Safranbolulu Yazarın Romanı Okurlarını Safranbolu Sokaklarında Gezdiriyor - Karabük Haber Postası
ffffff 1
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
22 Ekim, 2025 16:13 tarihinde yayınlandı
0
0

Safranbolulu Yazarın Romanı Okurlarını Safranbolu Sokaklarında Gezdiriyor

Safranbolulu yazar Edip Süha Ünal, ilk romanı“Son Sözüm İsyan”ile edebiyat dünyasına özgün bir soluk getiriyor. Gerçek mekanlar ve olaylar üzerinden kurgulanan roman, okurları tarihi Safranbolu sokaklarında geçen duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.

Romanın öne çıkan yönlerinden biri, Safranbolu’nun tanıtımında kullanılan QR kod uygulaması oldu. Okurlar, kitapta yer alan kodu tarayarak romandaki karakterlerin geçtiği sokak ve mekanlarda sanal bir gezinti yapabiliyor. Bu yenilik, edebiyat ile teknolojiyi buluşturarak okurlara çok boyutlu bir deneyim sunuyor. Ünal, romanında milli mücadele dönemini kurgulayarak, “Hilmi Dede” ve “Uzun Kazım” gibi karakterler üzerinden geçmişle bugünü, gelenekle değişimi ve insan ruhunun derinliklerini ustalıkla birleştiriyor.

Yazdığı kitabı hakkında Karabük Postası Gazetesi muhabirine bilgi veren Yazar Edip Süha Ünal, “Son Sözüm İsyan kitabının konusu 1920 yılında milli mücadele döneminde Safranbolu sokaklarında, tarihi mekânlarında geçen bir hikâyeyi anlatıyor. Hikâye sadece 1920’lerde geçmiyor, günümüzle geçmiş arasında gidip gelen bir kurguya sahip. Bu geçişleri, kitaba eklenen QR kod uygulaması sayesinde videolar üzerinden izleyerek takip edebiliyorsunuz. Böylece hikâyeyi gözünüzde daha net canlandırma imkânı sunuluyor. Aynı zamanda roman, Safranbolu’nun Milli Mücadele’ye katkılarını, yaşadığı çelişkileri, endişeleri ve korkuları da işliyor. Dayıoğlu Olayı’nda ortaya çıkan isyanın kente yaşattığı stresi, okuyucu da karakterlerle birlikte hissedebiliyor. Okuduktan sonra Safranbolu’nun evlerini ve sokaklarını gezmek isteyeceğiniz bir kitap oldu. Umarım sizler de bu hikâyeyi okuyarak aynı duyguları yaşarsınız.” ifadelerinde bulundu.

Yazar Ünal, eserini Karabük Birlik Medya ortaklarından ve yöneticisi Okan Küçük adına imzalayarak, takdim etti. Ardından gazete çalışanlarıyla bir araya gelerek hatıra fotoğrafı çektirdi.

Edip Süha Ünal Kimdir? 1971 yılında Karabük’te dünyaya gelen Edip Süha Ünal,eğitimini Demir Çelik Lisesi’nde tamamladı. Üniversite ve iş hayatı sebebiyle doğduğu topraklardan ayrıldı. İstanbul’da 30 yıl yaşadıktan sonra 2024 yılında tekrar Safranbolu’ya döndü. Mesleği gereği bilişim sektöründe ilerleyen Ünal, İstanbul’da uzun yıllar çalıştığı şirkettin kurucu ortaklığını memleketi Safranbolu’dan sürdürüyor. Evli ve bir çocuk babası olan yazar, 2024 yılından itibaren Safranbolu’da ikamet ediyor.

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin
araclarinda ve evdeki hava fritozu icerisindeki uyusturucuyla yakalanan saniklarin yargilanmasina baslandi J6GybZZP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Araçlarında ve evdeki hava fritözü içerisindeki uyuşturucuyla yakalanan sanıkların yargılanmasına başlandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan O.D., uyuşturucuyu arkadaşı H.C.Ş.’nin kardeşlerine bakabilmek için sattığını söyledi.

Olay, 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi.

Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrasında sanıklar M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.

Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık O.D., “Olay günü H.C.Ş. beni aradı. Yeni malzeme yaptığını söyledi. Çalıştığım için yemek molasına çıkabileceğimi söyledim. Öğlen yemek molasına çıktığımda yanına gittim. İşten çıktığımda üzerimden çıkan uyuşturucu maddeyi bana o verdi, parayı akşama verebileceğimi söyledim, o da kabul etti. Biz, yemek yerken jandarma ekipleri geldi. Üzerimde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında cebimde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettim. H.C.Ş., maddeyi benim hırkamdan çıkardığımı söylemiş, güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde üzerimde sadece tişört olduğu görülmektedir. O maddeyi koyabilecek hiçbir yer yok üzerimde. Affınıza sığınarak beraatımı talep ediyorum” dedi.

H.C.Ş.’nin uyuşturucu maddeyi M.A.’dan aldığını söylediğini ifade eden O.D., “’Ben senin arkadaşınım, benden de mi para alacaksın’ dediğimde, ‘ben de 9 bine 3 gram ham madde halinde Muhammet’ten alıyorum’ diye söyledi. Ben ondan hiç para karşılığında uyuşturucu almadım. Önceki ifademde, uyuşturucunun etkisinde olduğum için ’aldım’ demiş olabilirim. Sentetik ecza hapı ve bonzai kullanıyorum. İlk cezaevine girdiğimizde 3 gün beraber kaldık, babası cezaevine girdiği zaman kardeşlerine bakmak için zorluk çektiğini, onun için bu işi yaptığını söyledi. H.C.Ş., arabaya benim koyduğumu söylüyor, torpido varken neden onun tarafına koyayım? Bana vermesi için arabaya bindik. H.C.Ş. daha önce bana para gönderdi ama borç olarak gönderdi. Beraatımı talep ederim” dedi.

“Babam cezaevine girince boşluğa düştüm, uyuşturucuyla avuttum kendimi”

Tutuklu sanık H.C.Ş. ise, “Babamın cezaevine girmesinden dolayı boşluğa düştüm, kendimi uyuşturucuyla avutuyordum. M.A. ve O.D. ilk uyuşturucuyu içirdi. Sigaranın içine esrar koymuş, ben de bunu içtim, sonra bağımlı oldum. Bunun karşılığında ücret talep etmediler, daha sonra benden para talep etmeye başladılar. Para karşılığında M.A. ve O.D.’den uyuşturucu satın aldım. M.A. ve O.D. bana IBAN gönderdi, ben hesaplarına havale yaptım, mesaj konuşmaları da yaptı. Yakalandığımız gün O.D. beni motosikletiyle almaya geldi, benim arabam başkasındaydı. Ben ona emanet etmiştim, ’arabayı almaya gidelim’ dedim. Arabam M.A.’nın dükkanının önündeydi. Arabayı aldıktan sonra O.D. tütün paketini gösterdi. Ben de merak edip aldım, içini açtığımda yaş tütün vardı. Olay günü biz bakkala gittik, sigara aldık, sanayiye gittik. Ben araçtan indim, selamlaşırken O.D. 3-4 dakika sonra aşağı indi arabadan, ondan sonra onlar yemek yiyordu. ‘Okan gel, biz de yemek yiyelim’ dedim, lokantaya gittik. Lokantadayken yemeği söyledik, o sırada O.D., M.A.’nın dükkanına tekrar girdi, araç da M.A.’nın dükkanındaydı. Daha sonra yemek yedik, ardından jandarma ekipleri geldi, bizi aldı. O.D.’den çıkan uyuşturucuyu ben zaten ondan alacaktım. O.D. bana vermek için hazırlamıştı. Arabada çıkan 90 gram bonzai O.D.’ye ait” diye konuştu.

“Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok”

Evinde çıkan uyuşturucunun ise M.A.’ya ait olduğunu ileri süren H.C.Ş., “İki gün önce M.A.’nın dükkanında alkol almıştık. Uyuşturucu da vardı bunun yanında, biz bunu içtik. Ben alkollü, uyuşturuculu olduğum için sızmışım. M.A., beni evin önüne bırakmış, ben yan koltukta oturuyorum, o tütün ve boş aseton kabını benim tarafıma atmış, ben de çöpe atmak amacıyla cebime koymuştum, eve o vaziyette çıktım. Daha sonra ailem onu almış, saklamışlar, babam cezaevinden çıkınca ona göstermek için bunu yapmışlar. Teraziyle benim hiçbir alakam yok, hiç kullanmadım. Mutfakta görünce belki dokunmuşumdur ama hiç uyuşturucu satmakta kullanmadım. Ablam onu evde kullanmak için almış. Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok” diye konuştu.

Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, “Ben sanıkların iddialarını kabul etmiyorum. Olayla alakalı en ufak bir bilgim yoktur. Eve bıraktığımda ben tek değildim, yanımda arkadaşım vardı. Kesinlikle uyuşturucu madde yoktu, alkolden sızdı” şeklinde konuştu.

Tanıkları ve sanık avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin