Reklam
Reklam
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
20 Haziran, 2025 15:57 tarihinde yayınlandı
0

Safranbolu Çay Küme Evleri’nde su sıkıntısı iddiası

Çay Küme Evleri’nin sakinlerinden bazıları “Haftanın 4 Günü Susuzuz” derken, bazıları sularında sorun olmadığını savunuyor

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı 15 Temmuz Mahallesi’nde bulunan Çay Küme Evleri’nde su sıkıntısı yaşandığı iddia edildi. Mahallede yaşayan bazı vatandaşlar, tam bir yıldır düzenli olarak su kesintisiyle karşı karşıya kaldıklarını öne sürerken, bazı sakinler ise bölgede ciddi bir su problemi yaşanmadığını ifade etti.

“HAFTANIN 4 GÜNÜ SUSUZ KALIYORUZ” İDDİASI

İddiaya göre, 110 hanenin bulunduğu mahallede haftanın 4 günü musluklardan su akmadığını ifade eden bazı mahalle sakinleri, özellikle belediyeye geçildikten sonra kesintilerin daha da arttığını savunuyor. Vatandaşlar, durumu CİMER başta olmak üzere ilgili tüm kurumlara bildirmelerine rağmen kalıcı bir çözüm bulamadıklarını dile getiriyor.

TAŞIMA SUYU İLE GÜNLÜK HAYAT MI?

Su kesintisinden etkilendiğini belirten bazı aileler, içme ve kullanım suyunu Safran Park AVM çevresindeki kaynaklardan araçlarıyla taşıdıklarını, aracı olmayanların ise ellerinde pet şişe ve bidonlarla yürüyerek taşıma suyuyla günlük hayatlarına devam ettiklerini söyledi. “Bu çağda hala su taşıyoruz, çocuklarımızla birlikte mağduruz” diyen mahalle sakinleri, yetkililere “Artık sesimizi duyun” çağrısında bulunuyor.

“SU SORUNU YOK” DİYENLER DE VAR

Öte yandan aynı bölgede yaşayan bazı vatandaşlar ise su kesintisinin aralıklı ve kısa süreli olduğunu belirterek mahallede büyük bir kriz yaşanmadığını savunuyor. Bu vatandaşlara göre yaşanan durum, yaz aylarında zaman zaman görülen genel kesintilerin ötesine geçmiyor ve panik yaratılmaması gerekiyor.

YETKİLİLERDEN AÇIKLAMA BEKLENİYOR

Çay Küme Evleri’ndeki su sıkıntısının gerçekten sistematik bir sorun mu, yoksa münferit bir durum mu olduğu belirsizliğini koruyor. Mahalle sakinleri ise bu tartışmalar arasında bir an önce net ve resmi bir açıklama yapılmasını, varsa sorunun tespit edilerek çözülmesini talep ediyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin