Nurettin Acar tarafından
01 Haziran, 2020 10:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Salgın sürecinde kapı kilidi siparişlerini internetten aldı

Korona virüs (Covid-19) salgını nedeniyle birçok iş yeri geçici olarak faaliyetlerini durdururken, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Karabük'ün Safranbolu ilçesinde, tarihi konakların kapı kilitlerini yapan demirci ve çilingir ustası 58 yaşındaki Hüseyin Şahin Özdemir, işlerini internet üzerinden yürütüyor. "Korumanın başkenti" unvanıyla anılan Safranbolu'da 224 yıllık tarihi Demirciler Arastası'nda sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen ustalar, uzun yıllardır severek yaptıkları işlerini zamana karşı mücadele ederek sürdürmeye çalışıyor. Geleneksel mesleklerin "son halkaları" ustalar, teknolojiye direnerek el emeğine dayalı ortaya çıkarırken, korona virüs salgını sürecinde de zanaatlarını yapmaya devam etti. Sıcak, soğuk demircilik el sanatlarının üretildiği yaşayan tek lonca çarşısı olan Demirciler Arastası'nda 42 yıldır tarihi konakların büyük ve desenli kapı kilitlerinin ustası Özdemir, salgın sürecinde her gün iş yerini açarak ürün çıkarmaya devam etti. Tedbirler ve salgın nedeniyle ilçeye turist gelmezken Özdemir, internet üzerinden ve telefonla sipariş alarak işini devam ettirdi. Özdemir, bu süreçte ilçede restorasyonu devam eden konaklara da kapılarda kullanılan kadın-erkek kapı tokmakları, kapı sürgüsü, dış kapının dış mandalları ve kapı kilitleri üretti. Özdemir, Türkiye'nin neresinden olursa olsun internet veya telefonla kendisine ulaşan insanların bozulan kapı kilidi veya demir parçalarının fotoğraflarını alarak birebir yapıyor, tamamlanan ürünleri de kargo müşteriye ulaştırıyor. "TEKNOLOJİDEN FAYDALANIYORUZ" Özdemir, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, salgın sürecinde işlerinde herhangi bir aksama olmadığını söyledi. Devam eden restorasyonların kapı kilitlerini yapmaya devam ettiklerini ifade eden Özdemir, "Ecdadın bize emanet ettiği taşınmaz binaların resmi restorasyonlarında herhangi bir makine ve teknoloji işi kullanmadığından yaptığımız eserlerden dolayı bize iş düşmekte. Restorasyonlar durmadı, bizce durmadık. Her ne kadar müşterimiz buraya gelmese de, bizi biraz daha tanıdılar tanıdıkları için buraya gelmelerine gerek kalmadan internet yoluyla onlara bu eserleri ulaştırdık" dedi. Makine ve teknoloji kullanmadan tarihi konakların kapı kilitlerini, tokmaklarını, sürgülerini el emeği ile yaptıklarını aktaran Özdemir, "Bizim işimiz kapı ve pencerelerin metal işlerini yapmak. Dünya çok küçüldü. Önceden bir mektup gönderiyordunuz haftalar veya aylar sürüyordu. Şimdi öyle bir şey yok. Teknolojiden faydalanıyoruz. Vatandaş herhangi bir ilçeden ne kadar uzak olursa olsun telefon ettiği zaman 'şu şekilde bir kilidim vardı, ama tahrip oldu bunu yenilemek istiyoruz. Bunu bana gönder' dediği zaman internet üzerinden fotoğraflarını alıp, birebir aynısını yapıp kendisine gönderiyoruz" diye konuştu. Demirciler Arastası'nın 1796'da kurulduğunu anlatan Özdemir, usta, kalfa ve çırakların aynı dükkanda yetiştiğini, yaptıkları eserlerin 200-300 yıl yaşadığını vurguladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.