Reklam
Reklam
saglik kurulu raporu operasyonunda doktor ve organizatore ev hapsi OdshNl1h
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Mart, 2025 04:30 tarihinde yayınlandı
0

Sağlık kurulu raporu operasyonunda doktor ve organizatöre ev hapsi

Samsun’da usulsüz sağlık kurulu raporları verilmesiyle ilgili düzenlenen operasyonda 1’i doktor ile 2 kişi için konut mahpusu kararı verilirken, 6 kişi de mahkemece isimli denetim kuralıyla hür bırakıldı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatları doğrultusunda Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Hatalarla Çaba (KOM) Şube Müdürlüğü koordinesinde, emeklilik süreçlerinde kullanılmak üzere usulsüz sağlık kurulu raporlarının alınmasıyla ilgili operasyon düzenlendi. “Rüşvet, kamu kurum ve kuruluşları ziyanına nitelikli dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik” suçlarından düzenlenen operasyonda devlet hastanesinde vazifeli Kulak Burun Boğaz Hekimi N.K.’nin de ortalarında bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahısların ikametlerinde ve iş yerinde yapılan aramalarda, 1 adet ruhsatsız tabanca, 208 adet tabanca fişeği, 3 adet engellilik sağlık kurulu raporu, 1 adet sağlık kurulu muayene fişi ve 3 adet cürüm yazışması bulunan ajanda ele geçirilirken, çok sayıda dijital malzemeler ise incelenmek üzere el konuldu.

KOM Şube Müdürlüğündeki sorgulanması tamamlanan 1’i doktor 8 kişi bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye söz veren doktor N.K. ile olayın organizatörü M.G. için mahkemece yaşlarından ötürü konut mahpusu uygulanmasına karar verilirken, 6 kişi ise mahkemece isimli denetim kuralıyla hür bırakıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin