Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Nisan, 2016 14:50 tarihinde yayınlandı
0

Şahin’den “Laiklik” Açıklaması 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin: “Başkanımızın kastı Anayasada Laiklik olmaması ise biz buna AK Parti olarak katılmayız”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Karabük Valiliği ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “Başkanımızın kastı anayasada laiklik olmaması ise biz buna AK Parti olarak katılmayız” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin bir dizi ziyaret için Karabük’e geldi. Karabük Valiliği ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şahin, “Başkanımızın kastı anayasada laiklik olmaması ise biz buna AK Parti olarak katılmayız” dedi. Şahin yaptığı açıklamada, “Sayın Meclis Başkanımızın açıklamasını doğrusu ben de basından tetkik ettim. Başkanımız anayasada laikliğin tarifi olmamalıdır ifadesini kullanmış. Eğer bununla kastı ‘anayasada laiklik ilkesi olmamalıdır’ ise buna biz AK Parti olarak katılmayız. Çünkü AK Parti Cumhuriyetimizin temel niteliklerinden olan laiklik ilkesinin önemli olduğunu düşünmektedir. Nitekim 2011’de uzlaşma masasına getirmiş olduğu anayasa teklifinde de cumhuriyetimizin temel niteliklerinden olan laiklik muhafaza edilmektedir. Sayın Meclis Başkanımız doğrusu neyi kastettiğini mutlaka kendisi açıklayacaktır. Laiklik devletin bir karakteridir. Bireyler devletin laiklik karakterine sahip olması gerekliliğine inanırlar. Ama herhangi bir dine de mensup olabilirler, laiklik buna mani değildir. Dolayısıyla bir kişinin gerçek anlamda uygulanan laik bir devlette, toplumda dininin gereklerini özgürce yerine getirmesi mümkündür. Geçmişte laiklikle ilgili birtakım uygulama yanlışlıklarından kaynaklanan sorunlar yaşandı. Ama artık Türkiye’de bu anlamda bir sorun yaşanmamaktadır. Nitekim Anayasa Mahkememizin laikliğin nasıl anlaşılması gerektiğine dair son kararları aslında bu konuda tüm tereddütleri de ortadan kaldırmıştır. Biz AK Parti olarak yeni hazırlamaktayız. Olduğumuz anayasamızda da Cumhuriyetin temel niteliklerinden olan demokratik olma vasfı, laiklik vasfı, sosyal hukuk devleti olma vasfını özenle muhafaza edeceğiz. Etmek durumundayız. Ama laikliğin bir gerekçede açıklamasını yapmak nasıl anlaşılması gerekir laiklik, gerekçede de bunu geniş şekilde izah etmeyi düşünüyoruz” dedi.
Şahin sözlerinin devamında, “Doğrusu o tablo, o görüntü hoş bir görüntü değildi. Türkiye’nin ana muhalefet partisi genel başkanının öyle bir duruma düşmüş olmasından üzüntü duydum. Ancak Sayın Kılıçdaroğlu neden böyle bir duruma düştüm diye düşünmelidir. Bunun bir cevabını kendi nefsinde aramalıdır diye düşünüyorum. Yapmış olduğu hatalı açıklamalar, fezlekeye dönüşmüş olan hakaretler, özellikle bir sayın bayan bakanın namusuna ve iffetine dönük olarak algılanan bu açıklamalarına bir takım gönül dostlarını hak dostlarını ortak etmemelidir. Tabii sayın Kılıçdaroğlu’nun önce ismini saydığı Yunus Emre’nin, Mevlana’nın ve Hacı Bektaşi Veli’nin öğretilerine baktığında orada hiç kimseye hakaret olmadığını görecektir. Özellikle bir bayana dönük olumsuz ifadeleri o kişilerin kullanmadığını görecektir. Keşke Hacı Bektaşi Veli’nin öğretisine, Mevlana’nın öğretisine ve Yunus Emre’nin tavsiyelerine uygun davransaydı sayın Kılıçdaroğlu, herhalde böyle bir durumla da karşı karşıya gelmezdi. Hakkında bu kadar hakaretten dolayı fezleke olmazdı” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
torul baraj golunde cop adalari olustu mahalle sakinleri cozum bekliyor EljWDvsI
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Mayıs, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Torul Baraj Gölü’nde çöp adaları oluştu, mahalle sakinleri çözüm bekliyor

Gümüşhane’nin Torul ilçesindeki Torul Baraj Gölü’nde biriken atıklar nedeniyle göl yüzeyinde çöp adaları oluşurken, mahalle sakinleri yıllardır yaşanan kirliliğe çözüm bulunmasını istiyor.

Torul ilçesine bağlı Köprübaşı ve Çamlıca mahalleleri sınırlarında bulunan Torul Baraj Gölü’nde özellikle yaz aylarında biriken plastik atıklar, evsel çöpler ve çeşitli atık maddeler çevre kirliliğine neden oluyor. Harşit Çayı’nı besleyen derelerden sürüklenerek geldiği belirtilen çöplerin, göl yüzeyinde adacıklar oluşturduğu görüldü.

Mahalle sakinleri, barajın faaliyete geçtiği yıllardan bu yana benzer görüntülerin yaşandığını ifade ederek, kötü koku ve sinek sorununun da her geçen yıl arttığını söyledi. Vatandaşlar, su seviyesinin düştüğü dönemlerde kıyıya vuran çöpleri kendi imkânlarıyla temizlemek zorunda kaldıklarını belirtti.

Bölgedeki vatandaşlar, göl çevresinde oluşan atıkların sadece görüntü kirliliği oluşturmadığını, aynı zamanda çevre sağlığını da tehdit ettiğini dile getirdi. Özellikle yaz aylarında çöplerin arasında yılan ve akrep görüldüğünü ifade eden mahalle sakinleri, çocuklar açısından da tehlike oluştuğunu kaydetti.

Mahalle sakinleri, Torul Baraj Gölü’nde yıllardır devam eden çevre kirliliğine karşı kalıcı bir çalışma yapılmasını ve gölde biriken atıkların düzenli olarak temizlenmesini talep etti.

“Çöplerle birlikte yaşamak zorunda kalıyoruz”

Çamlıca Mahallesi sakini Turgay Bostan yıllardır çöplerle birlikte yaşadıklarını ve hiçbir yetkilinin sorunun çözümü için adım atmadığını ifade ederek, “Torul Barajı 2008-2009 yıllarında faaliyete başladı ve yaklaşık 16-17 yıldır hizmet veriyor. Her yıl aynı manzarayı yaşıyoruz. Köprübaşı ve Çamlıca mahalleleri olarak yıllardır burada vatandaş kendi imkânlarıyla çöp topluyor. Yerel yöneticiler görmüyor mu? Devlet Su İşleri, valilik, kaymakamlık bu durumu fark etmiyor mu? Mahalleliyi bu çöp ortamına nasıl mahkûm ediyorlar, anlamakta güçlük çekiyoruz. Ben her yaz yaklaşık 6 ay burada kalıyorum ve bugüne kadar devletin bu baraja gelip bir çalışma yaptığını görmedim. Her yıl burada plastikler ve çöpler birikiyor. Ben yaklaşık 15 yıldır istisnasız şekilde burada çöp topluyor, çöp yakıyorum. ‘Memleketin nehrinin akışına ölürüm’ demekle vatanseverlik olmuyor. Vatanseverlik; çevreyi, suyu ve toprağı kirletmemekle, kuşuna, ağacına, çiçeğine sahip çıkmakla olur. Ancak ne yazık ki bu sahiplenmeyi göremedik. Burada adeta ‘körler sağırlar birbirini ağırlar’ durumu yaşanıyor. Tabii duyarlı vatandaşlarımız da var. Bu mahallede artık kimse çöpünü buraya atmıyor. Buradaki çöpler daha çok yukarı mahallelerden ve Harşit Çayı’nı besleyen derelerden geliyor. Özellikle bizim evlerimizin ve karşıdaki Köprübaşı Mahallesi’nin önünde birikiyor. Biz yaz aylarında bu çöplerle birlikte yaşamak zorunda kalıyoruz” dedi.

“Artık bahçelerimizde sebze meyve yetişmiyor”

Gürcan Bostan ise, “Baraj tutulduğundan beri yıllardır bu sorunla uğraşıyoruz. Su çekildiğinde bazen çöpleri kendimiz temizliyor, yakıyoruz. İnsanlar zaman zaman hayvan leşlerini bile buraya atıyor ve çevreye ağır kokular yayılıyor. Devlet Su İşleri burada koruma amaçlı çalışmalar yaptı ancak hepsi zamanla yıkıldı, kullanılamaz hale geldi. Şu an özellikle çocuklar için tehlike oluşturuyor ama ilgilenen yok. Herkes herhalde koltuğunda rahat oturuyor. Artık burada sebze ve meyve yetişmiyor; hem rüzgâr hem de pislik nedeniyle verim alamıyoruz. Tortuların altında akrepler ve yılanlar çoğaldı. Buna mutlaka bir çözüm bulunması gerekiyor. Yerel siyasetçilerde de yeterli duyarlılığı göremiyoruz. Herkes kendi işinin peşinde, vatandaş ise kimsenin umurunda değil. Oysa vatandaş olmazsa devlet de olmaz. Biz sadece bize sahip çıkılmasını istiyoruz. Burada yaşamak gerçekten çok zor. Barajın suyu çekildiğinde çöpler nedeniyle ağır bir koku oluşuyor ve sinek istilası yaşanıyor” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin