Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse Mazbatasını Aldı - Karabük Haber Postası
WhatsApp Image 2024 04 03 at 4.37.33 PM jpeg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
03 Nisan, 2024 17:06 tarihinde yayınlandı
0
0

Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse Mazbatasını Aldı

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde CHP’den yeniden Safranbolu Belediye Başkanlığına seçilen Elif Köse, mazbatasını alarak görevine başladı.

Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, İlçe Seçim Müdürlüğüne giderek mazbatasını  İlçe Seçim Müdürü Tuğba Çoban’dan teslim aldı. Mazbata teslim törenine CHP Karabük Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Cevdet Akay, CHP İl ve İlçe yöneticileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse mazbatasını aldıktan sonra beraberindeki heyetle birlikte Safranbolu Belediyesi önüne kadar yürüyerek geldi. Belediye binası önünde meşaleler ve sloganlar eşliğinde karşılanan Elif Köse mazbatasını havaya kaldırarak Safranbolu halkını selamladı.

Burada bir konuşma yapan CHP Milletvekili Cevdet Akay; “Bugüne kadar özveri ile üstün hizmetler yapan kadın bir başkanımız var. Bugün görevi devreden de devralan da kendisi. Safranbolu tekrar rekor oyla Elif Başkanı seçti. Kendisi ile gurur duyuyorum ve iyi ki böyle bir başkanımız var. Başarılarının artarak devamını diliyorum’’ dedi.

mazbata jpgBelediye Başkanı Elif Köse ise konuşmasına Karabük’ün kuruluşunun 87. yıldönümünü kutlayarak başladı. Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse; ayrıca  3 Nisan 1930’da Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara Belediye seçimlerinde seçme seçilme hakkının verildiği gün olduğunu da  hatırlatarak böyle bir günde mazbatayı almanın kendisi için anlamlı olduğunu söyledi.

İkinci kez bu başarıyı elde etmenin 2019’da başarıdan çok daha önemli olduğunu vurgulayan Köse; “Bu dönemde yaşadıklarımıza, yaptıklarımıza, yapamadıklarımıza bir baktık 5 yılı9mızın hesabını verdik.  İçinde bulunduğumuz atmosferin fotoğrafını çektik gösterdik yaptıklarımızı gösterdik yapamadıklarımızın hesabını verdik. 5 Yıl boyunca ne yaptığımızı, ne yapamadığımızı herkese anlattık ama buna rağmen çok kirli bir siyaset yürütüldü o yüzden bu başarı çok önemli diyorum 2019’dan daha fazla oy farkı ve daha fazla kişinin destekleriyle biz bu başarıyı elde ettik. Hepinize  teşekkür ediyorum. Bu seçimi kazanan şeffaflık oldu, bu seçimi adalet kazandı, bu seçimi samimiyet kazandı, bu seçimi Safranbolu’da yaşayanlar kazandı, bu seçimi sadece çirkin siyaset yapanlar kaybetti.  Biz aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Biz Safranbolu’ya hizmet etmeyi çok sevdik,  çok seviyoruz, bundan sonra da sevmeye devam edeceğiz. Çok daha güzel işler yapacağız, çünkü sorumluluğumuz büyük, hiç birinizin yüzünü kara çıkarmamak için Safranbolu’yu olduğu yerden çok  daha ileriye taşımak için daha güzel işler yapacağız ben bunun sözünü  burada herkesin önünde veriyorum” dedi.

Konuşmaların ardından yeni dönemin hayırlara vesile olması adına dualar edildi. Duaların ardından Safranbolu Belediye Başkanı Mimar Elif Köse makamında tebrikleri kabul etti. (Ramazan Öztürk)

mazbata3 jpg

Bizi sosyal medyadan takip edin
ILHAN ALPBOGA
İlhan Alpboğa Avatarı
İlhan Alpboğa
03 Mayıs, 2026 12:31 tarihinde yayınlandı
0
0

GÖRDÜK-İŞİTTİK-SÖYLÜYORUZ

Deprem Gerçeği

Ülkemizde irili ufaklı depremler meydana geliyor.

Binlerce insanımızı molozların altında bıraktığımız bu depremler sonrasında hep aynı şeyleri konuşur olduk.

Belirli bir süre sonrasında her şeyi unuttuk. Tedbiri de tabi ki.

Yıllardır Karabük’te olası bir deprem halinde hazırlığımızın olup olmadığını yazar, çizeriz şu ana kadar kendisini yetkili gören bir makamdan beklediğimiz cevabı alamadık.

Sadece Allah korusun diyoruz.

1944 Çerkeş depremi Karabük’te de ciddi derecek etkilenmiş, köylerde can kaybına mal olmayan yıkımlar olmuştur.

Karabük yıllarca inşaat ruhsatları verilirken 2. Dereceye kadar verilmiş, sonrasında tehlikeli, bir fay hattınızı üzerinde olduğumuz anlaşılınca ruhsat işlemleri değiştirilmiştir.

