Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Aralık, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
0

Samsun, GSYH büyümesine ’pozitif yönlü katkı’ veren 5. il oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Samsun, gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesine ’pozitif yönlü katkı’ veren ilk 20 il arasında 5’inci sırada yer aldı.

GSYH, belirli bir dönemde yurt içinde üretilmiş nihai mal ve hizmetlerin toplam değerini gösteriyor. TÜİK, il bazında gayrisafi yurt içi hasıla verilerini kamuoyu ile paylaştı. Verilere göre Türkiye geneli 2014 yılında kişi başı gayrisafi yurt içi hasıla 26 bin 624 TL’den 2023 yılında 311 bin 110 TL’ye yükseldi. Bu rakam dolar bazında ise 12 bin 178 dolardan, 13 bin 243 dolara çıktı.

Samsun, GSYH’de pozitif yönlü katkı veren 5’inci il oldu

Verilerde Samsun ekonomisinin Türkiye ekonomisine olumlu katkısına da yer verildi. GSYH’de pozitif yönlü katkı veren İstanbul (1,65), Ankara (0,96), Kocaeli (0,27), Antalya’nın (0,22) ardından Samsun ve Bursa (0,17) zincirlenmiş hacim endeksiyle gayrisafi yurt içi hasılaya pozitif katkı veren ilk 5 il arasında yer aldılar. Bu iller, ilk 20 sırada yer alan Adana, Sakarya, Diyarbakır, Kayseri, Mersin, Şırnak, Konya, Şanlıurfa, Eskişehir, İzmir, Van, Muğla, Balıkesir ve Trabzon gibi illeri geride bıraktılar.

Kişi başına gayrisafi yurt içi hasılada ilk 5 sırada yer alan iller, Kocaeli (21 bin 985 dolar), İstanbul (21 bin 741 dolar), Ankara (18 bin 655 dolar), Tekirdağ (17 bin 99 dolar) ve İzmir (15 bin 369 dolar) oldu. Kişi başına gayrisafi yurt içi hasılada son 5 sırada yer alan iller ise Muş (5 bin 634 dolar), Bitlis (5 bin 550 dolar), Şanlıurfa (4 bin 971 dolar), Ağrı (4 bin 706 dolar) ve Van (4 bin 598 dolar) olarak açıklandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin