemlerinin önemine dikkat çekildi.
VM Medical Park Samsun Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğunu belirterek, “Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Bu nedenle tarım çalışanları, doğada aktif görev yapan kişiler ve veterinerler gibi risk gruplarında hastalık daha sık görülebilmektedir” diye konuştu.
“İki farklı klinik tabloya yol açabiliyor”
Hantavirüs enfeksiyonlarının iki ana klinik formunun bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Leblebicioğlu, “Akciğer tutulumu ile seyreden tipi daha çok Amerika kıtasında görülürken, böbrek yetmezliği bulgularıyla seyreden formu ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi’nde karşımıza çıkmaktadır” şeklinde konuştu.
“İnsandan insana bulaş genellikle görülmüyor”
Hastalığın ateş, halsizlik, yorgunluk ve bazı vakalarda kanama gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Leblebicioğlu, “Türkiye’de ilk vakalar 2000’li yıllarda Zonguldak ve Giresun’da bildirilmiştir. Aynı dönemde Samsun’da da takip ettiğimiz vakalar bulunmaktaydı. Son dönemde gündeme gelen salgında rol oynayan Andes alt tipinin nadir de olsa insandan insana bulaşabileceği bilinmektedir. Tedavi süreci genellikle destekleyici yaklaşımlarla yürütülmektedir” ifadelerini kullandı.
“Korunma önlemleri önem taşıyor”
Hantavirüsten korunmak için kemirgenlerle temastan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Leblebicioğlu, “Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır” açıklamasında bulundu.
“COVID-19 benzeri pandemi beklenmiyor”
Hastalığın bulaşma yolları nedeniyle COVID-19 benzeri küresel bir salgın riskinin beklenmediğini dile getiren Prof. Dr. Leblebicioğlu şunları söyledi: “Mevcut bilgiler ışığında hantavirüsün dünya çapında bir pandemiye yol açması beklenmemektedir.”

