Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Temmuz, 2016 14:29 tarihinde yayınlandı
0

Safranbolu Belediyesinde FETÖ Soruşturması

Safranbolu Belediye başkanı Necdet Aksoy, belediye yapılan FETÖ Operasyonu ile ilgili olarak Gazetecilere açıklamalarda bulundu.  Başkan Aksoy, basın bildirisi ile duyurulan görevden uzaklaştırmalar ile ilgili sorulan soruya, FETÖ terör örgütüne,  paralele devlet yapılanmasına ilişkin çalışanlarımız var mı anlamında bir soruşturma ve çalışma başlattıklarını” söyledi.

6 personel ve 1 Hizmet alımı personelinin bu yönde olabileceği hususunda ellerine bilgiler ulaştığını kaydeden Aksoy;  “ Soruşturmanın selameti açısından arkadaşlarımız ile yapılacak olan tahkikata onay verdik.  Soruşturma neticeleninceye kadar gerek emniyetimiz gerek savcılığımı ile işbirliği içerisinde çalışmamız devam edecek.  Niyetimiz Safranbolu Belediyesini FETÖ terör örgütünün bütün unsurlarından ayırmak.  Safranbolu Belediyesi vatanına bağlı, milletini seven, ülkesini ve geleceğini düşünen çalışma arkadaşlarımız ile bundan sonra yoluna devam edecektir.  Bu kapsamda Türkiye’de pek çok kamu kurum ve kuruluşunda bu tür uygulamalar yapılmıştır” dedi.

Soruşturmanın selameti açısından isimlerin verilmesinden yana olmadıkları kaydeden Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, Kendisi hakkında çıkan asılsız dedikodular için ise,  “Bazı kendini bilmezlerin rivayet ürettiklerini ve kendisi hakkında yalan yanlış haberlerin çıkartıldığını duydum. Bazı açıklamalar ve paylaşımlar olduğunu görüyorum.  Bunları dile getirme sebebim ne bir savunma yapmak ne de o yazılanlara cevap vermektir. Çünkü ben kendimi biliyorum daha önemlisi Safranbolu halkı beni biliyor. İlk günden bu yana Devletimizin birliği, Cumhurbaşkanımızın Reisliği bizim için en kutsal görevdir. Ben ömrümün en zor yıllarını asistanlık dönemimde geçirdim. Bu zor yıllarda şahsıma en büyük desteği veren o dönem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürüten Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Ona benim çok büyük vefa borcum var. Onun olduğu noktada benim kanım yerlere akar onun bir kılına zarar gelmesin diye.  Dolayısı ile Sayın Cumhurbaşkanımıza benim böyle bir manevi bağlılığım bulunurken başka bir takım noktalara gitmem mümkün değildir.  Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu yakinen biliyor.  Bildiğiniz gibi Karabük ziyareti esnasında programında Safranbolu ziyareti olmamasında karşın Safranbolu’nun kendisini özlediğini aktardık ve sağ olsunlar programda olmadığı halde Safranbolu’muzu ziyaret ettiler. Bununla birlikte valilik makamında çok daha fazla zamanı Safranbolu’da, Safranbolu Belediye Başkanının geçirdi. Kendisini her gittiğimde ziyaret edebiliyordum. Yakın çalışma arkadaşları ile iş birliği içerisindeyim.  Yani değerli arkadaşlar hal böyle iken bizim bir başka yöne sapmamız mümkün olamaz. Bu tür iddialar, birilerinin kendilerine yol açma, adam ekarte etme faaliyetleri olduğunu, beyhude uğraş içerisinde olduklarını da ifade ediyorum” dedi.

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin