Samsun Kültür Yolu Festivali tüm coşkusuyla başladı - Karabük Haber Postası
samsun kultur yolu festivali tum coskusuyla basladi MUBOIqrF jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Haziran, 2024 08:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Samsun Kültür Yolu Festivali tüm coşkusuyla başladı

Türkiye Kültür Yolu Festivali coşkusu Adana, Şanlıurfa ve Bursa’nın ardından Millî Mücadelenin ilk adımının atıldığı Samsun’da yaşandı. Bu yıl ilk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasına dahil olan Samsun, 08-16 Haziran 2024 tarihleri arasında 30’dan fazla noktada konserler, sergiler, atölyeler, söyleşiler, gastronomi deneyimleri ve her yaşa uygun birbirinden renkli 600’den fazla etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

Samsun Kültür Yolu Festivali’nin açılış akşamında Samsun Atatürk Kültür Merkezi Aydın Gün Sahnesi “Şahmeran’’ın dünya prömiyerine ev sahipliği yaptı. Samsun Devlet Opera ve Balesi; antik mitolojinin mistik dünyasında yarı insan yarı yılan olarak yaşayan Şahmeran’ın, zengin mitolojik ve kültürel temalarla yoğrulan efsanesini opera sahnesine taşıdı. Bestesi Bujor Koinic’e, librettosu Şefik Kahramankaptan’a ait görkemli eser Murat Atak rejisiyle seyircileriyle buluştu.

Şehrin dört bir yanı sergi alanı oldu

Samsun Müzesi; uluslararası platformlarda büyük başarı elde eden Refik Anadol’un “Makine Halüsinasyonları: Mercan Rüyaları” sergisine ev sahipliği yapıyor. Samsun Müzesi’nde ayrıca ‘’Besmele-i Şerif Hat Sergisi’’, ‘’Karakalem Sergisi’’, “1919 Samsun’’ sergileri ziyaretçileriyle buluşuyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde ‘’Azerbaycan’dan Kareler ve Festivaller’’ ve ‘’Kentler ve Güzellikler Fotoğraf Sergisi-4 Düzce-Giresun-Ordu-Samsun-Trabzon’’ sergileri, Samsun Kent Müzesi’nde ise ‘’Türk İslam Tarihine Yön Veren Mektuplar’’ sergisi sergileniyor. Samsun Çok Amaçlı Salon’da dijital sanatın yenilikçi yönlerini ve çeşitliliğini vurgulayan “Eskizden Piksele “Anatolia Edition’’ dijital sanat sergisi farklı disiplinlerden eserleri bir araya getirerek, sanatın geniş kapsamını ve çeşitliliğini sanatseverlere sunuyor. Samsun Atatürk Kültür Merkezi Galeri’sinde “Anadolu ve Zümrüd’ü Anka (Deri Rölyef Sergisi)’’, Tütün İskelesi’nde ‘’Sanatın En Kırılgan Hali’’, Panaroma Samsun Dijital Gösterim Merkezi ‘’Samsun’dan Cumhuriyet’e Yüzde Yüz’’, İlk Adım Belediyesi Türk İslam Sanatları Merkezi “Geleneksel Sanatlar Işığında Samsun (Tezhip, Hat, Minyatür, Ebru)’’ sergilerine, ev sahipliği yapıyor. Ayrıca, festivale özel olarak üretilen, festival rotasındaki şehirlerin ikonik yapıları ve Türkiye’nin tarih ve kültür zenginliğinin vurgulandığı, “Atatürk Kültür Yolunda” adlı eser, yapay zekâ algoritması kullanılarak Cumhuriyet Meydanı’nda ziyaretçilerle buluşuyor. Eserde, festival rotasındaki 16 şehrin ikonik mimari yapıları, Türkiye’nin tarih ve kültür zenginliğinin önemli birer sembolü olarak sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Atatürk’ün bu şehirlerde ziyaret ettiği önemli yapılar, yapay zekâ destekli dijital sanatla yeniden hayat buluyor.

Konserlerle dolu festival

Saathane Meydanı’nda gerçekleşen ‘’Prof. Dr. Ubeydullah Sezikli ile Saz Söz ve İrfan’’ konseri konuk sanatçı Eda Karaytuğ ile dinleyicileriyle buluştu. Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde ‘’Samsun Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı Gençlik ve Çocuk Korosu’’, Samsun Müzesi Konferans Salonu’nda ise ‘’Sanat Müziği ve Halk Müziği” konserleri Samsunlulara müzik dolu saatler yaşattı.

Atölye çalışmaları büyük ilgi gördü

Samsun Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleşen atölye çalışmaları da meraklıların yoğun ilgisiyle gerçekleşti. Samsun Atatürk Kültür Merkezi Galeri’de “Aslıhan Turna ile Açık Alevde Cam Şekillendirme’’, Tütün İskelesi’nde ‘’Bir İlmek de Sen At (Kilim Dokuma Atölyesi)’’ ve ‘’Yaşayan Mirasın Ustaları Geleneksel El Sanatları Atölyeleri ve Yaşayan Mirasın Ustaları Geleneksel El Sanatları Çocuk Atölye etkinlikleri, Samsun Olgunlaşma Enstitüsü Kültür Sanat Merkezi’nde ‘’Mozaiklerle Atatürk’’ atölye çalışmasının yanı sıra seramik, tahta baskı-ebru-çiçek tanzim atölye çalışmaları gerçekleşti. Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde gerçekleşen ve amatör ve profesyonel yüzlerce fotoğraf severin katıldığı Samsun Fotoğrafçılar Maratonu’na fotoğraf tutkunları festival süresince Samsun’un en güzel fotoğraflarını çekerek yarışmaya katılabiliyor.

Filistin mücadelesine saygı duruşu

Samsun Kültür Yolu Festivali kapsamında Filistin’in mücadelesine bir saygı duruşu olarak özel bir seçki sunuluyor. Filistin davasına vurgu yapan karikatürleriyle dikkat çeken Naci El-Ali’nin, özgürlük mücadelesinin sembollerinden biri haline gelen “Hanzala” sergisi, Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde ziyaretçileriyle buluşuyor. Samsun Müzesi Konferans Salonu’nda ise Filistin Direniş Sineması Witness (Şahit) belgesel gösterimi ve House (Ev) Ayny-My Second Eye (Ayny-İkinci Gözüm) Night (Gece) film gösterimi gerçekleşti.

Çocuklar içinde festival

Doğupark’ta dokuz gün boyunca içinde birbirinden renkli aktivitelerin, atölye çalışmalarının, sahne gösterilerinin, tiyatroların, oyun alanlarının ve daha birçok etkinliğin yer aldığı “Çocuk Köyü” kuruldu. Çocukların ekranlardan tanıdığı çizgi film karakterlerinin sahne gösterileri, panayır çadırları, tematik oyun alanları, müzik, drama, dans, bale ve resim gibi sanat eğitimlerinin yapıldığı aktivite çadırları festival boyunca Doğupark Çocuk Köyü’nde olacak. Festivalin ilk günü “Rafadan Tayfa” çocuk tiyatrosu miniklere eğlenceli zamanlar yaşattı.

Söyleşilere yoğun ilgi

Samsun Atatürk Kültür Merkezi Zehra Yıldız Sahnesinde gerçekleşen Züleyha ile Sınırsız Sohbetler’in konuğu Beyhan Budak oldu. Samsun Müzesi Konferans Salonu ise Yönetmen Söyleşisi’nde moderatör Faysal Soysal Almanya’da yaşayan Filistin asıllı yönetmen Ahmad Saleh’i ağırladı. Samsun Büyükşehir Sanat Merkezi’nde düzenlenen “Azerbaycan’da Fotoğraf Üzerine” söyleşisi TFSF Başkanı Dr. Sefa Ulukan moderatörlüğünde Amira Süleyman ve Aydın Mehdiyev’in katılımıyla gerçekleşti. Özü Sözü Emeğiyle ‘’Yaşayan Miras Ustaları’’ söyleşi ise Tütün İskelesi’nde gerçekleşti.

Renkli etkinlikler

Samsun Olgunlaşma Enstitüsü Kültür Sanat Merkezi ‘’Anadolu Mozaik Giysi Koleksiyonu’’na, Samsun Büyükşehir Sanat Merkezi Toplantı Salonu “Samsun Güzellikleri Fotoğraf Gösterisi’’ etkinliğine ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Gazi Müzesi, Cerrahi El Aletleri ve Sağlık Müzesi ile Panorama Samsun Dijital Gösterim Merkezi müzeleri festival katılımcıları tarafından ziyaret edildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay