Reklam
Reklam

Safranbolu’da Başıboş Köpek Problemi..!

Yusuf Korkmaz tarafından
03 Ekim, 2023 14:12 tarihinde yayınlandı
0

Her yıl 4 Ekim,  “Dünya Hayvanları Koruma Günü” olarak kutlanmaya başlandı. Hayvan türlerine dikkat çekmek ve yaşadığımız çevrede insanlardan başka canlılar olduğunu anlamak, onların yaşam alanlarına müdahale etmemek ve yaşama haklarına saygı duymayı amaçlayan bugün, ilimizde bulunan birçok zincir markette mamaların fiyatlarında nerdeyse yarı yarıya indirimler yapıldı.

Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde Karabük’te sevindirici gelişmeler yaşanırken, Safranbolu tarihi çarşıda bulunan esnaflar, ilçedeki hayvan barınağının yetersizliğinden serzenişte bulundu. Safranbolu Belediye Başkanlığı’na ait hayvan barınağının alan olarak yetersiz kalması sebebiyle ilçede başıboş olarak dolaşan köpeklere ilave bir barınak yapılması gündeme getirildi. Safranbolu’ya yakışmayan başıboş köpeklerin oluşturduğu görüntülerden hoşnut olamayan ve 59 yıldır Safranbolu’dayım bu kadar yıllık esnaflık yaptığım tarihi çarşıda bu yıl ki gibi bir sokak köpeği sorunu yaşamamıştık, diyen Mehmet Değerli, şunları söyledi: “Safranbolu tarihi ve turistik bir kent. Safranbolu’da başıboş gezen köpek çok fazla. Çocuklar korkudan anneleriyle okula gidiyor. Birçok ülkeden, farklı milletlerden insanlar buraya gezmeye geliyorlar. Turistlerde sokaklarda çekinerek yürüyor. Safranbolu’nun önemli problemlerinden biri de başıboş gezen köpeklerdir. Barınakta yer yok diye sokaklara bırakılmışlar. 59 yıldır buradayım. Köpekleri bu kadar başıboş bırakan bir belediyeyi daha önce hiç görmedim. Belediye Başkanının buna bir el atması lazım. Belediyeye söylüyoruz. Barınakta yer yok dediler. Yer yoksa bir barınak daha yapılmalı. İmkânın mı yok. Cumhurbaşkanı oradan söylüyor. İçişleri Bakanı emir veriyor sokaklarda başıboş köpek olmayacak diye. Ne Cumhurbaşkanını dinleyen var ne de İçişleri Bakanını dinleyen var. Bıktık yani. İllallah dedik.

Safranbolu’da hayvanların daha iyi şartlarda bakımının yapılması konuşulurken, yetişkin bir köpeğin 1 ayda yaklaşık 15-20 kg mama ile beslendiği hesaplandığında, ortalama 700 TL ile 1.000 TL arası masrafı çıkıyor. (Yusuf Korkmaz)

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.