Reklam
Reklam
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
23 Kasım, 2024 19:44 tarihinde yayınlandı
0

Safranbolu Belediyesi’ne TKB’den Süreklilik Ödülü

Tarihi Kentler Birliği (TKB), “Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması” kapsamında düzenlenen ödül töreninde Safranbolu Belediyesi’ni “Süreklilik Ödülü” ile onurlandırdı. Ödül, Safranbolu Belediyesi’nin “Tarihi Çarşı Han Arkası Sokak ve Çevre Düzenlemesi” uygulamaları ile elde edildi.

Ödül töreni, Tarihi Kentler Birliği’nin 2. Olağan Meclis Toplantısı’nda gerçekleştirildi. Safranbolu Belediye Başkanı Mimar Elif Köse adına ödülü, Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut teslim aldı.

Projede, Safranbolu’nun tarihi dokusunu koruyarak çağdaş bir yaşam alanı oluşturma hedefi ön planda tutuldu. “Han Arkası Sokak” çevresinde yapılan düzenlemeler, bölgenin estetik ve fiziksel dönüşümüne katkı sağlarken, geleneksel mimarinin korunmasıyla yerel halk ve ziyaretçiler için cazip bir ortam yaratıldı.

Safranbolu Belediye Başkanı Mimar Elif Köse, ödül dolayısıyla TKB Başkanı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkür etti; “Safranbolu’nun UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi dokusunu koruma çabamızın ödüllendirilmesi bizim için büyük bir gurur. Bu başarıda emeği geçen ekip arkadaşlarıma, projede görev alan uzmanlara ve Safranbolu halkına teşekkür ederim.”

Başkan Köse, Safranbolu’yu kültür ve turizmde Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biri haline getirme hedeflerinin kararlılıkla devam edeceğini belirtti.

67420637aecd0
67420642b560f
67420642a72ee
674206578b613
674206579c328
Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin