“Babamın emaneti, Yemenicilik Müzesi yeniden hayat bulmalı”
Safranbolu’nun yaşayan hafızası Ali Demirezen, babası son yemenici ustası Ahmet Demirezen’in mirasını yaşatmak ve bu kadim zanaatı geleceğe taşımak için bir çağrıda bulunuyor. İşte Ali Demirezen’in kelimeliyle, bir devrin hikayesi ve gelecek nesiller için kurduğu o anlamlı hayal:
"Babamın Emaneti, Safranbolu’nun Mirasıdır: Yemenicilik Müzesi Yeniden Hayat Bulmalı"
Safranbolu’nun tarih kokan sokaklarında, Osmanlı’dan bu yana yankılanan çekiç seslerinin son şahitlerinden biriyim. Babam Ahmet Demirezen, bu çarşının tozunu yutmuş, tam 70 yıl boyunca aynı dükkânda yemenicilik sanatına hayat vermiş son ustaydı. Onun vefatından sonra, elimde kalan en büyük hazine; dükkânındaki o emektar aletler, hatıralar ve bu mesleğin ruhudur.
Ali Demirezen, babasının aziz hatırasını ve yemenicilik sanatının inceliklerini şöyle dile getirdi: “Babam Ahmet Demirezen, Safranbolu Yemeniciler Arastası’nın son nefesiydi. Onun 70 yıl boyunca elinin değdiği, terinin döküldüğü o malzemeleri 18 yıl boyunca bir müze çatısı altında sergiledik. Ancak ne yazık ki, yapılan protokollere aykırı adımlar atılması sebebiyle bu kıymetli eşyaları geri almak zorunda kaldım. Şimdi bu emanetler bende; ama gönlüm onların bir odada saklanmasına değil, yeniden halkımızla buluşmasına razı.Benim en büyük amacım ve arzum; babamın adını taşıyan bu koleksiyonun, hak ettiği gibi korunaklı ve profesyonel bir mekanda yeniden sergilenmesidir. Sadece yemenicilik de değil; semercilik gibi unutulmaya yüz tutan tüm zanaatların bir arada olduğu, 'Yaşayan Bir ZanaatkarlarMüzesi' kurulmasını hayal ediyorum. İstiyorum ki gençlerimiz buraya gelsin, bir yemeninin nasıl emekle şekillendiğini görsün, ecdadımızın sabrını ve sanatını okuyup öğrensin. Bu parçalar benim şahsi malım değil, Safranbolu’nun, Türkiye’nin kültürel mirasıdır. Bu mirası geleceğe bırakmak için her türlü paylaşıma hazırım."
Bir Devrin Hikayesi
“Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi” derken, aynı bu müzenin hazırlanma heyecanı ile kapanışının hikâyesini okuyacaksınız. Arasta Çarşısının restorasyonun 1980 yılı içerisinde tamamlanmasından sonra, turizme yönelik mahalli el sanatları, hediyelik eşya satan birkaç dükkan ve eskiden kahve olan mekan işletmeye açılmıştı. Çarşıdaki 48 dükkandan 3 dükkan da Kaymakamlığa tahsis edilmiştir. Safranbolu Kaymakamı Sayın Yavuz Erkmen’in kurulduğundan beri yemeni imalatı yapılan bu üç dükkandan birini; bu mesleği karakterize edecek bir dükkan haline getirmeyi planlamıştır. Bu işi daha önce yapmış olan esnaftan veya yakınlarından malzeme toplama gayretine girişilmiş. ancak temin edilememiştir. Demir Çelik fabrikalarında çalışan Sosyolog Sayın Uğurol Barlas, ben ve babam Ahmet Demirezen'le birlikte Kaymakam Sayın Yavuz Erkmen’in daveti üzerine makamına gidilmiş ve görüşme yapılmıştır. Beraberce Arasta çarşısına gidilmiştir. Tahsis edilen ve rafları da yapılmış olan bu dükkan, Ahmet Demirezen’in çıraklıktan itibaren kesintisiz 70 yıl çalıştığı dükkandı. Önümüzdeki günlerde yapılacak olan festivale yemenicilik eşyalarının bu dükkana yerleştirilmesi isteniyordu. Ahmet Demirezen'in 8 yıldan beri evinde muhafaza ettiği tüm yemenicilikte kullanılan eşyaları, evinin bahçesine çıkartılarak tek tek temizlendi. Ve arastadaki dükkana yerleştirildi. Bu kez, dükkanın tabelasında "Yemenici Ahmet Demirezen" yerine, “Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi” yazıyordu.Festival günü, zamanın Başbakan Yardımcı Sayın Kaya Erdem ve bazı kamu görevlileri, davetliler, turistler ve halk Arasta Çarşısındaydı. Müzenin açılışı yapıldı. Ahmet Demirezen yıllardan beri kuşandığı yemenici önlüğünü o gün tekrar kuşanmış, eski günlerinin canlılık ve mutluluğunu tekrar yaşıyordu. Festivalden bir müddet sonra, yemenicilik müzesinin geleceğini korumak, nesillere aktarmak amacıyla, Kaymakam Sayın Yavuz Erkmen'le aşağıda verilen 28.06.1990 tarihli bir protokol düzenlenmiştir. Ahmet Demirezen 21.07.1973 ölümüne kadar zaman zaman bu müzeyi açarak gelen ziyaretçilerinin istifadesine sunmuştur. Ölümünde sonra sayın Aytekin Kuş uzun yıllar burada hizmet vermiştir. Bir süre de Kaymakamlığın görevli bir memuru, son olarak bitişiğe taşınan yemenici Mustafa Öncül'ün hizmetleriyle açık tutulmuştur. 2007 yılı sonlarına gelindiğinde; Kaymakamlık bu müzedeki eşyaların bir kısmını dükkanda bırakıp, bir kısmını da Tarihi Kent Müzesine taşımıştır. Dükkan da günümüz şartlarında yemeni imalat yapan bir esnafa verilmişti. Müze eşyalarının bir kısmı yerinde bırakılmış, bir kısmı da Tarihi Kent Müzesine taşınmıştı.Arasta'dan müzenin taşınması, 28.06.1990 tarihli Kaymakam'lıkla yaptığım ekteki protokola tamamen aykırıydı. Kaymakamlıkla yapılan yazışmalar netice vermeyince, 28.06.1990 protokolun 7.maddesine göre tüm eşyalar, 18.06.2007 tarihinde Kaymakamlıktan geri alınmıştır. Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi, 18 yıl boyunca yıllar öncesi yemeni imalat ve ticareti yapılan çarşıda eski günlerin bir anısını yaşatmıştır. Safranbolu ile ilgili yayımlanan gazete, dergi, mecmua ve kitaplarda, turizm acenta ve broşürlerinde, web sayfalarında bu isim yer almıştır. Ahmet Demirezen yaşadığı süre ve şartlarında, Osmanlılar zamanından beri devam eden Safranbolu Yemeniler Arastasında yemeni imalatı yapan en son yemenici ustasıdır. Bu kez web sayfası kurarak zamanının yemeniciliği tanıtmak ve yaşatmayı amaçladık.
*AHMET DEMİREZEN (1906 – 23.07.1993 ) KİMDİR? Ahmet Demirezen daha çocuk denilebilecek 6-7 yaşlarında iken 1912-1913 yıllarında Yemenici dükkânının eşiğinden adımını atmıştır. Bu zamanda babası savaşa katılmak üzere Safranbolu’dan ayrılmıştır. Annesi ve iki kardeşiyle kalmıştır. Bu günleri hayal meyal hatırlayan Ahmet Demirezen, 1919 yılında da babasının ölüm haberini almıştır. Babası Çanakkale ve Yemen’de savaşmış. Esaretten sonra hasta olarak İstanbul’a dönmüş ve hastanede vefat etmiştir. Safranbolu’ya gelen asker arkadaşlarından gelen haberlerde bunlardan ibaret bilgiler olmuş. Babası da yemenicidir.
Ustası Mumcu Osmanoğlu Sadık ustadır. Çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemini ustasının yanında tamamlamıştır. Ustasının ölümünden sonra bir süre vereseleri adına çalışmış, 1922 yılında da 16 yaşında iken, bu dükkanı devralmıştır. Başlangıçta kır pazarı denilen cıvar nahiye ve kasabalara ürettiklerini satmak üzere; 1929 yılına kadar pazartesi günleri Eflani’ye, bu yıldan itibaren Perşembe günleri de 1969 yılına kadar 40 yıl Eskipazar’a gitmiştir. Safranbolu'da pazartesi gününe eflani denilmesinin bir nedeni de Eflani de o gün pazarın kurulmasının hatırlatılmasıdır.
Genellikle hayvancılık, tavuk ve hindi yetiştiriciliğinin yaygın olduğu Eflani'den Eskipazar'a yönelmesinin nedeni de, pazar dönüşlerinde bazen soyguncuların yol kesmesi idi. Ancak pazardan parayla dönmek yerine kazandıklarını Safranbolu'dan o gün gelen celeplere veren yemenicilerin bir zararları olmamıştır.
Vakıflar idaresinin Arastadaki dükkanları satışa çıkartması üzerine 1935 yılında da Ahmet Demirezen dükkan sahibi olmuştur. Bu satıştan önce ileri gelen esnafın aldıkları tavsiye kararıyla; ihalede, hiçbir kişi halen oturmakta olan kişinin dükkanına talip olmamıştır. Toplam alanı 12 m2 olan bu dükkan, 54 TL'ye 4 eşit taksitte alınmıştır.
Karabük’te Demir Çelik İşletmelerinin kurulmasından sonra 1940’lı yıllarda başlamak üzere bu mesleğe rağmen azalmış, eleman yetiştirme sıkıntısı başlamış, hatta esnaftan da Demir Çelik’e çalışmaya girenler olmuştur. 1950 yılının ortalarında yemeniden daha ucuz fakat sağlıksız olan lastik ayakkabıların piyasaya sürülmesi de yemenicilik mesleğinin daha da geri saymasına sebep olmuştur. Yemenicilikle uğraşanlar azalmış, yerlerine yeni yetişenler olmamış ve1960’lı yılların ortasında Ahmet Demirezen’den başka yemenici ustası olarak arastada kimse kalmamıştır. Bu zamana kadar satışa yönelik yemeni imalatı yapılmamış, ancak elde bulunan malzemelerle sipariş üzerine yemeni imalatı yapılmıştır. Buna paralel olarak yıllarca Safranbolu ve civarının deri ihtiyacını karşılayan tabakhanede de deri imalatı yapan esnaf kalmamıştır. Bu tarihten sonra Ahmet Demirezen yemeni yerine mest imalatına yönelmiş, imalatta kullanacağı deriyi de Gerede tabakhanesinden karşılamak zorunda kalmıştır. Mest satışı kış mevsiminin yaklaşmakta olduğu günlerde başlamakta, ancak Ahmet Demirezen eski günlerde olduğu gibi her gün dükkanın sabah açıp, akşam kapatmaktadır. Kış için mest dikimine devam etmiş, turistlerin ilgisini çeken yemeni yerine çocuk mestini satışa sunmuştur. Yegane kaldığı arastada kedisi ve güvercileri ile birlikte olmakta, yakın dostları ve Safranbolu’ya hayran olan ziyaretçilerine eski günlerini anlatmıştır. "Dükkan kapısı, hak kapısıdır" diyerek, bir kazancı olmadığı ve ilerlemiş yaşına rağmen heyecanla dükkanın açık kalmasına özen göstermiştir.
Arasta boşalmış, bazı dükkanlar ise bakımsızlıktan çökmeye yüz tutmuştu. 1978 yılında Kültür Bakanı Prof. Dr. Sayın Ahmet Taner Kışlalı’nın Safranbolu’yu ziyaretlerinde; Kaymakamlar Evi ile Yemeniciler Arastası’nın Bakanlıkça kamulaştırılması ve restorasyonu gündeme gelmiştir. 72 yaşına rağmen rağmen, arastada Ahmet Demirezen’in tek başına yıllarca yaptığı işi devam ettirmesinden etkilenmiş olmalı ki, Sayın Bakan “ Ahmet ustanın dükkanını kamulaştırmayın, Ahmet Usta dükkanında çalışmasına devam edecektir.* ” diye de açıklamada bulunmuştur. Aslında o günlerde bu dükkan arastada ayakta kalabilen en sağlam iki dükkan biri idi. Kamulaştırma kararı,14.12.1978 tarihinde dükkan sahiplerine bildirilmiştir. Ahmet Demirezen'indükkanı kamulaştırılmıştır. Restorasyonun başlayıp, sıranın çalıştığı dükkanına gelmesine kadar, kendisinin bu dükkanda çalışmasına izin verilmiştir. 15.12.1982 tarihinde de Ahmet Demirezenaralıksız 70 yıl sürdürdüğü işini fiilen bırakmıştır.
1990 yıllara gelince Arasta çarşısının restorasyonu tamamlanmış, az da olsa turizme yönelik ise bazı dükkanlar açılmıştır. zamanın kaymakamı Sayın Yavuz Erkmen eski Arastayı karakterize edecek bir dükkanın olmasını planlamıştır. Kaymakamlıkça, iç rafları hazırlattırılmış olan dükkan, Ahmet Demirezen'in 70 yıldır devamlı çalıştığı dükkanı idi. O gün Sayın Yavuz Erkmen’le birlikte yerini görmeye gidilmiş ve eşyaların festival gününe kadar yerleştirilmesi talep edilmişti. Bu amaçla eşyalarını evinde muhafaza etmekte olan Ahmet Demirezen'in yemenicilik malzemelerini bu dükkana taşımıştır
Festival günü açılan bu dükkan "Ahmet DemirezenYemenicilk Müzesi" adıyla yıllarca hizmet vermiş, Türkiye'de turizme yönelik bir çok, dergi ve broşürlerde yer almıştır.
Ahmet Demirezen'in yaşadığı süre içerisindeki Safranbolu Arasta çarşısı ve yemenicilik anlatılmaya çalışılmıştır. Kendisi bu iş yapmış olan en son yemeni ustadır.
Ahmet Demirezen, Safranbolu'da 1912-1913 yıllarında çırak olarak girdiği bu dükkanda; çırak, kalfa, usta, dükkan sahibi yemenici olarak çalışmış ve Haziran 1990’dan Nisan 1993’e kadar sağlığında müze olan bu dükkanı zaman zaman açarak gelen misafirlerine hatıralarını anlatarak hizmet vermiştir.
Not: Ahmet Demirezen’in Biyografisi, Mimar Yavuz İnce’nin 17.03.2005 tarih ve 179 sayılı Safranbolu Ekspres’te yayımlanan “Safranbolu’da Eski Ustalar” yazısından alınmıştır.