Şahin: “Türkiye’nin Kaderiyle AK Parti'nin Kaderi Aynıdır” - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Ekim, 2015 14:38 tarihinde yayınlandı
0
0

Şahin: “Türkiye’nin Kaderiyle AK Parti’nin Kaderi Aynıdır”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Türkiye’de birilerine, AK Parti’yi iktidardan uzaklaştırmak için taşeronluk görevi verildiğini belirterek, “Okyanus ötesinde faaliyette bulunan bir örgüte bu görev verildi. Onların yargıdaki ve emniyetteki adamları kanalıyla Recep Tayyip Erdoğan’ın koluna kelepçe takılacak ve iş başından uzaklaştırılacaktı. Başaramadılar, başaramayacaklar. Şunu bilesiniz ki Türkiye’nin kaderiyle AK Parti’nin kaderi aynıdır” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili adayı Mehmet Ali Şahin, Safranbolu’da partisinin İlçe Başkanlığı’nca çay bahçesinde düzenlenen toplantıya katıldı.
Şahin burada yaptığı konuşmada, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ankara’da terör saldırısına ilişkin yaptığı açıklamayı değerlendirerek, “Bu açıklamanın özeti şudur; ‘Ankara’da 102 vatandaşımızın ölümüne sebep olan o eylemin amacı 1 Kasım seçimlerini yaptırmamaktır’ diyor. Peki neden 1 Kasım seçimlerini birileri yaptırmamak istiyor? Bir takım terör örgütlerini kullanarak Türkiye’de demokrasinin önünü kesmeyi, Türkiye’deki normal demokratik hayatın yolundan çıkmasını ve Türkiye’de bir kaosun ciddi bir siyasi ve ekonomik sorunun meydana gelmesini kim istiyor? Şunu bilelim ki, tüm terör örgütleri taşerondur. Artık çağımızda savaşlar devletler arasında yapılmıyor. Yani devletlerin silahlı kuvvetleri arasında savaş yapılmıyor artık. Bir ülkeyle hesabı olan başka ülke veya ülkeler bir takım taşeron terör örgütlerini kullanıyorlar” dedi.
“TÜRKİYE’NİN KADERİYLE AK PARTİ’NİN KADERİ AYNI”
Türkiye’nin önünün kesilmeye çalışıldığını da belirten Şahin, “Türkiye’nin önünü kesmek istiyorlar. Özellikle 1 Kasım seçimlerine doğru giderken 7 Haziran’da tek başına iktidarını önlediklerini düşündükleri AK Parti’nin 1 Kasım’da yeniden tek başına iktidara geleceğini görmeye başladılar. Niye bazı çevreler, hatta bazı ülkeler AK Parti’nin Türkiye’yi yönetmesinden rahatsız oldular? Neden Recep Tayyip Erdoğan yurt dışındaki bazı basın yayın organlarında hep kendisine hakaret edilen, hatta ‘diktatörce davranıyor’ diye bir takım ithamların altında bırakılıyor. Sebebi ne? Çünkü AK Parti Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu Türkiye’de bağımsız bir politika takip ediyorlar. Ama ne yerli işbirlikçileri, ne terör örgütleri, ne de yurt dışındaki örgütler Türkiye’nin gidişini durduramayacak. Recep Tayyip Erdoğan Davos’ta ‘One Minute’ dedi ya ondan sonra Türkiye’de birilerine, AK Parti’yi iktidardan uzaklaştırmak için taşeronluk görevi verildi. Okyanus ötesinde faaliyette bulunan bir örgüte bu görev verildi. Onların yargıdaki ve emniyetteki adamları kanalıyla Recep Tayyip Erdoğan’ın koluna kelepçe takılacak ve iş başından uzaklaştırılacaktı. Ama başaramadılar, başaramayacaklar. Şunu bilesiniz ki Türkiye’nin kaderiyle AK Parti’nin kaderi aynıdır” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ahsabin cazibesi belgesel filmi ilk kez izleyiciyle bulustu 3jYNRpOQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Mart, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

“Ahşabın Cazibesi” belgesel filmi, ilk kez izleyiciyle buluştu

Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü destekleriyle hazırlanan “Ahşabın Cazibesi” belgesel filminin ilk gösterimi izleyiciyle buluştu.

Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programa Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı.

Program öncesinde Vali Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve katılımcılar, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Galerisi’nde belgeselin yapım aşamasını anlatan resim sergisini ziyaret etti. Serginin ardından sanatseverler, belgesel gösteriminin yapılacağı salona geçti.

Yapım ve yönetmenliğini Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın üstlendiği belgeselin yardımcı yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun ve Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım yaptı. Görüntü yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun’un üstlendiği yapımın senaryosu Doç. Dr. Ersoy Soydan, Araştırma Görevlisi Abdullah Güray Basakcıoğlu, Araştırma Görevlisi Güzide Kayıtmazbatır ve Araştırma Görevlisi Mehmet Erol tarafından hazırlandı.

Yapımı iki yıl süren belgeselin seslendirmesini tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rıza Sönmez gerçekleştirirken; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Orman Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan geniş bir danışman kadrosu projeye katkı sundu.

İki yıl süren çekim sürecinde Kastamonu’nun kent merkezi, ilçeleri ve köyleri ziyaret edilerek tarihi konaklar, camiler, bağ evleri ve yayla yaşamı kayıt altına alındı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii başta olmak üzere aşı boyalı İnebolu evleri, Tosya gümeleleri ve geleneksel mimari örnekleri belgeselin ana temasını oluşturdu.

Belgesel; ahşabın sivil mimariden dini yapılara, günlük yaşamdan el sanatlarına kadar uzanan kullanım alanlarını ele alırken, aynı zamanda tarihi yapıların korunması, işlevlendirilmesi ve turizme kazandırılması gerekliliğine dikkat çekiyor.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan belgeselin yönetmeni Doç. Dr. Ersoy Soydan, projenin yalnızca bir belgesel/film çalışması değil, aynı zamanda kültürel sorumluluk taşıyan bir belgeleme süreci olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Soydan, ekip olarak Kastamonu’nun farklı noktalarında binlerce kilometre yol kat ederek çekimler yaptıklarını belirtti. “İçinde yaşadığımız ve doyduğumuz kente borcumuz olduğunu düşünüyoruz” diyen Soydan, Kastamonu’nun ahşap mimarisini, doğal zenginliklerini ve kültürel belleğini kayıt altına almayı hedeflediklerini söyledi. Soydan, projeyle hem kültürel miras bilincini artırmayı hem de kentin uluslararası tanıtımına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti.

Şehir genelinde bin 433 adet tescilli sivil mimari örneği bulunduğunu ve bunların korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Soydan, ahşap mimariyi ve tabiat varlıklarını belgeleme, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama ve kültürel miras bilincini artırma amacıyla bu projeye başladıklarının altını çizdi.

Kastamonu’nun doğal ve kültürel mirasına dikkati çeken Soydan, “Bu değerlerin bir yandan korunması ve bir yandan da yeniden ahşap yapılan özendirilmesi ve Kastamonu’nun UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesine alınmasının hedeflenmesi gerektiği için bu belgeselin ana fikrini oluşturuyor” dedi.

Program, açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen film gösterimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin