Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
02 Eylül, 2020 12:21 tarihinde yayınlandı
0

Safranbolu Belediyesi “sıfır” otobüslerle halka hizmet verecek

Safranbolu Belediyesi, 50 yıl üzerine 7 adet “sıfır” otobüsü bünyesine katıyor. Yaklaşık 4 Milyon TL yatırım ile Safranbolu’nun dar sokaklarına uygun yapısı nedeniyle seçilen 8 metrelik, 6 adet kısa otobüs satın alıyor, bir otobüs ise hibe olarak filoya katılacak.

Euro 6 Emisyon standartlarına uygun, çevreye ve iklime daha uyumlu otobüsler, engelli vatandaşların kullanımına göre tasarlanmış, klimalı araçlar olarak biliniyor. Yakıt harcamasında yüksek tasarruf sağlayan ve manevra kabiliyeti yüksek 8 metrelik “kısa”otobüsler Safranbolu’nun dar sokaklarında hem trafik kazalarının önlenmesine hem de şehrin yapısının korunmasına yardımcı olacak.

Safranbolu Belediyesi filosuna yaklaşık 4 Milyon TL yatırımla katılacak 2020 model 6 otobüs ve aynı marka-model bir otobüs; Covid-19 paketi sürücü kabini içeriyor. Ergonomisi ve uygun rakamları nedeniyle DMO (Devlet Malzeme Ofisi)’nden alınacak araçların 10 yıl boyunca yedek parçada indirimi ve belediye personeline ücretsiz “verimli” sürüş eğitimi taahhüdü bulunuyor.

Belediye Başkanı Elif Köse; “Çok uzun yıllar sonra; ikinci el olmayan, belediye yatırımıyla son model ve sıfır belediye otobüslerini alan yönetim olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Filoya katılacak 7 yeni araç, başta engel sahibi olmak üzere tüm vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak, Safranbolu sokaklarına uyumla çalışacak ve çevreye, iklime zarar vermeden halkımıza uzun yıllar hizmet edecek” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin