SAFTİD’den Festivale Önemli Katkı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Haziran, 2022 14:15 tarihinde yayınlandı
0
0

SAFTİD’den Festivale Önemli Katkı

Bu sene 23.sü düzenlenecek olan Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali yarın başlıyor. Safranbolu Belediyesi ve Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneğinin (SAFTİD)  işbirliği ile düzenlenen Festivalin yan teması  ‘’Yerel Mutfak’’ Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneği tarafından organize edilecek.

Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneği tarafından yapılan açıklamada; ’’Geleneksel olarak 22 yıldır düzenlenen Safranbolu Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivalinin 23.sü bu sene 8-11 Haziran tarihleri arasında Safranbolu Belediye’si ve Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneğinin iş birliği ile düzenlenecek. Festival ana içeriğinin dışında her sene değişen Festival yan teması yapılan komisyon çalışmaları sonucunda bu sene “Yerel Mutfak” olarak belirlendi. Yerel Mutfak yan teması altında yapılacak tüm etkinlikler Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneği tarafından Safranbolu Soyut Kültürünün yaşatılması, ön plana çıkartılması ve gelecek nesillere kesintisiz olarak aktarılması için planlandı.

Son yılların yükselen trendi olan yerel mutfak teması festivalin birinci günü olan 8 Haziran Çarşamba günü saat 13,00 da Safranbolulu ev kadınlarının yüzyıllardır yaptıkları Safranbolu yemeklerinin reçetelerini ve geleneksel pişirme tekniklerini lisenin ve üniversitenin gastronomi bölümünde okuyan gençlere aktarmaları ve bu yerel lezzetlerin sunumu ve tadılması ile başlayacak. Conrad Otel İstanbul’ un Executive  Chef i Safranbolulu hemşehrimiz Ziya Çıkrıkçı’nın 9 Haziran Perşembe günü saat 13.00 da “ Safranbolu Yerel Mutfağına İstanbul’dan Profesyonel Bakış” başlıklı seminerinin ardından saat 18.00 da Safranbolu Yazıköy de Yazıköy kültürünün renkli ve lezzetli unsurlarından etli keşkek fırına verilecek ve saat 21.30 da Ulu Cami’den başlayacak olan “Safranbolu Gece Yürüyüşü “ etkinliği Kazdağlıoğlu Meydanında ikramlar ile  sonlanacak.  10 Haziran Cuma günü saat 11.00 da Yazıköy çamaşırhane önünde katılımcılar yerel kıyafet olan Feraceler ile karşılanacak, Gece boyunca pişen keşkek özel ritüeller ile fırından çıkartılacak ve tüm katılımcılar ile birlikte halk oyunları gösterileri eşliğinde tadımı yapılacak bu lezzetli etkinliğin ardından “Geçmişten Geleceğe Yazıköy” temalı Resim sergisi gezilecek.

Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneği olarak Karabük ve Safranbolulu tüm hemşehrilerimizi festivalimizin etkinliklerine katılmaları için davet ediyoruz” denildi. (Nurettin Acar)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
w 3
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
30 Nisan, 2026 13:06 tarihinde yayınlandı
0
0

500 TL, 1000 TL VE 5000 TL LİK PARALARIN BASILMAMASININ ARDINDAKİ NEDENLER.

Türk Lirasının alım gücü daha ne kadar düşecek?
En büyük banknotumuzun alım gücüne bakın, neye yetiyor? İlkokul çocuğuna harçlık olarak veriyorsunuz, beğenmiyor.
Bazı nedenlerle ve inatla daha büyük banknotlar basılmıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 500 TL, 1000 TL, 5000 TL gibi daha büyük banknotları basmamasının nedeni;
* Yeni ve daha büyük bir banknotun piyasaya sürülmesi, halk nezdinde enflasyonun kalıcı olduğu ve paranın değer kaybının resmileştiği şeklinde algılanacağı endişesidir. Ekonomi yönetimi, enflasyonla mücadele kararlılığını göstermek ve bu olumsuz psikolojik algıyı tetiklememek için mevcut 200 TL’lik sınırı korumayı tercih etmektedir.
* Büyük banknotların eksikliği, fiziksel olarak büyük miktarda nakit taşımanın zorluğu nedeniyle vatandaşları ve işletmeleri kredi kartı, FAST ve diğer dijital ödeme yöntemlerini kullanmaya yönlendirmektedir.
* Büyük kupürlü banknotlar, yüksek miktardaki paraların fiziksel olarak transferini ve saklanmasını kolaylaştırdığı için kara para aklama ve kayıt dışı faaliyetlerde kullanılma riski taşır. Mevcut yapının korunması, finansal işlemlerin şeffaflığını artırmayı hedefler.
* Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, banknot kupür değerlerinin teknik analizler ve ihtiyaçlar doğrultusunda belirlendiğini, bir ihtiyaç oluşması halinde gerekli kararların alınabileceğini ifade ediyor.

* Şu anki tabloya göre, tedavüldeki banknotların adet olarak yaklaşık %60’ını, değer olarak ise %87’sini en büyük kupür olan 200 TL oluşturmaktadır.

Bana göre, vatandaşdaki asıl algı ve eziklik şu; “En büyük paramız 200 TL. Onunla 1 kilo domates, 250 gram kıyma bile alamıyoruz.”
* Vatandaşı enflasyonun kalıcı olduğu algısına düşürmeyelim derken, dünyanın en değersiz parasını kullanma ezikliğini yaşatıyoruz.
* Kayıp kaçağı, kredi kartı kullanımını artırarak belli bir oranda kontrol altına alıyoruz. Fakat gözden kaçırdığımız önemli bir konu var. Kredi kartları alış verişlerinden kesilen yüzde 2.5 komisyon.
Ülkemizdeki bankaların yüzde 90’ının yabancı olduğunu düşündüğümüzde milyarlarca lira yurt dışına, ırmak misali akıyor.

Almanya’da Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yüksek enflasyon ve aşırı arz nedeniyle paranın değeri düşmüş ve Almanlar, bir somun ekmeğin 201 milyon Mark’a çıktığı 1923 yılında ekmek almak için fırına el arabası ile para götürür hale gelmişlerdi.

Adamlara ders olmuş ki, şimdi dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri oldular.

Bu gidişat hiç iç açıcı değil. Aman! Allah korusun! Almanların 2. Dünya savaşındaki durumuna düşmeyelim.

Paramız hiç bu kadar değersiz olmamıştı.
200 TL, piyasaya ilk olarak 1 Ocak 2009’da sürülmüştü. Piyasaya çıktığında dolar kuru 1.52 idi. Yani 200 TL 131 dolara karşılık geliyordu. Şimdi ise 200 TL 4.4 dolara tekabül ediyor.
TL deki erime maalesef her geçen gün hızla artıyor.

10 yıl önce D segment lüks bir otomobil 60-70 bin TL ye alınabiliyordu. Şimdi 6-7 milyon TL

bir ülke ekonomisi ne kadar verimli, güvenli ve ihracat odaklı olursa, para birimi de döviz karşısında o kadar değerlenir.

Daha büyük paralar basmayacaksanız, söyleyin, el arabalarını hazır edelim.

İlyas Erbay