Sahildeki ölü palamutların yaydığı pis koku vatandaşları rahatsız ediyor - Karabük Haber Postası
sahildeki olu palamutlarin yaydigi pis koku vatandaslari rahatsiz ediyor i35tISO4 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Eylül, 2024 20:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Sahildeki ölü palamutların yaydığı pis koku vatandaşları rahatsız ediyor

Rize’de sahilde görülen onlarca ölü palamut yaydığı pis koku nedeniyle çevreyi rahatsız ediyor.

Balıkçılar av yasağının kalktığı ilk günden bugüne kadar tonlarca palamut yakaladı. Vatandaşlar tezgahlarda görmeye alışık olduğu palamutun ölü halde sahilde ve deniz üzerinde de gözükmesi çevre sakinlerini tedirgin etti. Merkeze bağlı Müftü Mahallesi Karadeniz Sahil yolu yan yol üzerinde bulunan kayıkhane içerisinde ölü balıklar ve deniz yüzeyindeki kirlilik pis bir kokuya neden oldu. Vatandaşlar ölü balıkların acilen temizlenmesi gerektiğini söyledi.

Kötü koku ve ve ölü alabalıklar ile ilgili konuşan Gökhan Bakır, “Burası böyle ölü balık doldu ve koku yaymaktadır. Limanın içi doldu. Buraya akın akın geliyorlar. Nereden geldi bilemiyoruz. Sahil ölü balıkla doldu. Bununla ilgilenmeleri için çağrıda bulunuyoruz. Bunlar canlı değil ölü. Enteresan bir şey. Ağdan kurtulmuş olsa canlı olarak piyasaya düşer. Rezil bir şekilde kokuyor. Burada başka balıklar var. Bunları acilen gereken kişilerin müdahale etmesi gerekiyor. İnsan sağlığını düşünerek müdahale etmemiz gerekiyor. Limanın içerisinde 500’ün üzerinde balık var. Gereken müdahaleyi yapmalarını istiyoruz. Daha önceden hamsi ile böyle karşılaşmıştık. Bu kötü bir şekilde kokuyor ve insan sağlığını etkiler. Denizde bir zehirlenme olsa bu balıklar böyle olmaz. Birileri tarafından mı denize atıldı. Teknede balığı muhafaza edemeyince bozulan balıkları mı buraya döktüler anlamadık” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
dwdwdw 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
25 Mart, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarihi Evlerde “Yangın Odaları” geleneği yaşıyor

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde, Gayrimüslimlere ait bazı tarihi evlerde bulunan “yangın odaları”, 19. yüzyılda yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen mimari önlemleri gözler önüne seriyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür’ün “Safranbolulu Gayrimüslimlerin Mimari Eserlerine Ait Yeni Veriler” adlı makalesinde yer verdiği bilgilere göre, Kıranköy’de 1859 yılında meydana gelen büyük yangın, bölgedeki yapılaşma anlayışında önemli değişimlere yol açtı. Yangın sonrası inşa edilen veya onarılan evlerde, yangına karşı dayanıklı özel bölümler oluşturuldu.

Makaledeki bilgilere göre söz konusu yangın odaları genellikle kış aylarında aile bireyleri tarafından kullanılan ve çoğunlukla ara katlarda konumlandırılan mekanlar olarak dikkat çekiyor. Bu odalar tamamen kesme taş, moloz taş ve harç malzemeler kullanılarak inşa edildi. Ahşap mimarinin yaygın olduğu Safranbolu evlerinin aksine, yangın riskini azaltmak amacıyla taş malzeme tercih edildi.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı olarak tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür, makalesinde 1859’daki büyük yangının, Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Yangın odalarının hem barınma hem de afet anında korunma amacıyla tasarlandığına dikkat çekiliyor.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Özgün Örnek: Saffronia 1900 Konak

Kıranköy’de bu geleneğin özgün örneklerinden biri de günümüzde butik otel olarak hizmet veren Saffronia 1900 Konak’ta görülüyor. Yapının içerisinde bulunan yangın odası, taş duvar örgüsü, tonoz örtüsü ve kapı detayıyla geleneksel mimari özellikleri yansıtıyor.

Bu tür yapılar, yalnızca estetik veya turistik değer taşımıyor; aynı zamanda geçmişte yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen korunma yöntemlerini somut biçimde günümüze aktarıyor. Gür de makalesinde, 1859’daki yangının Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Mübadele öncesinde alınan önlemlerin ardından günümüzde yaşanan yangınların tamamen talihsizlik ve hatalı uygulamalar olduğuna değinen Araştırmacı, modern dönemde yapılan uygulamalarda tarihi yapılardaki düzenlemelere çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Bugün ayakta kalmayı başaran tarihi evlerin ve içlerindeki özgün unsurların korunması, sadece mimari mirasın değil, toplumsal hafızanın da korunması anlamına geliyor. Yangın odaları, Safranbolu’nun afet tecrübesini ve bilinçli yapılaşma geleneğini temsil eden önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Safranbolu’daki tarihi konakların aslına uygun şekilde restore edilmesi ve özgün detayların yaşatılması, geçmişten çıkarılan derslerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Kıranköy’deki yangın odaları ise bu mirasın en çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin