Reklam
Reklam
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
18 Kasım, 2024 21:40 tarihinde yayınlandı
0

Sağlıkfest’te Obezite Farkındalık Standı Kuruldu

KARABÜK- Karabük Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türkiye’nin ilk Sağlık Bilimler Festivali Sağlıkfest’te, obezite standı öğrencilerin ve ziyaretçilerin yoğun ilgisini gördü.
Sağlıkfest’te, bir yandan Türkiye’nin sağlık alanında daha da güçlü konuma yükselmesine katkı sağlayan projeler üretilirken öte yandan öğrenciler tarafından açılan stantlarda ziyaretçilerin ilgisine çekecek çeşitli uygulamalar katılımcıların ilgisine sunuldu. Bu stantların birin de de obezite ile mücadele konusuna özel bir vurgu yapıldı. Stant görevlileri, obezitenin tanımı, ortaya çıkaracağı sağlık sorunları hakkında bilgilendirme yaparak vatandaşları ve öğrencileri obeziteye karşı uyardı.
Vatandaşlar evde obezite olup olmadıklarını kolaylıkla öğreniyorlar
Obezite, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanıyor. Vatandaşlar basit bir formülle obezite olup olmadıklarını öğrenebiliyor. Boyunuzu ikiyle çarptıktan sonra kilonuz çıkan sonuç ile bölününce çıkan sonuç vücut kitle endeksi verilerini ortaya çıkarıyor. Bu verilere göre çıkan sonuç; 18.5 altında ise zayıf, 18.5-24,9 arasında ise normal, 25- 29,9 arasında ise fazla kilolu, 30 ve üzeri ise obez kabul ediliyor. Ayrıca, obezite testi ‘Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) sayfasından da hesaplanabiliyor. Stant görevlileri, obezite tanısı alan veya kilosundan memnun olmayan bireylere, evde diyet uygulamak yerine bir diyetisyenle çalışmayı öneriyor. Stant görevlileri tarafından sıklıkla dile getirilen “Yağ asla kasa dönüşmez” ifadesi, öğrencilerin dikkatini çeken önemli bir mesaj oldu. Obezitenin yol açabileceği ciddi sağlık sorunları arasında kalp krizi, Tip 2 Diyabet, uyku apnesi, depresyon ve bazı kanser türleri gibi hastalıklar yer alıyor.
Obeziteden korunmak için yeterli ve dengeli beslenme, düzenli uyku, fiziksel aktivite ve stres yönetimi gibi temel yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, fastfood ürünlerin sık tüketiminin obezite riskini artırdığı belirtildi. Stantta, obezite önyargısı hakkında da bilgilendirmelerde bulunuldu. Obezite önyargısı, kilolu bireylere karşı olumsuz tutum ve davranışları içerirken, bu durum eğitim-iş hayatında ve sosyal ilişkilerde ayrımcılığa sebep olarak bireylerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Önyargının sonuçları arasında depresyon, anksiyete, düşük özsaygı ve bozulmuş beden algısı gibi sorunlar yer alıyor. (Hediye Ünver, Busenur Köse, Bahadır Gegez, Oktay Demir, Semanur Sarısandal)

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin