Karabük Postası tarafından
14 Şubat, 2018 13:55 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

SAKEM’den “Öfkenizle Yüzleşin” Semineri

Safranbolu Kültür ve Eğitim Merkezi; (SAKEM)  meslek edindirme ve hobi kurslarının yanı sıra toplum yararına seminer, eğitim, konferans ve bilgilendirme toplantılarına da devam ediyor. Bu kapsamda Aslanlar SAKEM Toplantı Salonunda Öfkenizle Yüzleşin adlı bir seminer düzenlendi. Analiz Uzmanı Taner Akkuş ve Pisikolog – Rüya Analisti Selma Ay tarafından Öfkenizle Yüzleşin başlığı altında düzenlenen seminerde öfke kontrolü, affetmek, neden öfkeleniriz ve bundan nasıl kurtuluruz gibi konular ele alındı. Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Bilicioğlu, Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer’in eşi Miray Ürkmezer, Safranbolu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Zülfiye Eraslan Özcan, SAKEM Yetkilileri ile çok sayıda Safranbolulu bayanın katıldığı seminerin ilk bölümünde konuşan Akkuş;  özellikle son yıllarda artan tahammülsüzlük, stres ve şiddetin önüne geçmek için birçok kurum ve kuruluşta "öfke kontrolü" eğitimlerinin verildiğine dikkat çekti. Öfke tanısı ile terapi yapıldığı zannedilen bu yöntemin, bazı sinir sistemini uyuşturan ve siniri gizleyen etkilere neden olduğunu belirten Akkuş, "Öfke kontrolü ile tedavi yapılıyor zannedilirken, aslında farkında olmadan bilemediğimiz ve göremediğimiz gizli sinir hastalıklarımızı örtmekteyiz. Öfke, bastırmak ve kontrol altına almak istenirken, birikerek sıkışan ve patlamaya hazır bir volkan halini alır, böylece yanardağ oluşumu misali önlem alınamaz duruma gelir ve şiddeti doğurur." diye konuştu. Bugüne dek yapılan sözde "öfke kontrolü" terapilerinin beklenen sonucu vermediğini ve hedeflenen iyileşmenin sağlanamadığını ifade eden Akkuş, boşanma vakaları, aile içi geçimsizlik, şiddet ve cinayetlerin arttığını gösteren istatistiki verilerin de bunu doğruladığını dile getirdi. Psikolog Selma Ay ise öfkemize yenik düşmememiz, öfkelendiğimizde derin nefesler alarak olumlu şeyleri düşünmemiz gerektiğini dile getirirken, elimizden ya da yanımızdan giden her şeyin daha iyisinin mutlaka bizi bulacağını söyledi. Psikolog Ay; “Öfke ise tek yönlü olma neticesidir. Sadece dışarıya zarar verir, kendisine asla zarar vermez. Sinirli bir insan her şeye sinirli davranır, eşyayı, kimseyi tanımama (agnozi) gibi kendisine de zarar verir. Önüne çıkan her şeye kötü davranır, siniri çıkmadan da asla sakinleşemez. Öfkede ise kişi, öfke duyulana karşı 'garez-kin-nefret' gibi kötü davranış sergilerken, aynı anda bir başka şeye de sevgi gösterebilir. Sinirle ilgili tüm vakalar, konuşma ve tartışmaya bile kesinlikle açık olmadan, mutlaka bir psikolojik yardım veya ilgili hekimlik gözetimindeki tedavilerle iyileştirilmeli. Öfke ise asla kontrol gibi geçici çözümlerle değil, kesinlikle kalıcı çözüm olan arabuluculuk, yüzleşme ve uzlaşma metoduyla iyileştirilmelidir. Tanı, tedavi ve terapilerin ehliyetli uzmanlar tarafından yapılması daha sağlıklı netice verebilir. Çünkü bilinmeyen rahatsızlıklara müdahale eden ehliyetsiz insanların ellerinde, sinir ya da öfke tespiti yapacak ölçülendirme mekanizması bulunmamaktadır” dedi. Program soru cevap bölümünün ardından sona ererken tüm katılımcılara teşekkür eden Miray Ürkmezer, Taner Akkuş ve Selma Ay’a çeşitli hediyeler takdim etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ocak, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Ustaoğlu’ndan bağımlılıkla mücadelede toplumsal mücadele çağrısı

Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu, basının bağımlılıkla mücadelede kritik rol oynadığını vurguladı.

Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu ve ekibi basın mensupları ile kahvaltı programında bir araya geldi.

Programda konuşan Ustaoğlu, demokratik cumhuriyet rejimlerinde medyanın toplumun şekillenmesinde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "Bugün dördüncü kuvvet olarak tanımlanan medyayı, hatta birinci kuvvet olarak nitelendirebiliriz. Çünkü medya, toplumun yönlendirilmesinde bir numaralı rolü oynamaktadır" dedi.

Yeşilay'ın milletin ve özellikle gençliğin sağlığı için her alanda faaliyet gösterdiğini ifade eden Ustaoğlu, anaokulundan üniversiteye kadar toplumun her kademesinde yer aldıklarını söyledi.

Yeşilay'ın 1920 yılında kurulduğunu hatırlatan Ustaoğlu, "Kurulduğu günden bugüne ülkemizin maddi ve manevi sağlığı için çok büyük hizmetler ortaya koymuştur. Bugün bu hizmetlerin bir karşılığı olarak Dünya Yeşilay Teşkilatları Genel Başkanlığı görevini de üstlenmiş bulunuyoruz" diye konuştu.

Karabük'ün bağımlılıklardan arındırılması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Ustaoğlu, bağımlılıkların şehirde ciddi sosyal sorunlara yol açtığını belirtti.

Trafik kazalarından aile içi geçimsizliklere, toplumsal huzursuzluklardan bireyler arası çatışmalara kadar birçok problemin temelinde bağımlılıkların bulunduğunu dile getiren Ustaoğlu, "Bu sorunların yüzde 90'ından fazlası bağımlılığa düşmüş bireylerin sosyolojik problemlerinin bir yansımasıdır. Dengeli, düzenli bireyler yetiştirebilirsek, huzursuzluk şehrimizden kendiliğinden kaybolacaktır" ifadelerini kullandı.
Basın mensuplarını toplumun gözü, kulağı ve sesi olarak nitelendiren Ustaoğlu, medyanın önem verdiği konuların toplum tarafından da önemsendiğine dikkat çekti. Bu nedenle basın mensuplarını birer Yeşilay gönüllüsü olarak görmek istediklerini aktaran Ustaoğlu, Yeşilay'ın beş bağımlılıkla mücadele ettiğini söyledi.

Amaçlarının önce Karabük'te, ardından Türkiye'de ve dünyada insanlığın huzur ve mutluluğuna hizmet etmek olduğunu dile getiren Ustaoğlu, bağımlılıktan kurtulmak isteyen herkesin yanında olduklarını belirtti. Ustaoğlu, "Sigara, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığından kurtulmak isteyen, çocuğu için yardım talep eden herkese yol göstermek istiyoruz. Basın mensuplarımızdan da bu noktada vatandaşlarımızı doğru şekilde yönlendirmelerini talep ediyoruz" şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin