Reklam
Reklam
saglikli yasama adim attilar yOktDG8a
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Mart, 2025 12:07 tarihinde yayınlandı
0

Sağlıklı yaşama adım attılar

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği, obezite hastalarına cerrahi tahliller sunarak hayat kalitelerini artırmaya devam ediyor. Diyet ve spor ile kilo veremeyen iki hasta, Obezite Haftası’nda sağlıklı bir ömür için birinci adımı attı.

Günümüzde sıhhatsiz beslenme alışkanlıkları, hareketsiz ömür üslubu ve gerilimin tesiriyle dünya çapında obezite oranları süratle artıyor. Obezite ile çabada çağdaş tıbbın sunduğu tahlillerden biri olan obezite cerrahisi, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde hastalara muvaffakiyetle uygulanıyor.

Yıllarca kilo sorunu yaşayan ve yaptığı diyetlere karşın kilo veremeyen K.U. ve H. K. fazla kilolarının ömür kalitesini etkileyecek boyuta gelmesi üzerine Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’ne başvurdu. Yapılan muayene ve tetkiklerin akabinde ameliyatı uygun bulunan iki hasta, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Kolu Lideri Prof. Dr. Mevlüt Pehlivan ve takımı tarafından ameliyata alındı. Hastalardan H.K.’ya metabolik cerrahinin yanı sıra safra kesesi ve mide fıtığı ameliyatı da oldu.

Hem sıhhatlerine hem ülkü kilolarına kavuşacaklar

Ameliyatları başarılı geçen iki hasta, rutin takiplerinin âlâ gitmesi sonucu operasyondan 24 saat sonra taburcu edildi. Obezite Haftasında sağlıklı bir yaşama adım atan iki hasta, hem sıhhatine hem de ülkü kiloya kavuşacağı için keyifli olduğunu lisana getirdi. Ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Pehlivan ve takımına teşekkür eden hastalar, morbid obezite tedavisi olmak isteyen hastaların Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gönül rahatlığı ile başvurabileceğini söz etti.

Kalıcı ve uzun vadeli tahliller sunuyor

Obezitenin dünyada ve ülkemizde en kıymetli sıkıntılardan biri olduğuna dikkat çeken Pehlivan, obezite cerrahisinin kalıcı ve uzun vadeli tahliller sunduğunu belirtti. Hastaları multidisipliner bir yaklaşımla ele aldıklarını söyleyen Mevlüt Pehlivan, “Ameliyat ettiğimiz hastalardan birinin mide fıtığı ve safra kesesinde taş vardı. Metabolik ve bariatrik cerrahi yanı sıra eş vakitli olarak kolesistektomi ve mide fıtığı tamiri ameliyatlarını gerçekleştirdik. Ameliyatlarının 24. saatindeyiz ve rutin takipleri yeterli gittiği için hastalarımızı taburcu edeceğiz” dedi.

Obeziteye bağlı hastalıklar nedeniyle mevt oranının sigaraya bağlı mevt oranlarına yaklaştığına işaret eden Prof. Dr. Pehlivan, Genel Cerrahi Kliniği olarak obezite cerrahisi ile hastaların kilo vermesi ve obeziteye bağlı sıhhat problemlerini azaltmaya çalıştıklarını kelamlarına ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin