Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Temmuz, 2022 14:43 tarihinde yayınlandı
0

Sağlık Çalışanları İsyan Etti!…

Konya’da görev yaptığı hastanede uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden doktor Ekrem Karakaya için 10  yıl görev yaptığı Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde basın açıklaması yapıldı

Konya Şehir Hastanesinde görevi başında öldürülen Kardiyoloji Uzmanı Ekrem Karakaya için 10 yıl görev yaptığı Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde Karabük Tabip Odası başta olmak üzere sağlık iş kolunda yer alan sendikalar  ortak basın açıklaması yaparak, şiddet olaylarına tepki gösterdiler.

Basın açıklamasını okuyan Acil Tıp Uzmanı Dr. Büşra Bildik, “Sürekli uyarılarımıza, tedbir çağrılarımıza rağmen maalesef dün Konya’da bir defa daha korktuğumuz başımıza geldi.

Hepinizin bildiği gibi bir doktor arkadaşımız, canice katledildi.

Hayatının baharında caninin kurşunlarına hedef olan Uzm. Dr. Ekrem Karakaya, görevi başında, yeni çalışmaya başladığı hastanede katledildi.

Katliam aleti ise bir silah… Tablonun vehametini düşünebiliyor musunuz?

Bir doktor, şifa dağıtılan bir merkezde, yani hastanede, hasta yakınının kurşunlarına hedef oluyor ve can veriyor. Hastalara şifa dağıtmak, can kurtarmak için alın teri döküyor.

Ve karşılığını canıyla ödeyerek şehit oluyor…

Biz sağlık çalışanları olarak bu duruma isyan ediyoruz. Saldırıyı lanetliyoruz…

Ve can güvenliğimiz sağlansın istiyoruz. Açıkça buradan bir defa daha deklare ediyoruz;

Sağlık emekçilerinin can güvenliği artık sağlansın.

Aksi halde sağlık kuruluşlarında hizmet sunmak mümkün olmayacaktır.

Hekiminden hemşiresine, teknisyeninden memuruna sağlık çalışanlarının onlarca sorunu bulunuyor.

Ancak hiçbiri can güvenliği kadar sağlık kuruluşlarında kol gezen şiddet kadar can yakıcı değil…

Can güvenliği sağlanmadığı için, yeterli tedbir alınmadığı için, Ekrem Hocamızın örneğinde olduğu gibi canımız yanıyor, isyan ediyoruz…

Bazen yaralanıyoruz, bazen hakaret, küfür ve tehditlere maruz kalıyoruz…

Bazen sinip içe kapanıyoruz, meslekten soğuyoruz.

Ve hatta çekip gidiyoruz…

Tüm bunların yanı sıra ise her daim korku halinde yaşıyoruz…

Buradan soruyoruz:

Böyle bir ortamda kutsal sağlık mesleğini nasıl aşk ve şevkle icra edelim?

Buradan soruyoruz:

Daha ne zamana kadar sağlık kuruluşlarına elini kolunu sallayarak suç aletleriyle girmek serbest olacak?

Öldürücü, yaralayıcı silah ve aletlerin içeri sokulmasına, ne zamana kadar göz yumulacak?

Kaç canımız yitecek?

Daha nice canlarımız acıyacak soruyoruz?

Açıkçası 1 Milyon 200 bin sağlık emekçisi bu konuda laf değil icraat bekliyor artık.

Başka Ekrem Hocalar ölmesin istiyoruz…

Başka canlar yanmasın istiyoruz…

İşimizi korkmadan, emniyet içinde yapmak istiyoruz.

Bu kararlılığımızı siyasi iradeye göstermek içinde bugün, Türkiye genelinde iş bırakıyoruz…

Tüm vatandaşlarımızı bu konuda bize destek olmaya davet ediyoruz…

Ve herkese de sağlık çalışanlarının bu ülkenin hayat sigortası olduğunu buradan bir daha hatırlatıyoruz…

Şehit doktorumuza Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sağlık camiamıza sabır diliyoruz.

Başımız Sağolsun” dedi.

KARAKAYA İÇİN ANMA PROGRAMI DÜZENLENDİ

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ekrem Karakaya için Hastanenin idare bölümünde düzenlenen anma töreninde konuşan İl Sağlık Müdürü Ahmet Sarı, çok üzgün olduklarını söyledi.

Ekrem hocanın çok iyi bir insan olduğunu anlatan Sarı, “Gece gündüz demeden 24 saat çalışan, anjiyonun birisini bitirip dinlenmeden, teri kurumadan ikinci anjiyoya giren, sabahlara kadar insan sağlığı için çalışan, gayret gösteren bir kardeşimizdi.” dedi.

Karakaya için haklarını kat kat helal ettiklerini belirten Sarı, şöyle devam etti:

“Her gün farklı türden şiddet olaylarıyla karşı karşıya kalabiliyoruz. Artık bu olayların son bulmasını hepimiz temenni ediyoruz. Vefat eden sadece bir doktor değil, bir evlat, kardeş, baba, çok iyi bir insandı. Allah rahmet eylesin. Bize göre o görev şehididir, görevi başında katledilerek şehit edilmiştir. Mekanı cennet olsun. Ailesine sabır diliyorum.”

Mesai arkadaşları adına konuşan Başhekim Doç. Dr. Nihat Yılmaz da Karakaya’nın ölümünün kendilerini çok üzdüğünü, sağlıkta şiddeti kınadıklarını dile getirerek, bu saldırının son olmasını istedi.

Törende hastane imamı Yakup Ökten tarafından helallik alındı, dua edildi.

GIYABİ CENAZE NAMAZI KILINDI

Öte yandan  Dr. Ekrem Karakaya için öğlen namazının ardından Yenişehir Çamlık Camiinde Gıyabi Cenaze Namazı kılındı  (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
bakan gurlek aciklamisti 20 yillik faili mechul olayi zanlilari adliyede EGUsR1dC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin