Karabük Postası tarafından
08 Ocak, 2016 16:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Şahin “Bünyemizde Barındıramayız, Hemen Atıyoruz Dedik”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, “AK Parti, imamın beyaz sarığına benzer, en küçük bir leke kendini gösterir. Ak ismini almak budur" dedi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, AK Parti Genel Merkez binasında Safranbolu Köy Muhtarları Derneği üyesi 21 muhtarını kabul ederek isteklerini dinledi. Safranbolu Köy Muhtarları Derneği Başkanı Ragıp Tunç, Şahin’e başarılar dileyerek, “Seçmen 7 Haziran’da biraz yanıldı ama 1 Kasım seçimlerinde yanılgısını düzeltti” dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin de, seçmenin 7 Haziran seçimlerinde 1 Kasım seçimlerinde de en doğru olanı yaptığını söyleyerek, “Vatandaşımız 7 Haziran’da ‘Bak ha, sizi uyarıyoruz’ demiştir ve biz de bu uyarıyı dikkate almışızdır. Biz AK Partiyiz. Ak Parti, imamın beyaz sarığına benzer, en küçük bir leke kendini gösterir. Ak ismini almak budur. Vatandaşın uyarısı hâlâ dikkatimizdedir ve bir takım yanlış yapanlar varsa, onların gözünün yaşına bakmadık” ifadesini kullandı. “BÜNYEMİZDE BARINDIRAMAYIZ, HEMEN ATIYORUZ DEDİK” Parti olarak Siyasi Erdem ve Etik Kurulunu kurduklarını belirten Şahin, şunları söyledi: “Bizim felsefemize aykırı davranacak kim olursa olsun, derhal gereğini yapacak beş kişilik bir heyet kurduk. Sözümüzü en son Merkez Yürütme Kurulunda yerine getirdik ve hemen dosya önümüze geldi. Falan kişi, falan belediye başkanı yanlış yapmış, haksız kazanç elde ettiğine dair bir takım iddialar var. İnceledik kuşkular ciddi. Tamam kardeşim bünyemizde barındıramayız, hemen atıyoruz dedik. Dolayısıyla 7 Haziran’da milletin vermiş olduğu mesajın sonuçlarıdır bu. Bunu belki daha önce yapmalıydık. Milletimiz 1 Kasım’da ‘tamam kardeşim biz sizin gerekli mesajları aldığınıza inanıyoruz ve bir şans daha veriyoruz, hadi bakalım’ dedi ve 1 Kasım’da tekrar tek başımıza iktidara getirdi. Önümüzdeki süre bizim için dezavantajları olduğu kadar ve avantajları olan bir süre. Avantajı, 2019’a kadar seçim yok. Çünkü her seçimde hizmetler noktasında bir duraksama geçiriyoruz. Neden, yaptığın iş doğru da olsa, oy kaybettirir mi diye düşündürüyor.” “TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ VE BU MİLLET SİZE ÖZ YÖNETİM VERİR Mİ?” Şahin, Doğu ve Güneydoğuda PKK terör örgütü ile verilen mücadeleye de şöyle değindi: “Ne istiyorsunuz kardeşim, öz yönetim. Ne demek kardeşim bu öz yönetim? E bu mahalleyi, biz yöneteceğiz, bu kenti biz yöneteceğiz. Yani, buraya Türkiye Cumhuriyeti Devletinin güvenlik güçleri giremeyecek, bizim kendi güvenlik güçlerimiz olacak, burada vergiyi biz toplayacağız. Yok, yahu, bu kadar kolay mı bu işler? Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti sana bunları yaptırır mı, bu millet buna izin verir mi. Bunlara sempati ile bakan ve anadili Kürtçe olan vatandaşımız da bunların ne olduğunu görmeye ve öğrenmeye başladı. Şimdi bunlara soruyorum ben, Ankara’da oturuyorsunuz, bu hendek kazan teröristlere destek veren milletvekilleri var, hani bunların başarılı olması için namazlarda duaya davet etti ya Demirtaş, şimdi bunlar Ankara’da Çankaya’da bilmem ne caddesinde oturuyor, aileleri ve çoluk çocuklarıyla. Sabahleyin kalktıklarında yüzleri kapalı birtakım adamlar oturdukları caddeyi kazmış olsalar, militanlar ellerinde silahlarla dolaşıyor olsalar, ne yapar bu adamlar, soruyorum ne yaparsınız? Telefona sarılır, devlet nerede, neden bunlara müsaade ediyor derler. Aynı şeyi Sur’da, Cizre’de vatandaşlar söyleyince, neden vatandaşların yanında değil de teröristlerin yanında yer alıyorsunuz. Diyarbakır’da başka mahalleler var, hendek falan kazılmayan, çatışmaların olmadığı, oraları kazsalar, hayırdır ne yapıyorsunuz derler. Evlerin duvarlarını delmişler, oradan oraya geçiyorlar, perişan etmişler, milletin evlerine el koymuşlar." Oradaki vatandaşın olayın farkında olduğunu anlatan Şahin, şunları söyledi: "Oradaki vatandaşımız görüyor bu ikilemi. Tabi vatandaş zarar görmesin diye iğneyle kuyu kazarcasına güvenlik güçlerimiz hareket ediyor, ev ev. Düzelecek ama bunlar, birkaç hafta içinde bunlar eylemlerine son verecekler, devlet onlara gereğini yapacak, şu anda çalışmalar orada böyle sürüyor.” Türkiye’deki sorunlardan birinin bu olduğunu ve inşallah bunları aşacaklarını anlatan Şahin, sözlerini şöyle tamamladı: "Siz, Safranbolu’nun köylerinde nasıl huzur içinde ve devletin güvencesi altında yaşıyorsanız, oradakilerin de böyle yaşamasını istiyoruz biz, ama orada birileri huzurlu yaşatmıyor kardeşim. Yaptığımız vatandaşın güvenliğini sağlamaktır. Bu konudaki devletimizin ve güvenlik güçlerimizin çabası devam edecektir. Tabi şehitler de veriyoruz. Teröristler çukur kazıyor, bombayı içine koyuyor ve uzaktan kumanda ile patlatıyor. Karşımızdakiler çocuk değil, arkasında bazı güçler var, devletler var. Türkiye ile bir takım sorunları olan devletler bu örgütleri kullanıyor. Kimin kullandığını biz biliyoruz, yüzümüze gülerler ama bunları da perde arkasından desteklerler. Biz bunların hepsini biliyoruz.” Şahin’in konuşmasının ardından Safranbolu köy muhtarları, köyleri ile ilgili eksiklikleri dile getirerek bazı isteklerde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Mustafa Akgün tarafından
30 Ocak, 2026 15:05 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yangın tüpü atan firmalara uyarı

Karabük’te yangın söndürücü cihazlar, tüpler ve asansörler başta olmak üzere birçok sanayi ürününün piyasa gözetimi ve denetimi, 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde Karabük İl Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.

Yangın söndürme cihazları ve yangın söndürme tüpleri, piyasaya ilk arz edildikten sonra Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’te belirtilen periyotlarla muayene, bakım ve yeniden dolum süreçlerine tabi tutuluyor. Bu kapsamda bakım ve muayene işlemlerinin yılda en az bir kez (altı aydan az olmamak kaydıyla), yeniden dolum işlemlerinin ise dört yılda bir yapılması gerekiyor.

Söz konusu işlemlerin, 19 Nisan 2011 tarih ve 27910 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ÖSG-2011/09 numaralı Mecburi Standart Tebliği’nin 3. maddesi uyarınca, TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi (HYB) bulunan firmalar tarafından gerçekleştirilmesi zorunlu. Firmaların ayrıca TSE 11827 zorunlu standardında belirtilen tüm şartları yerine getirmesi gerekiyor.

Üreticiler, yangın söndürücüleri TS EN3-8, TS EN1866-2 ve TS EN1866-3 standartlarına uygun olarak üretmek ve TS 862-7, TS EN3-7, TS EN3-8, TS EN3-9 ve TS EN3-10 standartları kapsamında gerekli belgelendirmeleri tamamlamak zorunda. Ürünler üzerinde yapılacak işaretleme ve etiketlendirmelerle, yangın söndürücülerin insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından güvenli olduğu gösterilerek CE işaretinin iliştirilmesi gerekiyor.

Periyodik muayene, bakım ve yeniden dolum hizmetini sunan firmalar ise, bu işlemlere ilişkin etiketleri, ürünün piyasaya ilk arzında yer alan etiketleri kapatmayacak şekilde ilave etmekle yükümlü. Dağıtıcılar ve satıcılar da, yalnızca teknik mevzuata uygun ve CE işaretli ürünlerin satışını yapmak zorunda bulunuyor.

Yetkililer, Karabük’teki kamu kurum ve kuruluşlarının, yangın söndürücü satışı ve dolumu yapan firmaların TSE Hizmet Yeterlilik Belgelerini dikkatle kontrol etmeleri gerektiğini vurguluyor. Belgelerde firma adresinin güncel olması ve belgenin geçerlilik süresinin dolmamış olması büyük önem taşıyor. Ayrıca kamu kurumlarının, kendi bünyeleri ile ilişkili özel sektör kuruluşlarında bulunan yangın söndürücü cihazların düzenli olarak kontrol edilmesini, bakım ve muayenelerinin zamanında yapılmasını ve cihazların çalışır durumda olmasının teyit edilmesini sağlamaları gerektiği ifade ediliyor. Bu uygulamaların, can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından hayati önem taşıdığı belirtiliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin