Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Mayıs, 2018 13:48 tarihinde yayınlandı
0

Safranbolu protokolünden geniş katılımlı  iftar

Safranbolu Protokolü,  Şehit ve Gazilerin  aileleri ile Dezavantajlı vatandaşlar, Yetim, Öksüzler ve aileleri ile bir araya geldi.

Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer ile Eşi Miray Ürkmezer davetlilerle teker teker ilgilenirken, tüm protokol üyeleri ailelerle birlikte oruçlarını açtılar.

Açılan oruçlar ve edilen duaların ardından konuşan Ürkmezer; “Tüm misafirlerimize bu gün burada bizimle beraber olduğunuz, sofranızı paylaştığınız için teşekkür ediyorum. Bu gün burada Şehit ailelerimiz, gazilerimiz, engellilerimiz ve aileleri bizlerle beraber. Değerli hemşerilerim, ramazan gecelerinin en önemli özelliği aslında paylaşma duygusu, birlik beraberlik hissi, bununla beraber geleceğe dönük olarak, daha mutlu, daha huzurlu daha umutlu bir şekilde bakma düşüncesi” dedi.

Gerçekleştirilen etkinliklerde amacın, bir olmak, birlik olmak ve beraber geleceğe dönük olarak Safranbolu’yu daha da iyi bir yerlere getirmek olduğunu vurgulayan Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer; “ Bu akşamki iftarımızda tüm mesai arkadaşlarımız misafirlerimiz ile birilikte oturdular ve bu akşamki iftarımızı birlikte yaptık. Biz tüm mahalle iftarlarımızda aynı şeyi yapmaya gayret gösteriyoruz. Çünkü biz vatandaşlarımızla bir arada olmak, onların duygu ve düşüncelerini almak, bu bizim için çok önemli” diye konuştu.

Geçmişimiz ile bu günümüze bakıldığında çok büyük bir ilerleme kat edildiğini ifade eden Ürkmezer konuşmasını şöyle sürdürdü; “ Devletimiz sağ olsun, hem şehit ailelerimize, hem engellilerimize, hem gazilerimize imkânlarını çok daha fazla seferber ediyor. Bizlerde bu imkanları sizlere kadar getirmekle mükellefiz. Bizleri en çok mutlu eden şey ise sizleri takdiridir. Yine elbette ki ramazanı ramazan yapan Kaymakamlığımızla, Belediyemizle çalışan hayırseverlerimiz var. Onların hayırlarını bizler ihtiyaç sahipleri ile buluşturuyoruz. Bazı hayırseverlerimizde dışarıdan gelip bizlere destek oluyorlar. Bu akşamın organizasyonunda Ankara’dan gelip bizlere destek veren Sayın Haydar Albayrak kardeşimizde bunlardan bir tanesi. Kendilerine teşekkür ediyorum. Bu vesile ile tüm hayırseverlerimize teşekkür ediyorum. Yine iftarların hazırlanmasında büyük emekleri olan mesai arkadaşlarımız var. Ben hepsine sizlerin huzurunda bir kez daha teşekkür ediyorum. Allah tuttuğumuz oruçları kabul, bayramlara huzur ve barış içerisinde e2rişmeyi nasip eylesin”

Konuşmanın ardından Ürkmezer ve diğer protokol üyeleri misafirlerle uzun süre sohbet ettiler.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin