Reklam
Reklam
samsun medikum ureten saglik modeline dahil olacak p7KcWml1
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Ocak, 2025 16:15 tarihinde yayınlandı
0

Samsun MEDİKÜM, Üreten Sağlık Modeli’ne dahil olacak

Samsun Medikal Sanayi İnovasyon Kümesi’nin (MEDİKÜM) “Üreten Sıhhat Modeli”ne dahil olması için çalışma yürütülüyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hayata geçirilen Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Programı kapsamında Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’nın (TÜSEB) öncülüğünde geliştirilen Üreten Sıhhat Modeli’ne Samsun MEDİKÜM’ün en süratli halde dahil olması için yürütülecek çalışmaların görüşüldüğü toplantı Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın başkanlığında ASKON Samsun Şube Başkanı/MEDİKÜM Yönetim Kurulu Lideri Ahmet Alp Hakikat ve Samsun’daki tıbbi aygıt ve cerrahi alet bölümü temsilcilerinin iştirakiyle gerçekleştirildi.

TÜSEB Proje İdaresi ve Destek Daire Başkanı Batuhan Yeşilyurt’un da görüntü konferans sistemi üzerinden katılarak bilgilendirmede bulunduğu toplantıda hem Üreten Sıhhat Modeli doğrultusunda ’fikirden ürüne’ giden ve Ulusal Sıhhat Teknoloji Atağının taşıyıcısı olması maksadıyla inşa edilen ekosisteme katkı sağlanması hem de kentimizin tıbbi aygıt ve cerrahi aletler konusundaki üretim potansiyelinin artırılması gayesiyle Samsun Kent Hastanesi’ne TÜSEB tarafından Teknoloji Transfer Ofisi kurulması için çalışma başlatıldı.

Üreten Sıhhat Modeli, sıhhat alanında dışa bağımlılığı azaltmayı ve stratejik bağımsızlık kazanmayı hedefleyen güçlü bir strateji olarak öne çıkıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin