Safranbolu'da 10. Uluslararası Safran Festivali başlıyor
Safranbolu'da 1-4 Kasım tarihlerinde 10. Uluslararası Safran Festivali düzenlenecek. Belediye Başkanı Elif Köse, safranı dünya çapında tanınan bir marka haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti.

Safranbolu, 1-4 Kasım’da 10. Uluslararası Safran Festivali’ne ev sahipliği yapacak. Uluslararası şefler, akademisyenler ve üreticileri buluşturacak festivalde “Safran Atlası” hazırlanacak, Türkiye’nin en büyük safranlı pilavının yapılması hedeflenecek. Belediye Başkanı Elif Köse, “Dünyanın neresinde olursa olsun, safran denildiğinde Safranbolu hatırlansın istiyoruz” dedi.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Karabük’ün Safranbolu ilçesi, adını aldığı safranı uluslararası bir markaya dönüştürmek için yeni bir adım atıyor. Bu yıl 10’uncusu düzenlenecek Uluslararası Safran Festivali, 1-4 Kasım 2026 tarihlerinde gastronomiden bilime, kültürel mirastan tarımsal üretime uzanan geniş bir programla gerçekleştirilecek.
Safranbolu Belediye Başkanı Mimar Elif Köse, festival öncesinde düzenlenen basın toplantısında programın ayrıntılarını açıklarken hedeflerini de ortaya koydu: Safranbolu safranını dünya çapında tanınan bir marka haline getirmek.
HEDEF SADECE FESTİVAL DEĞİL, DÜNYA MARKASI
Safranbolu Belediyesi Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Belediye Başkan Yardımcısı Kemal Akgül ile Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Bahadır Acar da katıldı.
Festivalin 10’uncu yılında uluslararası bir kimlik kazandığını belirten Başkan Elif Köse, safranın yalnızca tarımsal bir ürün olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Köse, “Safran, bizim için yalnızca kıymetli bir tarım ürünü değil, kentimizin kimliğinin önemli bir parçasıdır. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu’muzun, tarihî mirasının yanı sıra adını aldığı safranıyla da dünyada tanınmasını istiyoruz. Hedefimiz çok açık: Dünyanın neresinde olursa olsun, safran denildiğinde Safranbolu hatırlansın istiyoruz” diye konuştu.
SAFRAN ATLASI İLE ULUSLARARASI BİLGİ BİRİKİMİ BİR ARAYA GELECEK
Festivalin öne çıkan çalışmalarından biri, farklı ülkelerden uzmanların katkısıyla hazırlanması planlanan “Safran Atlası” olacak.
İran, İtalya, Bulgaristan, Azerbaycan, Endonezya, İspanya, Hindistan ve Fas’tan uzmanların katkı sunacağı eserde safranın tarihi, üretim teknikleri, kültürel geçmişi ve gastronomik değeri ele alınacak. Akademik kaynaklarla hazırlanması planlanan atlasın, Safranbolu’nun kültür yayınları arasında yer alması ve gelecek kuşaklara kaynak oluşturması hedefleniyor.
Festival kapsamında ayrıca Karabük Üniversitesi bünyesinde Türkiye’de ilk kez “Gastronomy Living Lab” gerçekleştirilmesi amaçlanıyor. Akademisyenler, gastronomi uzmanları, şefler ve üreticilerin bir araya geleceği çalışmalarda safranın farklı sektörlerdeki kullanım alanları ve ekonomik potansiyeli değerlendirilecek.
60 ŞEF SAFRANBOLU’DA BULUŞACAK
Uluslararası festival, gastronomi dünyasından önemli isimleri de Safranbolu’da bir araya getirecek.
Türkiye Aşçılar Federasyonunun (TAFED) 60 şefle festivalin ilk gününde ilçede bulunacağını belirten Köse, federasyonun millî takım seçmelerinin de organizasyon kapsamında gerçekleştirileceğini açıkladı.
Festival programında şef Cüneyt Asan, Yasmina Şelfun Lokmanoğlu, İtalyan şef Claudio Chinali, Süleyman Tarakçı, Ömer Faruk Çiftçi, Eyüp Kemal Sevinç, Fikret Taşçıhan ve Asuman Kerkez de yer alacak.
Bilimsel etkinliklere ise Prof. Dr. Şahane Funda Arslanoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Avni Kırmacı ve Dr. Gözde Güncü katkı sunacak.
SAFRANOVA’DA DEV KAZAN KURULACAK
Festivalin en dikkat çekici etkinliklerinden biri de “Safranın Bereketi: Bir Kazan, Bin Sofra” olacak.
Safranova’da kurulacak dev kazanda Türkiye’nin en büyük safranlı pilavının hazırlanması hedefleniyor. Safranbolu safranıyla pişirilecek pilavın festival ziyaretçileriyle ihtiyaç sahibi vatandaşlara ikram edilmesi planlanıyor.
Etkinliğin yalnızca gastronomik bir gösteri olmayacağını belirten Köse, paylaşma ve dayanışma kültürüne de dikkat çekti.
Köse, “Safranbolu safranıyla lezzetlenen pilavımızı festivalimize katılan misafirlerimize ve ihtiyaç sahibi hemşerilerimize ikram ederek, kentimizin paylaşma ve dayanışma kültürünü yansıtan kocaman bir gönül sofrası kuracağız” ifadelerini kullandı.
DÖRT GÜN BOYUNCA SAFRANIN HER HALİ KONUŞULACAK
Festival, 1 Kasım Pazar günü saat 12.00’de Şehitlik Anıtı’ndan Kazdağlıoğlu Meydanı’na düzenlenecek kortej yürüyüşüyle başlayacak. Açılış konuşmalarının ardından Cinci Hoca macunu ikramı ve zerde kazanının kaynatılması gerçekleştirilecek.
İlk gün Hıdırlık Seyir Tepesi’nde “Safran Mirasçıları Aynı Sofrada” etkinliği düzenlenecek. Saat 15.00’te Safranova’da uluslararası safran hasadı, “Safran İçin Çal” canlı performansı, şefler ve üreticilerle hasat etkinliği ile safranlı pilav hazırlığı yapılacak.
Festivalin ikinci gününde Hıdırlık Seyir Tepesi’nde “Şeflerle Safranlı Lezzetler” etkinlikleri, canlı mutfak gösterileri ve söyleşiler gerçekleştirilecek. TAFED Millî Takım Seçmeleri ve ödül töreni de programda yer alacak.
Üçüncü gün safranlı ekmek ve safranlı içecek yarışmaları düzenlenecek. Canlı mutfak etkinlikleri ve müzik performanslarıyla devam edecek programda dereceye girenlere ödülleri verilecek.
Festivalin son günü olan 4 Kasım Çarşamba günü ise Yukarı Çiftlik köyünde, İsmail Yılmaz’a ait safran çiftliğinde “Çiçekten Kırmızı Altına” başlığıyla safran hasadı ve safran ayıklama buluşması yapılacak.
“ÜRETİCİMİZİN EMEĞİ DAHA YÜKSEK KATMA DEĞERE DÖNÜŞMELİ”
Festivalin turizm, tarım ve yerel ekonomiye uzun vadeli katkı sağlamasını istediklerini belirten Başkan Köse, üreticinin emeğinin ekonomik değerinin artırılmasının önemine işaret etti.
Köse, “Biz bu festivali yalnızca dört günlük bir organizasyon olarak görmüyoruz. Amacımız; üreticimizin emeğine değer katmak, esnafımıza ve turizmcimize katkı sağlamak, kentimizin gastronomi potansiyelini geliştirmek ve Safranbolu safranını uluslararası alanda hak ettiği yere taşımak” dedi.
Organizasyonun hazırlanmasına katkı sunan kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Köse, tüm vatandaşları 10. Uluslararası Safran Festivali’ne davet etti.
Başkan Köse, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu miras hepimizin. Bu mirası korumak, geliştirmek ve gelecek kuşaklara taşımak da hepimizin ortak sorumluluğu. Safranbolu’nun safranı, dünyanın markası olmalı. Biz bu hedef için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”
İlgili Haberler
TümüYorumlar
Henüz yorum yok.
İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.


