Safranbolu ilçesinde 2019-2020 Yılı Okul Güvenliği Toplantısı yapıldı.
Safranbolu Sunal Tülbentçi Öğretmenevi Toplantı Salonu’nda Safranbolu Kaymakam Fatih Ürkmezer başkanlığında yapılan toplantıya; İlçe Emniyet Müdürü Cavit Yılmaz Tamtürk, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen Emrah Aydın, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, Safranbolu Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Mehmet Deniz, okul müdürleri, Okul Aile Birliği başkanları ve okul servisçileri katıldı.
Yeni bir eğitim öğretim yılına daha başlamanın mutluluğu ve heyecanı içerisinde olduklarını ifade eden Ürkmezer, “Tüm eğitim ve öğretim kademelerindeki öğrencilerimizin evlerinden çıkıp okullarına gidip, tekrar dönene kadar olan süreçte sağlıklı bir şekilde ulaşımının, güvenliğinin, eğitiminin, tüm psikolojik ve sosyolojik desteğinin ilgili kurumlarımızın koordinasyonunda sağlamakla mükellefiz. Eğitim denildiğinde içinde bir çok unsurun barındığını ve bu unsurlarında hepsinin geleceğimizin teminatı çocuklarımızı merkeze aldığını hepimiz bilmeliyiz ve bu doğrultuda atacağımız her adımı etraflıca düşünerek atmalıyız” dedi.
Çocukların ulaşımı, güvenliği, sosyal ve psikolojik durumunun önemli olduğunu aktaran Ürkmezer, “Bağımlılıkla mücadele, çocuklarımızın sosyal becerilerinin geliştirilmesi ve okul servisleri gibi öncelik ihtiva eden konuları destekleyen projelere önem veriyoruz ve bugüne kadar bu hususta birçok projeye de imzamızı attık” diye konuştu.


Safranbolu’da “okul güvenliği” toplantısı
Zonguldak’ta 18 yıllık cinayet davasında 4 sanık hakim karşısına çıktı
Zonguldak’ta 18 yıl önce kaybolan ve 2 sene sonra Ulutan Barajı’nda iskeleti bulunan şahsın ölümüyle ilgili davada 4 sanığın yargılanmasına başlandı.
Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk celsesinde, sanıklardan birinin 18 yıllık sessizliğini bozarak yaptığı kan donduran itiraflar duruşmaya damga vurdu. Duruşmaya tutuklu sanıklar T.Y. ve K.A. ile başka bir suçtan tutuklu bulunan İ.E. ve ev hapsindeki E.İ. katıldı. Öldürülen Ahmet Yılmaz’ın eski eşi D.D. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Hakkında müebbet hapis cezası istenen 4 sanıktan K.A. susma hakkını kullanırken, İ.E. ise suçlamalar ve aleyhindeki tanık beyanlarının husumet kaynaklı olduğunu öne sürerek reddetti.
“Arka koltukta boğarak öldürdü”
Olay gecesi aynı otomobilde bulunduğunu itiraf eden sanık T.Y., cinayet anını tüm detaylarıyla anlattı. Olay günü birlikte alkol aldıklarını ve öldürülen Ahmet Yılmaz’ın sonradan yanlarına geldiğini belirten T.Y., aracı kendisinin kullandığını ifade etti. Arka koltukta oturan ve 2018 yılında vefat eden B.İ. ile ön koltuktaki Ahmet Yılmaz arasında tartışma çıktığını aktaran T.Y., “B.İ. bir anda arkadan Ahmet’i boğmaya başladı. 18 yıldır vicdan yaptım, saklayamadım. B.İ., Ahmet’i boğunca panikle arabadan dışarı atladım. Sonra cesedi B.İ. bagajdan aldığı çuvala koyarak, atıl durumdaki bir kaçak ocağa bıraktı. Benim olayla başka bir ilgim olmadı, daha sonra Bursa’ya gittim” şeklinde konuştu.
“Kardeşinin üzerine atıp kurtulmaya çalışıyor”
Kendisinin sadece bir hurdacı olduğunu ve kamuoyunda yansıtıldığı gibi mafya olmadığını savunan sanık E.İ. ise, ortada bir cinayet olduğunu ve bunu kendisine B.İ.’nin anlattığını iddia etti. Ağabeyini korumak için 18 yıl boyunca sustuğunu belirten E.İ.’nin bu sözlerine maktulün eski eşi D.D. sert tepki gösterdi. E.İ. ile eski kocasının geçmişte birlikte hırsızlık yaptıklarını ve çalıntı malları paylaşamadıkları için aralarında husumet bulunduğunu ileri süren D.D., “Eşim, E.İ’yi emniyete şikayet etmekle tehdit ediyordu ve bu tartışmalardan kısa süre sonra kayboldu. Şimdi suçu ölmüş kardeşinin üstüne atıp kurtulmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.
D.D. ayrıca, sanıklardan K.A.’nın geçmişte kendisine eski eşinin E.İ. ile baraja gittiğini ancak E.İ.’nin tek başına döndüğünü söylediğini belirterek, korktuğu için iki çocuğunu alıp şehri terk ettiğini söyledi.
İtirafçı geri adım attı
Duruşmada dinlenen 4 tanıktan biri olan C.M., cezaevinde E.İ. ile aynı koğuşu paylaştığını belirterek, maktul ile sanıklar arasında para mevzusundan doğan bir anlaşmazlık olduğunu iddia etti. C.M., hayatını kaybeden B.İ.’nin cezaevindeyken cinayeti ima eden söylemlerde bulunduğunu kaydetti.
Dosyanın yeniden açılmasını sağlayan kilit isimlerden olan itirafçı H.P. ise şaşırtıcı bir ifade vererek, soruşturma aşamasındaki beyanlarının bir kısmının duyumlara dayandığını söyledi. H.P., olayın kapatılmaması için duyduklarını bizzat yaşamış gibi kurgulayarak anlattığını, aslında cinayet anında orada olmadığını itiraf etti.
Mahkeme heyeti, bir sanığın savunmasının henüz alınmamış olması sebebiyle tutuklu sanıklar T.Y. ile K.A.’nın tutukluluk hallerinin ve E.İ.’nin ev hapsi kararının devamına hükmetti. Heyet, İ.E. hakkındaki adli kontrol şartını kaldırarak, hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi. Duruşma, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi.


