Turizm atağını aralıksız sürdüren Safranbolu Belediyesi tarafından gerçekleştirilen çalışma ile İstanbul Deniz Otobüslerinde bulunan tanıtım ekranlarında Safranbolu videoları yayınlanıyor.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, “ Belediye olarak son 6 yılda turizm adına çok büyük atılımlar gerçekleştirdik. Bu kapsamda hedefimizi de 1 milyon turist olarak belirledik. Bu hedefe ulaşmak için var gücümüz ile çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.
Yıl boyunca çeşitli yerel ve ulusal basından yoğun talepler geldiğini kaydeden Başkan Aksoy, bu bağlamda yerel basınımıza teşekkür etmek isterim. Safranbolu adına gerçekleştirilen hizmetlere hep yanımızda oluyorlar. Bununla birlikte ulusal bazda yayın yapan pek çok televizyon kanalı, gazete ve dergide Safranbolu için birbiri ile yarışıyor diyebilirim. İşte İDO’larda yani İstanbul Deniz Otobüsleride kendi bünyesinde bir çalışma başlattı. Deniz Otobüslerinin hepsinde ekranlar duvar ve bu ekranlarda ülkemizin tarihi ve turistik güzellikleri 53 gemide 950 ekranda günde 500 tekrar ile yaklaşık 1 milyon kişiye yansıtılıyor. Buda demek oluyor ki tanıtım filmimizi her gün yaklaşık 1 milyon kişi izliyor “ dedi.


Safranbolu Şimdi de İDO’larda
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


