Düzce Belediyesi, Avrupa Hareketlilik Haftası etkinlikleri çerçevesinde “Bisiklet Baharı ve Plogging Şenliği” düzenledi. Melensu Park’tan bisikletleri ile Anıtpark Meydanı’na kadar gelen katılımcılar, Millet Bahçesi ve Valilik çevresinde çöp topladı.
Düzce Belediyesi’nin de faydalanıcıları arasında yer aldığı Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı (SKUP) kapsamında, 16-22 Eylül tarihleri arasında kutlanan Avrupa Hareketlilik Haftası’nda Düzce’de “Bisiklet Baharı ve Plogging Şenliği” düzenlendi. Paylaşımlı Kamusal Alanlarda Şehri Birlikte Yaşayalım teması ile kutlanan Avrupa Hareketlilik Haftası’nda çevre dostu ulaşım araçlarının kullanımını teşvik etmek ve sağlıklı yaşamı desteklemek amacıyla düzenlenen etkinliğe, Düzce Valisi Selçuk Aslan ve Düzce Belediye Başkan Yardımcısı Burak Coşkun ile her yaş grubundan vatandaşlar katıldı.
Etkinliğin başlangıç noktası Melensu Park’ta bir araya gelen bisikletliler, arabasız gün kapsamında trafiğe kapatılan İstanbul Caddesi güzergahından Anıtpark Meydanı’na kadar pedal çevirdiler. Program, koşarken veya yürürken çevredeki çöpleri toplama etkinliği olarak bilinen “Plogging Şenliği” ile devam etti. Katılımcılar, Avrupa Hareketlilik Haftası’na denk gelen “Dünya Temizlik Günü” nedeniyle Anıtpark Meydanı, Millet Bahçesi ve Valilik binası çevresinde çöp toplayarak daha yaşanabilir bir şehre kavuşmanın ancak birlikte hareket etmekle mümkün olacağı mesajını verdiler.


Sağlıklı yaşam ve temiz çevre için pedalladılar
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

