UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan tarihi evleriyle ünlü Safranbolu ilçesinde Kurban Bayramı tatili boyunca hareketliliğin yoğun olması turizmcilerin ve esnafın yüzünü güldürdü.
“Osmanlı’nın parmak izi”, “Korumanın başkenti” ve “Açık hava müzesi” gibi unvanlarla anılan Safranbolu, pandeminin ardından en yoğun Kurban Bayramı’nı geçirdi. Osmanlı döneminden kalma han, hamam, konak, cami, çeşme, köprü ve tarihi yapılarla açık hava müzesini andıran Safranbolu’ya gelen yerli ve yabancı turistler, adeta tarihte yolculuğa çıkıyor. Günübirlik ve konaklamalı binlerce yerli ve yabancı turistin akınına uğrayan ilçede turizmciler ve esnafların da yüzü gülüyor.
Bayram tatili sonrası Samsun’dan İstanbul’a giderken ailesiyle birlikte Safranbolu’yu ziyaret eden Duru Koşar, tarihi ilçeye ilk defa geldiklerini ve çok güzel bulduklarını söyledi.
“BU KADAR YOĞUNLUK BEKLEMİYORDUK”
Esnaf Nurhayat Yüksel ise, “Yoğunluğumuz güzel, güzel bir bayram tatili yaşıyoruz. Bugün dokuzuncu gün ve dönüşler başladı. Güzel para kazandık. Esnaflar da mutlu. Yoğunluk halen devam ediyor. İnşallah bu şekilde devam eder. Bu kadar yoğunluk beklemiyorduk” dedi. Ziyaretçilerin park sorunundan şikayetçi olduğunu anlatan Yüksel, bu konuda yetkililerden yardım istedi.
Esnaf Hüsnü Özdemir ise, 9 günlük tatil boyunca yaşanan hareketliliğin satışları olumlu yönde etkilediğini aktardı. (İHA)


Safranbolu, Bayram Tatilinin Son Gününde Ziyaretçi Yoğunluğu Yaşadı
Bayram beslemesinde gözden kaçan tehlikeyi uzmanı anlattı
Zonguldak’ta diyetisyen Gizem Güneş, Kurban Bayramı’nda porsiyon kontrolünün ötesine geçerek etin pişirilme yöntemlerindeki gizli tehlikelere dikkat çekti ve yanlış pişirme tekniklerinin sindirim sisteminde oluşturabileceği tahribata karşı vatandaşları uyardı.
Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme alışkanlıkları büyük önem taşırken, uzmanlar sıklıkla göz ardı edilen kritik noktalara karşı vatandaşları uyarmaya devam ediyor. Toplumda tatlı ve et tüketimi konusunda genel bir bilinç oluştuğunu ancak bazı temel kuralların ihmal edildiğini belirten Diyetisyen Gizem Güneş, bayram döneminde sindirim sistemini korumanın yollarını anlattı. Porsiyon kontrolü ve denge kurma konularında toplumun belirli bir seviyeye ulaştığını ifade eden Güneş, “Artık çoğu kişi eti nasıl yemesi gerektiğini, tatlıyı nasıl tüketmesi gerektiğini ve bayramda nasıl denge kuracağını biliyor. Ancak genel olarak değinmediğimiz bir nokta var. Bu da etin nasıl pişirildiği ve ne kadar dinlendirilmesi gerektiği” dedi.
Sindirim sistemini yoran yüksek ateş tehlikesi
Özellikle yüksek ateşte işlem gören etlerin mide ve bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek rahatsızlıklara yol açtığına değinen Güneş, hazırlık aşamasındaki yöntemlerin önemini vurguladı. Güneş, “Yüksek ateşle pişmiş etlerin sindirim sistemini çok fazla yorduğu, sindirim sistemini bozarak şişkinliğe neden olduğu gözlemlenmiş. Dolayısıyla yalnızca porsiyon kontrolü değil, etin nasıl pişirildiği de oldukça önemli” şeklinde konuştu. Etin yanında mutlaka sebze ağırlıklı menülerin bulundurulması ve yemek sonrasında hareketsiz kalınmaması gerektiğini hatırlatan Güneş şöyle devam etti: “Mutlaka lifli gıdalarla eti tüketmeliyiz. Sindirimimizi kolaylaştırmak için yoğun bir öğünden sonra yapacağımız 10-15 dakikalık hafif fiziksel aktiviteler faydalı olacaktır.”
Tatlı tercihlerine ve akşam öğünlerine dikkat
Ağır şerbetli tatlıların gün içindeki kalori dengesini bozabileceğine işaret eden Diyetisyen Güneş, kapanış öğünlerinin de hafif tutulması yönünde uyarılarda bulundu. Güneş, “Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli. Gün içerisindeki kalori kısıtlamasını akşam saatlerine bırakmadan, akşam öğünlerini daha hafif geçirmek daha sağlıklı olacaktır” dedi.


