ZONGULDAK Kozlu Belediye Başkanı Ertan Şahin, ilçedeki doğalgaz çalışmalarını aktardı. Kozlu ilçesinde doğalgaz çalışmalarını değerlendiren Kozlu Belediye Başkanı Ertan Şahin, 2017 yılına kadar ilçede tamamen doğalgaz kullanılmaya başlanacağını ifade etti. Şahin, “Doğalgaz gelecek demiştik. Bugün Fatih Mahallesi, 19 Mayıs Mahallesi, alt kotları, Yalıboyu güzergâhındaki Güney Mahallesi, eski Zonguldak güzergahlarında ve çarşı merkezine doğalgaz verilmeye başlandı. Tabii ki abone olma şartları 2017’den sonra belirginleşecek. Şu anda halkımız serbest kullanmaya başladı. Bu anlamda Kozlu’da hava temizliği açısından da bu kış biraz daha rahatız. İnşallah ilerleyen dönemlerde Kozlu’nun tamamı 2017 yılına kadar doğalgaza geçmiş olacak. Daha temiz bir havayı soluyacağız. Bu çalışmalar devam ediyor. Çalışmalardan dolayı belediye bu işi seri yapar anlamında doğalgaz firmasıyla protokol imzaladık. Onların kırdığı yerleri belediye kapatacak. Bu doğrultuda çalışmalarımızın büyük bir yoğunluğunu oraya verdik. Bunlarda son aşamaya geldi. Bu yapılırken biz alt yapıyı tamamen bitirelim dedik. Kurumlara yazılar yazmıştık. Elektrik şirketi ve Telekom şirketinin çalışmaları da olmaya başladı. Onların da protokolünü imzaladık. Bunlar da şu anda yoğun şekilde devam ediyor. Daha önce yapılan imalatlarda alt yapı tamamen bitirilmeden çalışmalar yapılmış. Hatların yer altına alınması çalışmaları sürüyor. Bundan dolayı halkımıza verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz. Ama elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.


Şahin’den Doğalgaz Değerlendirmesi
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