Bilimsel ve teknik raporlara göre;

“Karabük’ün sismik durumu, büyük ölçüde Kuzey Anadolu Fay Hattı ile belirlenir. Dünyanın en aktif ve hızlı hareket eden sağ yanlı faylarından biridir. Kuzey Anadolu Fay Hattı Karabük il sınırının güneyinden geçer. Bu fay hattı, Karabük il sınırının hemen güneyinden geçer. Eskipazar ve Ovacık ilçeleri, Kuzey Anadolu Fay Hattı’na oldukça yakın konumdadır. Gerede-Bolu bölümü ya da Çerkeş-Kurşunlu bölümü parçalardır. Kuzey Anadolu Fay Hattı parçalarında 7 büyüklüğünde deprem olabilir. Ya da daha büyük bir deprem olur. 7 ve üzeri büyüklükteki bir deprem, Karabük genelinde büyük yıkıma yol açabilir. Yerbilimciler fayın tarih boyunca yaptığı depremleri inceler. 1944 Gerede Depremi gibi büyük tarihsel depremler incelenerek örnek alınmaktadır. Ve yerbilimciler bölgenin risk potansiyelini hesaplar. Örnek alınan depremlerle çalışırlar.

KAF’ın yanında Karabük ve çevresinde kırıklar da vardır. “Karabük Fayı” ya da “Safranbolu Fayı” adıyla bilinen kırıklar vardır. Daha kısa ama yerel ölçekte etkili olabilen tali kırıklar da var. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün haritası vardır. Diri Fay Haritası’nda yer alan kırıklar potansiyel deprem kaynaklarıdır. Karabük deprem riski sadece ana fayla ilişkili değildir. Risk sadece ana fay hattının kırılmasıyla değil, yerel fayların tetiklenmesiyle de ilişkilidir.” Deniyor.

Ve;

“Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın ana koluna en yakın ilçe olan Eskipazar, sismik açıdan en riskli bölgedir. Yenice ilçesi, içinden geçen fay hatları ve heyelan riskiyle dikkat çeker. Ve derin vadilerden kaynaklanan heyelan tehlikesiyle dikkat çeker. Merkez ilçe, nüfus ve sanayi yoğunluğu nedeniyle en yüksek kayıp riskini taşıyan bölgedir. Safranbolu ise ayrı bir risk grubundadır.”

Hem Yerel yönetimler, hem de Çevre Şehircilik Bakanlığı yerel birimleri iş birliği ile konuyu gündemde tutmalı, riskli binaları tespit etmeli. Sadece resmi binaların dönüştürülmesi yetersizdir.

Bu arada olası bir deprem halinde sanayi tesislerinin özellikle Kardemir’in de bu konulardaki planlaması önemlidir.

Riskli alan yoğun yerleşim yaşam alanlarıdır.

Allah Korusun denek yetmez.

Tedbir de lazım değil mi?

 

Hadi Hayırlısı

Sosyal medyaya bakıyoruz

Aman Allahım?

Kıyamet kopuyor.

Karabük’ün eniştesi Emniyet Genel Müdürü olmuş.

İlk sivil Milli Savunma Bakanlığı müsteşarı da olan yeni genel müdür Fidan’ın eşi bir Prof. Ve Ovacık İlçemizin Dudaş köyünden.

Hayırlı oldun.

İnşallah artık Emniyet Genel Müdürlüğü literatüründen Karabük’ün sürgün yeri gerçeği silinir.

 

 

Tiyatro bitiyor mu?

Daha başlarken senaristleri ve yönetmenleri belli ve ülkemizi bölmeye yönelik bir tiyatro oyunu olduğunu söylemişti.

TBMM de usul ve teamüllere aykırı olarak dayatma ile kurulan güya TBMM ve devletin projesi olarak dayatılan sözde kardeşlik(!) tiyatrosunda silahların yakılması perdesinin oyuncusu 30 terörist inlerine dönmüş, sözde müttefiklerimizin verdiği yeni silahlarla görevlerinin başındalarmış.

Bunu söyleyen bebek katilinin Beka Vadisi’ndeki sözde komutanı.

Şımarıklıkla ne isteyeceklerini şaşıran katil seviciler de sürecin duraksadığını açıklamış.

Milletin durdurmak için beklediği sürecin buraya kadar gelmesine önderlik edenlerde her hal de seçimi bekleyecekler gibi duruyor.

 

 

Sosyal medyada gördük hoşumuza gitti.

Alıntı Gürse Bilsel’den.

Allah’ın akıl verdiği, muhakeme yeteneği verdiği, konuşma yeteneği verdiği koca koca ünvanlı adamcıkların varlıklarının ve şak-şaklarının gürültüsü arasında denk düştü.

Buyurun tekrar tekrar okuyun efendim.

Okuyun ve etrafınıza dikkatli bakın;

“Karacıların komutanı tatbikat sırasında bir asker çağırmış. Asker:

-“Emret komutanım” diyerek yanına gitmiş.

Komutanı yere yatmasını istemiş. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş. Asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş. Komutan diğerlerine dönerek:

 

-“İşte cesaret” demiş.

Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker:

 

-“Emret komutanım” diyerek komutanının yanına gitmiş.

Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış. Daha sonra komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş, asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş. Komutan da diğerlerine dönerek:

 

-“İşte cesaret” demiş.

Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış. Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve;

-“Emret komutanım” demiş. Komutan;

 

-“Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma” demiş.

Asker;

-“Hadi lan” demiş. Komutan diğer komutanlara dönerek:

-“İşte asıl cesaret bu” demiş.

….

Asıl cesaret ülkede yaşananlara, zulümlere, zamlara, yolsuzluklara, haksızlıklara katlanarak yavaş yavaş ölüp yok olmak değil, halkın düzenini bozup, kendi düzenini sağlayanlara “HADİ LAN” diyebilmektir”

Değil mi?