Reklam
Reklam
samsunda 10 yeni okul ve 4 deprem guclendirme isi devam ediyor uZLhdqaF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mayıs, 2025 12:30 tarihinde yayınlandı
0

Samsun’da 10 yeni okul ve 4 deprem güçlendirme işi devam ediyor

Ulusal Eğitim Bakanlığı’nın 2022-2027 Yatırım Programı kapsamında Samsun’da yürütülen eğitim yatırımlarında değerli ilerleme kaydediliyor. Vilayet genelinde 10 yeni okul üretimi ve 4 okulda sarsıntı güçlendirme çalışmaları süratle devam ediyor.

Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü bilgilerine nazaran, kent genelinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan 2022-2027 devrine ilişkin 41 proje bulunuyor. Bu projelerin 22’si tamamlanarak hizmete sunulurken, 13 okulun inşaatı sürüyor. Geriye kalan 6 proje için ise ihale süreci devam ediyor. Devam eden yatırımların 5’i anaokulu, 1’i ilkokul, 1’i Anadolu ve fen lisesi, 1’i mesleksel ve teknik Anadolu lisesi, 1’i imam hatip lisesi, 1’i mesleksel teknik atölyesi, 2’si ortaöğretim pansiyonu ve 1’i de spor salonu olduğu belirtildi.

11 okul yıkıldı, 4 okulun zelzele güçlendirmesi devam ediyor

Öte yandan, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okulların deprem riskine karşı güçlendirilmesi hedefiyle alınacak tedbirler ve yatırımların planlanmasına yönelik çalışmalar sonucunda Samsun’da tespit edilen güçlendirilmesi gerekli 123 okul binasından 11 adet okul binasının yıkım kararı verilerek yıkıldı. 112 adet okulun ise proje revize süreçleri tamamlanarak ihaleleri yapıldı ve inşaatlarına başlandı ve 4 adet okulun inşaatları devam ediyor. Bunlardan 108 adet okulun ise zelzele güçlendirme işi tamamlandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin