Karabük’te İhlas Haber Ajansı (İHA) tarafından haberi yapılan 50 yıl önceki düğünlerde uygulanan örf ve adetler devlet arşivlerinde yerini alıyor.
Yaklaşık bir ay önce İHA tarafından haberi yapılan, Safranbolu ilçesine bağlı Yazıköy’de evlenme çağına gelen gençlerin, 50 yıl önce düğünlerde uygulanan gelenek ve görenekleri Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın arşivlerinde yerini alıyor. Köyün gençleri annelerinden ve büyüklerinden duydukları gelenek ve görenek için dernek kurarak bu gelenekleri yeniden canlandırmak için harekete geçtiklerini duyurduğumuz haberde kadınların ferace giyip peçe taktıkları düğünlerde, çocuklar en arkada gelini cibinlik içinde taşıyorlar. Yaklaşık 50 yıl sonra yeniden canlandırılan eski gelenekte köyün kadınları gelin için kına merasimi düzenlenip ilahiler söylenirken, ardından davetliler ile beraber özel tutulan hamama gidiyorlar. Gelin hamamdan çıktıktan sonra evine girerken kayınvalidesini 3 defa havaya kaldırıp merdivenlerden su dökerek çıkıyor.
“GELENEK DEVLET TARAFINDAN KAYIT ALTINDA OLACAK”
Yazıköy Kültür ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Ahmet Karakaş düğünlerde yapılan gelenek ve göreneklerin 50 yıllık unutulmuş bir etkinlik olmakla beraber tekrar canlandırmaya karar verdiklerini belirterek, “Eskiden Yazıköy’de 7-8 gün süren bir düğün çok güzel bir düğünmüş. At yarışları ile uğurlanan bir düğün. Keşkekten yapılan yemekler var, gelin kınası var, gelin hamamı var. Üç dört defa geline kına yakıyorlar. Biz bugün onu canlandırmaya karar verdik. Ferace, ipek mahrama ve cibinlik kullanılıyor. Ferace önde giden anlamındadır. İpek Mahramamız ve cibinlik orijinaldir. Amacımız eski adetleri gelenekleri yaşatmak. Şuanda devlet arşivlerinden, bizden bu çekimi arşivlerde saklamak için yapmamızı istediler. İnsanları toplamak ve organizasyon yapmak çok zor. Bir ay önce yapmıştık ama onda bayanları kendi başına bıraktık. Ama bu etkinlik çok daha detaylı yapıldı” dedi.


Safranbolu’nun 50 yıllık geleneği kayıt altına alınıyor
Tarihi kentte tulum sesi yükseldi
Düzce Belediyesi’nin yürüttüğü kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkan Konuralp Antik Kenti, bu kez tarihin içinden yükselen tulum ezgilerine ev sahipliği yaptı. 8 yaşındaki Ahmet Semih Toraman, tarihi atmosferde tulum çaldı, geleceğe dair en büyük hayalini paylaştı.
Yakın zamanda restorasyon çalışmalarının başlayacağı Konuralp Antik Kenti bir yandan yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekerken, diğer yandan da sanatla ilgilenenlerin uğrak noktası haline geldi. Konuralp İlkokulu öğrencisi 8 yaşındaki Ahmet Semih Toraman da babası ile birlikte tulum provalarını Konuralp Antik Kenti’nde yapıyor. Enstrümana ilgisinin babası sayesinde başladığını söyleyen Toraman; “Tulum çalmayı babamdan öğrendim, sonra kendi kendime geliştirdim. İleride de bu işi yapmayı düşünüyorum” dedi.
Provalar; arabada, tarlada ve Konuralp sokaklarında
Oğlunun müziğe olan ilgisini büyük bir gururla destekleyen baba Nedim Toraman ise tulum serüveninin küçük bir hediye ile başladığını anlattı.
Tulum sanatçısı bir arkadaşının hediye ettiği küçük tulumun ardından Ahmet Semih’in kendini geliştirdiğini ifade eden Toraman, oğlunun her fırsatta prova yaptığını söyledi.
Kendisi de kemençe çaldığını belirten Toraman, “Akşamları arabada çalıyoruz, Konuralp’in sokaklarında ve bazen hafta sonu tarlaya gittiğimizde prova yapıyoruz. Kültürünü yaşatıp geliştirmesi çok kıymetli. Başka enstrüman çalarsa da yardımcı olacağım” diye konuştu.
Konuralp’in tarihi dokusunun kendileri için çok özel olduğunu vurgulayan Toraman, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından antik kentte oğluyla birlikte konser verme hayali kurduklarını belirterek, “Burada yürümek, burada çalmak, burayı hissetmek farklı bir duygu. İnşallah restorasyon bittikten sonra bu atmosfer içerisinde baba oğul bir konser vermek istiyoruz. Çocuğumla birlikte aynı sahneyi paylaşmayı hayal ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Düzce Belediyesi’nin çalışmalarıyla tarihi mirası yeniden ayağa kaldırılan Konuralp Antik Kenti, kültür ve sanatın buluştuğu özel anlara ev sahipliği yapmaya devam ediyor.


