Reklam
Reklam
676178e3f2748
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
17 Aralık, 2024 16:13 tarihinde yayınlandı
0

Safranbolu’da Dünya Mirası ve Yerel Yönetimler Eğitim Programı Başladı

Tarihi Kentler Birliği ve ÇEKÜL Akademi tarafından düzenlenen UNESCO Dünya Mirası ve Yerel Yönetimler Eğitim Programı’nın üçüncü modülü, Safranbolu’da başladı.

Safranbolu Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı program, kentin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabulünün 30. yılına ithafen düzenleniyor. Program, yerel yönetim temsilcilerine UNESCO süreçleri ve miras yönetimi konularında kapsamlı bilgiler aktarmayı amaçlıyor.

KORUMA HİKAYELERİ VE TEKNİK İNCELEME GEZİLERİ ODAK NOKTASINDA

Safranbolu Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün katkılarıyla organize edilen etkinlikte, UNESCO Dünya Miras süreçleri ele alınırken, Safranbolu’nun koruma hikayesi ve teknik inceleme gezileri ön plana çıktı. Programa, Safranbolu Belediye Başkanı Mimar Elif Köse, kentin UNESCO sürecindeki önemli isimlerinden eski Belediye Başkanı Kızıltan Ulukavak, Prof. Dr. Reha Günay, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı Bekir Ödemiş, Mimar Cengiz Kabaoğlu ve Mimar Gülgün Kabaoğlu gibi önemli isimler katıldı.

UNESCO SÜRECİ VE SAFRANBOLU’NUN KORUMA BAŞARILARI

ÇEKÜL Akademi’nin bilgilendirme konuşmalarıyla başlayan programda, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Köse, Safranbolu’nun UNESCO Dünya Mirası sürecindeki rolü ve bu süreçte elde edilen kazanımlara dikkat çekti. Program, UNESCO’ya dahil ediliş döneminde Belediye Başkanlığı yapan Kızıltan Ulukavak, Safranbolu İmar ve Şehircilik Müdürü Başak Dökmeci, Mimar Cengiz Kabaoğlu, Mimar Gülgün Kabaoğlu ve Tarihçi Mehmet Kütükçüoğlu tarafından verilen sunumlarla devam etti.

Programın tüm modüllerine, Türkiye’nin farklı şehirlerinden yerel yönetim temsilcileri ve uzmanlar da katıldı. Katılımcılar arasında şu belediyeler yer aldı:

Kula Belediyesi, Fatih Belediyesi, Karatay Belediyesi, Kuşadası Belediyesi, Mudanya Belediyesi, Kütahya Belediyesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi Safranbolu Belediyesi

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin